![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,662
| mailime gelen bi kıssayı paylaşmak istedim DİLEKÇENİ ALLAH'A SUN VE BEKLE* >> > > >> > >"Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; dört arkadaşımla >> >birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere >> > >görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel >> >alacaktık ve bunlar il >> > >müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti. Biz beş arkadaş >> >birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik. >> > > >> > > >> > > >> > >Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. Ile gelişimizi kimsenin >> > >duymasını >> > >istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni >> >kazandıralım, siyasi >> > >ve diğer baskılara boyun eğmeyelim. >> > > >> > > >> > > >> > >Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi >> >rahatsız >> > >edecekti, çünkü Türkiye'nin gerçeği buydu. Bunun için çok dikkatli >> >davranıyorduk. >> > > >> > > >> > > >> > >Ile ikindi vakti gittik. Ikindi namazını kılmak >> > >için tarihi bir cami >> > >olup >> > >olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz >> > >fakirdi. >> > >Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak >> >oraya >> > >gittik. >> > > >> > > >> > > >> > >Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. Ikindi >> >namazı kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak >>abdest >> >almaya >> > >başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım >> >ki, >ayaklarımın önüne bir takunya kondu.Bu takunyaları önüme kim >> >bıraktı diye başımı >> > >kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle >> >karşılaştım: >> > > >> > > >> > > >> > >"Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana >> > >hizmet, >> > >Allah?ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin!" dedi. >> > > >> > > >> > > >> > >Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi. >> > > >> > > >> > > >> > >Sordum: "Sen kimsin? Adın >> > >nedir?" >> > > >> > > >> > > >> > >"Adım Bilâl. Bu mahallede oturuyorum." >> > > >> > > >> > > >> > >Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım. >> > > >> > > >> > > >> > >"Ne işle meşgulsün Bilâl?" >> > > >> > > >> > > >> > >"Şimdilik işim yok. Ama inşallah yakında işe gireceğim." >> > > >> > > >> > > >> > >"Nasıl olacak o?" dedim. >> > > >> > > >> > > >> > >Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak: >> > > >> > > >> > > >> > >"Üç gün sonra ......... Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim, >> >oraya >girmeyi nasip edecek inşallah" dedi. >> > > >> > > >> > > >> > >Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilâl'le aramızda geçen bu diyaloğa >> >kulak >> > >vermişlerdi. >> > > >> > > >> > > >> > >"Peki Bilâl, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı? >> > >Referansın >> > >kim? Işe nasıl gireceksin?" >> > > >> > > >> > > >> > >Bilâl'in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum! Hepimizin üzerinde >> >bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi: >> > > >> > > >> > > >> > >"Benim referansım >> > >Allah (cc)'tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O'na >> > >dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?" >> > > >> > > >> > > >> > >Yâ Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. >> >Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim. >> > > >> > > >> > > >> > >"Bilâl, baban yok >> > > >> > >mu?" >> > > >> > > >> > > >> > >"Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni." >> > > >> > > >> > > >> > >Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden >> >söylüyordu. Bu, >> > >o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu. >> > > >> > > >> > > >> > >"Askerliğini yaptın mı?" >> > > >> > >"Yaptım ya, hem de çavuş olarak." >> > > >> > > >> > > >> > >"Evli misin Bilâl?" Bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil >> >hâli bütün yüzünü kaplamıştı. >> > > >> > > >> > > >> > >"He ya, evli değil de sözlüyüm. Inşallah, işe girer girmez hemen >> > >düğünümü >> > >yapacağım!" >> > > >> > > >> > > >> > >"Ama Bilâl, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun >> > >ki, >sanki >> > >kazanmış gibisin!" >> > > >> > > >> > > >> > >Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra: >> > > >> > > >> > > >> > >"Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor. Seven sevene >> >yardım >> > >etmez mi?" >> > > >> > > >> > > >> > >Ona söyleyecek lâf bulamıyordum. >> > > >> > > >> > > >> > >Allah, bizi kocaman kocaman(!) müdürleri, Bilâl kuluna hizmet etmek >> >için >oraya göndermişti, adeta. >> > > >> > > >> > > >> > >Kim müdür, kim garibandı? >> > > >> > > >> > > >> > >Bilâl dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler, >> >daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya >> > >başladılar; >> > >çünkü emir büyük makamdandı. >> > > >> > > >> > > >> > >Allah'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi? > >> > > >> > > >> > >Sormaya devam ettim: >> > > >> > > >> > > >> > >"Bari Bilâl, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de >> >işsize kim kız verir ki?" >> > > >> > > >> > > >> > >Başını salladı ve "doğru" >> > >diyerek ekledi: >> > > >> > > >> > > >> > >"Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan, >> >"Sözde Müslüman" değil, hakiki mü'min. >> > > >> > > >> > > >> > >"Bu zamanda namazında-niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren >> >Allah'tır" dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek >> > >inşallah." >> > > >> > > >> > > >> > >Bilâl lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı >> > > >> > >sınavı >> > > >> > >başarıyla geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm >> > >referansları bir kenara koyarak, Bilâl'in referansını en öne koyduk. >> > > >> > > >> > > >> > >Mülakât gününe kadar bizi göremedi. Mülâkata girdiğinde karşısında >> >bizi görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü. >> > > >> > > >> > > >> > >Sessizliği bozdum: "Bilâl, bizi tanıdın mı?" "Evet!" >> >"Peki ne >> > >diyeceksin >> > >şimdi?" Ağlamaya başladı. Çocuk gibi ağlıyordu. Ister istemez >> >bizler de ona >> > >uyduk. Sabah >> > >makamında hıçkırıklar boğazımızda düğümlenmişti. Bilâl, >> > >ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı: >> > > >> > > >> > > >> > >"Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Hâlimi Sana açmıştım. Şimdi >> >burdaki >> > >müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah'ım, ben Sen'den başkasından >> > >istememeyi >> > >istedim, Sen'den, yine de öyleyim." >> > > >> > > >> > > >> > >Sessizlik odayı doldurmuştu. "Ne olur bana izin verin çıkayım" >> >dedi. "Peki >> > >Bilâl" dedik, "Güle güle, Allah işini, aşını, eşini mübârek kılsın!" >> > > > >> > > >> > >Allah'tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler >> >helâk >oldular. >> > > >> > > >> > > >> > >Allah dilerse bütün dünyayı Bilâllere hizmetçi yapar. >> > > >> > > >> > > >> > >Bilâl yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek." >> > >Re >> > >> > >> > >> >> |
| |
| Konu Araçları | |
| |