ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler > Kıssadan Hisse


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 10-03-2007, 13:20   #1
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 20
Mesajlar: 4,662
Varsayılan DİlekÇenİ Allah'a Sun Ve Bekle*

mailime gelen bi kıssayı paylaşmak istedim

DİLEKÇENİ ALLAH'A SUN VE BEKLE*
>> > >
>> > >"Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; dört arkadaşımla
>> >birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere
>> > >görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel
>> >alacaktık ve bunlar il
>> > >müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti. Biz beş arkadaş
>> >birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. Ile gelişimizi kimsenin
>> > >duymasını
>> > >istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni
>> >kazandıralım, siyasi
>> > >ve diğer baskılara boyun eğmeyelim.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi
>> >rahatsız
>> > >edecekti, çünkü Türkiye'nin gerçeği buydu. Bunun için çok dikkatli
>> >davranıyorduk.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Ile ikindi vakti gittik. Ikindi namazını kılmak
>> > >için tarihi bir cami
>> > >olup
>> > >olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz
>> > >fakirdi.
>> > >Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak
>> >oraya
>> > >gittik.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. Ikindi
>> >namazı kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak
>>abdest
>> >almaya
>> > >başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım
>> >ki, >ayaklarımın önüne bir takunya kondu.Bu takunyaları önüme kim
>> >bıraktı diye başımı
>> > >kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle
>> >karşılaştım:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana
>> > >hizmet,
>> > >Allah?ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin!" dedi.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Sordum: "Sen kimsin? Adın
>> > >nedir?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Adım Bilâl. Bu mahallede oturuyorum."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Ne işle meşgulsün Bilâl?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Şimdilik işim yok. Ama inşallah yakında işe gireceğim."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Nasıl olacak o?" dedim.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Üç gün sonra ......... Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim,
>> >oraya >girmeyi nasip edecek inşallah" dedi.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilâl'le aramızda geçen bu diyaloğa
>> >kulak
>> > >vermişlerdi.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Peki Bilâl, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı?
>> > >Referansın
>> > >kim? Işe nasıl gireceksin?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Bilâl'in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum! Hepimizin üzerinde
>> >bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Benim referansım
>> > >Allah (cc)'tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O'na
>> > >dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Yâ Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
>> >Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Bilâl, baban yok
>> > >
>> > >mu?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden
>> >söylüyordu. Bu,
>> > >o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Askerliğini yaptın mı?"
>> > >
>> > >"Yaptım ya, hem de çavuş olarak."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Evli misin Bilâl?" Bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil
>> >hâli bütün yüzünü kaplamıştı.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"He ya, evli değil de sözlüyüm. Inşallah, işe girer girmez hemen
>> > >düğünümü
>> > >yapacağım!"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Ama Bilâl, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun
>> > >ki, >sanki
>> > >kazanmış gibisin!"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor. Seven sevene
>> >yardım
>> > >etmez mi?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Ona söyleyecek lâf bulamıyordum.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Allah, bizi kocaman kocaman(!) müdürleri, Bilâl kuluna hizmet etmek
>> >için >oraya göndermişti, adeta.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Kim müdür, kim garibandı?
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Bilâl dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler,
>> >daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya
>> > >başladılar;
>> > >çünkü emir büyük makamdandı.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Allah'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi? >
>> > >
>> > >
>> > >Sormaya devam ettim:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Bari Bilâl, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de
>> >işsize kim kız verir ki?"
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Başını salladı ve "doğru"
>> > >diyerek ekledi:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan,
>> >"Sözde Müslüman" değil, hakiki mü'min.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Bu zamanda namazında-niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren
>> >Allah'tır" dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek
>> > >inşallah."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Bilâl lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı
>> > >
>> > >sınavı
>> > >
>> > >başarıyla geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm
>> > >referansları bir kenara koyarak, Bilâl'in referansını en öne koyduk.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Mülakât gününe kadar bizi göremedi. Mülâkata girdiğinde karşısında
>> >bizi görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Sessizliği bozdum: "Bilâl, bizi tanıdın mı?" "Evet!"
>> >"Peki ne
>> > >diyeceksin
>> > >şimdi?" Ağlamaya başladı. Çocuk gibi ağlıyordu. Ister istemez
>> >bizler de ona
>> > >uyduk. Sabah
>> > >makamında hıçkırıklar boğazımızda düğümlenmişti. Bilâl,
>> > >ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı:
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >"Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Hâlimi Sana açmıştım. Şimdi
>> >burdaki
>> > >müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah'ım, ben Sen'den başkasından
>> > >istememeyi
>> > >istedim, Sen'den, yine de öyleyim."
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Sessizlik odayı doldurmuştu. "Ne olur bana izin verin çıkayım"
>> >dedi. "Peki
>> > >Bilâl" dedik, "Güle güle, Allah işini, aşını, eşini mübârek kılsın!"
>> > > >
>> > >
>> > >Allah'tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler
>> >helâk >oldular.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Allah dilerse bütün dünyayı Bilâllere hizmetçi yapar.
>> > >
>> > >
>> > >
>> > >Bilâl yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek."
>> > >Re
>> >
>> >
>> >
>>
>>
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 23:55


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats