![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Çanakkale Savaşı yıllarında Yozgat'ın Sorgun ilçesinin Karayakup köyünden bir kadın, oğlu Murat'ı askere gönderirken başını kınalamış. Murat Çanakkale savaşına üçüncü taburla katılıyor. Tabur komutanı Mahmut Sabri Bey, bir dinlenme sırasında bu Anadolu çocuğunun başının kınalı olduğunu görüyor ve ona soruyor. -"Evladım, senin başın neden kınalı?" Delikanlı utanıyor, sıkılıyor. Komutanına cevap veremiyor. Bu soru onu rahatsız ettiği için Kastamonulu Tıbbiye öğrencilerinden Şükrü'ye bir mektup yazdırıyor anasına gönderilmek üzere. Diyor ki; "Anam, beni askere gönderirken kına yaktın başıma. Arkadaşlarım gülüyor bana. Komutanım soruyor, cevap veremiyorum. Kardeşlerimi askere yollarken, onlara kına yakma... mahcup olmasınlar." Mektup ulaşıyor Yozgat'a ve nice sonra asker anasından cevap geliyor. "Oğul, biz üç şeyi kınayla mübarekleriz. Evlenecek kıza kına yakarız ki kocasına bağlı olsun ona kurban olsun diye. Bayramda kesilecek koça kına yakarız ki Hakka kurbandır diye. Askere yolladığımız evlada kına yakarız ki vatan için, devlet için, ırz namus için kurban olsun diye. Zabit efendiye selam söyle, biz seni vatana kurban olasın diye yolladık. Sen vatana kurban olacaksın Murad'ım." Bu mektup Çanakkale'ye ulaştığında Murat, o meşhur 11 Mayıs çarpışmasında şehit olmuştu. Bu mektup, yirmi altıncı alayın üçüncü tabur kumandanı Mahmut Sabri'nin hatıratı arasından çıkmıştır. * * * Bu vatan; böyle anaların ve evlâtlarının sayesinde kurtuldu. Ve yine O'nlarla Allah'ın sevdiği kullarının yüzü suyu hürmetine ayakta dururyor. Cümlesinin ruhuna el-Fatiha. |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| Allah razı olsun abi |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Allah razı olsun amin. |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Göktan ve Alara Kardeşlerim, Menfaat, riyakârlık, kalleşlik ve zulüm gibi seviyesiz ve seciyesiz olayları gördüğümde, son derece üzülür, kahrolurum. Hele bu fiil veya eylemler, aciz durumda bulunan çocuk, bayan, hasta ve yaşlılara karşı olursa üzüntüm katlanarak artar. Bu benim elimde değil. Çok duygusal bir insanım. İşte böyle üzüntülü ve sıkıntılı günlerimde "Kınalı Kuzuyu" okurum. "Şehit Murat gibi kınalı kuzu olsaydım", "Şehit Murat gibi saf olup, başımın kınalanmasının anlamını dahi bilmeseydim". "Keşke bugün yaşanan, o seviyesiz ve seciyesiz tavır ve davranışları anlayamayacak derecede saf olsaydım" diye düşüncelere kapılır, bazen üzülürüm, bazen de bir sevinç kaplar içimi. Üzüntümü yukarıda belirttim. Sevincim ise; Murat ve Anası gibi eli öpülecek, ayaklarına yüz sürülecek analarımız, ninelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, sözün kısası böyle mübarek atalarımız var. Cenab-ı Allah hepimizi, O'nların şefaatine nail eylesin. Selâm ve Sevgilerimle... |
| |
| | #5 |
| Er Katılım Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 1
| slm,arkadasim yeni üyeyim vel ilk mesajimi yaziyorum ve tabiki bende yozgatliyim arkadasimin dedigi gibi inanin bende cok etkilendim birdada, birdaha okudum allah razi olsun devamini bekliyorum. Ha bu arada borda üye olan bütün arkadaslarada ayrica slm tabidir saygilar CACIBEY. |
| |
| | #6 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| aleykum selam cacibey aramıza hoşgeldin kardeş... : |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 500
| allah(cc) razı olsun abi. allah bizleri ecdadımıza layık evlatlar eylesin inşaallah.. selam ve dua ile... |
| |
| | #8 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,623
| Günlerden bir gün yine taptaze mehmetçikler kim bilir nerelerden gelerek Çanakkale bölgesine sevk olmuşlardı. Yüzbaşı Sırrı bey bu gencecik neferleri karşısına almış hepsini tek tek gözden geçiriyordu. Bu sırada bir nefer dikkatini çekti. Askerlerden bir tanasinin saçları kınalıydı. Buna bir hayli şaşıran yüzbaşı, Hasan ismindeki bu mehmetçiği yanına çagırarak sordu: -Oğlum, bu ne, neden saçlarına kına yaktın? -Bu sorunun cevabını Hasan da bilmiyordu. Sadece: -Sebebini bilmiyorum komutanım anam yakmıştı...Diyebildi. Fırsat bulunca da hemen anasına bir mektup yazdı. Anasına saçını neden kınaladıgını sordu. Ama Hasan' ın adı kınalı Hasan konmuştu bile. Aradan günler geçti. Kınalı Hasan' ın da içinde bulunduğu 64. Piyade Alayı Arıburnu Cephesi'nde şiddetli bir çatışmaya girmişti.Cehennemi çarpışmalar esnasında bir çok neferimiz şehit düşmüş, Kınalı Hasanda ağır bir yara almıştı. Hemen sargı yerine götürdüler. Fakat çok kan kaybediyordu, bir süre sonra o da şehitler kervanına katıldı. Ve üzerinden bir mektup birde tamamlanmamış bir şiir parçası çıktı. Mektubu Hasan'ın anası yollamıştı. Şu satırlar okunuyordu: -Ey gözümün nuru Hasan'ım, köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor. Sen ecdadından, babandan aşagı kalamazsın. Ben senin anan isem, beni ve seni Allah yarattı, Vatan büyüttü. Allah, bu vatan için seni besledi. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor. Sen bu ailenın seçilmiş bir kurbanısın. Hasan' ım söyle zabit efendiye... Bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır. Bende seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadım. Onun için saçını kınalamıştım. El-hükmü billah... Allah seni İsmail Peygamber'in yolundan ayırmasın.Seni melekler şimdiden rahmetle anacaktır. Gözlerinden öperim... anan-Hatice -Yarım kalmış şiirde de Kınalı Hasan şunları yazmıştı. -"Anam yakmış kınayı adak diye, -Ben de vatan için kurban doğmuşum. -Anamdan Allah'a son bir hediye, -Kumandanım ben İsmail doğmuşum..." |
| |
| | #9 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 481
| ben bunun hem filmini izlemiştim hemde bunu bi kitapta okumuştum.. gerçekten çok güzel bir hikaye. Allah razı olsun paylaşım için ablacım.. :-[ selametle.. |
| |
| | #10 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,623
| Alıntı:
ben izlemedim..Daha önceden hayal meyal okudugumu hatırlıyorum. geçenlerde karşıma çıkınca çok hoşuma gitti. paylaşayım dedim... Rabbim şefaatlerine nail eylesin... önce Allah'ın sonra atalarımızın, şehitlerimizin himmetleriyle bugünlere geldik..HAMDOLSUN... | |
| |
| Konu Araçları | |
| |