![]() |
| | #21 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
| |
| |
| | #22 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,277
| ayvallah senden de Allah c.c. razı olsun |
| |
| | #23 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 8
Mesajlar: 557
| YARABBI! SU cobanin ASKI´kalbimden ALLAH dedirt lakin kalbim sayet senin isminin zikir edecekse hakiki zikir edenlerden eyle ben gercekten istemesini bilemedigim den ;YARABBI! ben sucu karsimdakilere deyil kendimde buldum ben senden istemesini bilemedigimden istediklerime kavusamiyorum.EY ILAHI ASK benide kavustur cobanin kavusturduklarina onun gibi zikir ´cekmeyi nasip eyle diliyle ve kalbiyle cekenlerde eyle bizleri.ALLAH razi olsun kardesim burda bizkler RABBIM´D´E N istiyoruz diliyoruz ama ya kalbimiz yaniyormu carpiyormu bu nasil bir sevgi nasil istemek demekki istemesini beceremedigizden.Belki sizin istekleriniz oluyor ben beceremiyorum.Sizler sevmesini bilebilisiniz ya ben su cobanin halini görüyormusuz onun icin cobanlarla alay etmeyin kücük görmeyin ben onlarin saf temiz yüreklerine hayranim RABBIM benide bir coban etseydi belki yüregim yanar aglardim saf temiz bir kalbim olurdu. |
| |
| | #24 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 156
| gerçek aşk ahhh çok güzel bir paylaşımdı emeğine SAĞLIK |
| |
| | #25 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 316
| Allah için Allah demek Çingene Ali, umutsuz bir şekilde padişahın kızı Selma'ya âşık olmuştu. Umutsuzdu çünkü âşık olduğu kişi padişahın kızı, kendisi ise bir Çingeneydi. Ama âşık olmuştu bir kere, aklı fikri padişahın kızı Selma'daydı. Selma’nın aşkından Mecnun’a dönmüş bir şekilde kafasını bir o yana vuruyor, bir bu yana vuruyordu. Onu sevenlerden biri: - Sen bir de Abdulkâdir Geylânî’nin halifesi olan Ali Heytî Hazretlerine git, akıl danış, dedi. Ali, umutsuz ve çaresiz bir şekilde derdini anlattı Ali Heytî Hazretlerine. - Ali, padişahın kızına kavuşabilmek için ben ne dersem yapmaya razı mısın, dedi Ali Heyti. Çingene Ali gözlerini dört açmış bir şekilde: - Sen bana padişahın kızı Selma'yı getir; ne dilersen yaparım, uğruna her şeye hazırım, cevabını verdi. Ali Heyti’nin “Ben ne dersem yapacaksan bu iş olur; ama ne dersem yapacaksın, itirazsız” şartını derhal kabul etti Çingene Ali. Ne olursa olsun Allah diyeceksin Ali Heyti Hazretleri Çingene Ali'yi bir dağın tepesindeki mağaraya götürdü. - Şimdi burada şu kayanın üstüne otur ve kim gelirse gelsin, ne olursa olsun umursamadan Allah diyeceksin, diye tembihte bulundu. Çingene Ali, şaşkın bir şekilde: - Allah demekle padişahın kızının ne alâkası var, dedi. Ali Heyti Hazretleri kızgın bir şekilde - Ali soru yok! Sen dediğimi yap kız sana gelecek inşaallah, diye konuştu. Çingene Ali söylenene uyarak “Allah, Allah, Allah” demeye başladı. Ali Heyti Hazretleri haftada bir yemek getiriyordu. Çingene Ali, “Hani padişahın kızı, ne oldu, niye gelmedi?” sorularına her defasında "Allah de" cevabını alıyordu. Ali aşkının tılsımından bir denileni iki etmiyor, kıza kavuşma ümidiyle her şeye, herkese "Allah" diyordu. Hiç durmadan Allah diyen bir veli Vakit geçtikçe Çingene Ali'nin nâmı şehre yayıldı. Civardan geçen kervanların haber vermesiyle Çingene Ali, memleketin uzağından gelmiş, ıssız bir mağaraya sığınmış bir büyük Allah dostu, hiç durmadan Allah diyen bir veli olarak şehirde anılmaya başlandı. Öyle ki, onun hakkında, nice kerametler söylendi, nice kişiler onun tılsımlı nefesinin kudretinden bahsetmeye başladı. Ali Heyti Hazretleri Ali'nin yanına haftada bir uğruyor yemek getiriyor, Çingene Ali, O'nu her gördüğünde "Hani kız nerede, niye gelmedi hâlâ?" diyordu. Ali Heyti hazretleri ise "Az kaldı, bekle, Allah de" karşılığını veriyordu. Bir gün geldi, padişahın kızı hastalandı. Hastalık karşısında memleketin bütün tabipleri çaresiz kaldı. Padişaha: - Efendim memleketimizin büyüklerinden Allah dostu bir Ali Heyti Hazretleri var, bir de ona soralım bu hastalığa biz çare bulamadık, dediler. Padişah, Ali Heyti Hazretlerini huzuruna davet etti. Meramını anlattı. Ali Heyti Hazretleri: - Padişahım, dedi, memleketimizde ün salan, bir dağın tepesindeki mağarada sürekli Allah diyen birisi var, belki o bir şeyler yapabilir. Padişah zaten o kişinin nâmını çoktan duymuştu. Derhal dağa doğru gidilmesi, o Hazretin görüşünün alınması için emir verdi. Ali Heyti Hazretleri, Çingene Ali'nin yanına geldi. Ona: - Evlâdım, padişah maiyetiyle senin yanına geliyor. Sana ne teklif ederse etsin, kabul etme, toprak, altın, makam... Hiç birisine iltifat etme ancak kızını teklif ederse zevceliğe kabul et, dedi. Çingene Ali, daha bir şevkle “Allah” demeye başladı. Tam kırk gün dolmuştu o mağarada Allah demeye devam edeli, aklında padişahın kızından başka hiç bir şey yoktu. Allah için Allah dedi, kalbi dayanmadı Padişah maiyetiyle mağaraya geldi. Baktıki bir derviş hararetle “Allah, Allah” diyor, imrendi. “Ne hoş bir insan, dünya hiç umurunda değil, dedikleri kadar varmış” diye düşündü. Ali Heyti Hazretleri, Çingene Ali'ye, padişahın meramını aktardı. Ali "Allah, Allah" dedi. Ali Heyti Hazretleri padişaha dönerek: - Padişahım gördüğünüz gibi, sadece Allah diyor. İltifatını celbetmek için, bize yüzünü dönmesi için ona hediye verseniz dedi. Padişah, Ali'ye mülk hediye etmek istedi. Ali " Allah" dedi... Padişah makam teklif etti... Ali "Allah" dedi. Padişah altın dedi... Ali " Allah" dedi... Ali Heyti Hazretleri, padişaha yaklaşarak: - Padişahım, dedi, bir de kerimenizin izdivacını teklif etseniz. Padişah düşündü: Bu adamdan daha lâyık kim olabilirdi ki kızı için… Sürekli Allah diyen, dünyaya bel bağlamayan bir Allah dostu, halk da onu çok seviyor… - Kızımın nikahını alır mısın? dedi. Ali, yanlış mı duymuştu, padişah ona kızının, Selma'nın nikahını teklif ediyordu... Hem de kime, Çingene Ali'ye… Neden, neden, neden? Ali düşündü, düşündü… - Ben ki bir kız için, aşkım için kırk gün sadece Allah Allah dedim; emelime kavuştum, kıza kavuştum... Ya Rabbi! Ya Senin için, şanın için Allah deseydim, bana ne büyük lütuflar verirdin... Sen ne yüce bir hükümdarsın! Ey şanı Yüce, Çingene Ali'nin de padişahın da Rabbi Allah, dedi ve oracıkta can verdi... Rivayet edilir ki son nefesiyle ermişler arasında yerini aldı Çingene Ali... |
| |
| | #26 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 7
| ZAMANIN BİRİNDE BİR ÇOBAN VARMIŞ VE BU ÇOBAN DÖNEMİN PADİŞAHININ KIZINA DELİ GİBİ VURGUNMUŞ AŞK BU YA DİNLEMİYOR PADİŞAH KIZINA KAPILMIŞ ÇOBAN.DERT ORTAĞI ARKADAŞINA ANLATIRMIŞ SADECE KİMSESİDE YOK ÇOBANIN.ARKADAŞI ÇOBANIN BU HALİNE İÇTEN İÇE ÇOK ÜZÜLÜR ÇOK İÇERLERMİŞ NASIL OLUR ? ARKADAŞIM ÇOBAN NASIL SEVER ? NASIL VURULUR PADİŞAHIN KIZINA DİYE DERT EDİNİR..ORMANDA GENE DERTLEŞTİKTEN SONRA KULÜBENİN ÖNÜNE VARIRLAR VE ORDAKİ İHTİYARA DERT YANARLAR.İHTİYAR ÇOBANA -SEN FALANCA DAĞIN TEPESİNE ÇIK VE ORDAKİ BİR MAĞRADA TAM 40 GÜN KAL BAK O ZAMAN PADİŞAH SANA KIZINI VERECEK DER. ÇOBAN İŞİN İÇİNDE PADİŞAH KIZI VAR,AŞK VAR,SEVDA VAR HEMEN KABUL EDER.İHTİYARA OLUR DER DERT ORTAĞI ARKADAŞI NE KADAR KARŞI ÇIKSADA ÇOBAN DİNLEMEZ ONU SADECE KALBİNİ DİNLER..BU İHTİYAR AYNI ZAMANDA PADİŞAHIN HER TÜRLÜ SIRRINI BİLEN AKIL DANIŞTIĞI GİZEMLİ BİRİSİDİR. ÇOBAN MAĞRADA KALMAYA BAŞLAR İHTİYARIN DEDİĞİ GİBİ AMA NE PADİŞAH GELİR NEDE KIZI.ARADAN GÜNLER GEÇMEYE BAŞLAR VE ARKADAŞI ÇOBANI GÖRMEYE GELİR ÇOBAN UMUDU YİTİRMİŞTİR ARKADAŞINA. -GELMEYECEK DER PADİŞAHIN KIZI GELMEYECEK AMA BEN BIRAKIPDA GİDEMEM 40 GÜN GEÇMESİ LAZIM DER ARKADAŞI İSE ÇOBAN İÇİN ÇOK ÜZGÜNDÜR ZİRA ÇOBANNIN SAÇI SAKAL BİRBİRİNE KARIŞMIŞTIR TANINMAYCAK HALE GELMEYE BAŞLAMIŞTIR VE ÇOBAN YEMEK İHTİYACINI BİLE KARŞILAYAMAZ HALE GELİR.. ZAMAN İYİCE GEÇMEYE BAŞLAR 40 GÜN BİTMESİNEDE AZ KALMIŞTIR VE ŞEHİRDE ÇOBAN ÜN YAPAR DÖNEMİN EVLİYASI DİYE.AKIN AKIN HERKES ŞEHİRDEN OLAN HERKES MAĞRAYA ZİYARETE GELMEYE BAŞLAR VE ŞEHİRE EVLİYANIN GELDİĞİDE PADİŞAHIN KULAĞINA GELİR.ŞEHİR DIŞINDAN BİLE ZİYARETLER BAŞLAR.PADİŞAH ORMANDAKİ İHTİYARA GİDER VE DERKİ.. -ŞEHRİME EVLİYA GELMİŞ MAĞRADA YAŞAR NE YAPSAK ETSEKDE BIRAKIP GİTMESE BİZİM MEMLEKETİMİZİ.ACABA NE YAPMALIYIZ ONA SARAY YAPSAK,İSTEDİĞİ KADAR ALTIN VERSEKDE ONU ŞEHİRDE KALMAYA RAZI ETSEK. İHTİYAR İSE -PADİŞAHIM EVLİYA BU ONUN SİZİN NE SARAYINIZDA NEDE PARANIZDA GÖZÜ GÖNLÜ VARDIR ONU BUNULA İKNA EDEMEZSİNİZ AMA KIZINIZI EVLİYAYA TEKLİF EDERSENİZ ŞEHİRİNİZDE KALABİLİR. PADİŞAH BU FİKİRE ÇOK SEVİNİR -PEKİ DER PADİŞAH SARAY BÜYÜKLERİNİ TOPLAR VE ÇOBANIN YAŞADIĞI MAĞRAYA YOLA ÇIKAR ÇOBANIN ARKADAŞIDA ARKALARINDAN GELİR PADİŞAH ÇOBANIN HUZURUNA EL PENÇE ÇIKAR.. ÇOBANIN ARKADAŞI ARTIK DAYANAMAZ BU HADİSEYE BAŞLAR AĞLAMAYA PADİŞAH ÇOBANA KIZINI TEKLİF EDER.. ÇOBANIN ARKADAŞI HAYRETLER İÇİNDE İŞTE OLDU ARKADAŞI ARTIK KAVUŞACAK SEVDİĞİNE AMA BEKLENMEDİK BİRŞEY OLUR ÇOBAN PADİŞAHIN KARŞISINDA DİMDİK DURARAK -HAYIR DER KIZINIZI İSTEMİYORUM ÇOBANIN ARKADAŞI DAYANAMAZ VE ARTIK SORAR -NASIL İSTEMİYORSUN SEN DEĞİLMİYDİN PADİŞAH KIZININ AŞKINDAN ŞEHRİ TERK EDİPTE MAĞRAYA GELEN İŞTE GELDİ PADİŞAH SANA KIZINI VERECEK NASIL OLURDA SEN BUNA HAYIR DERSİN ÇOBANSA ARKADAŞINA ŞU İBRETLİK CEVABI VERİR ARKADAŞIM DERT ORTAĞIM EVET PADİHAŞ KIZININ AŞKINA GELDİM BEN BURALARA AMA DÜŞÜNSENE BEN 40 GÜN PADİŞAH KIZINI DÜŞÜNÜP TESBİH GİBİ ÇEKTİM YA 40 GÜN ALLAH C.C DESEYDİM.... |
| |
| | #27 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 7
| YA 40 GÜN ALLAH C.C DESEYDİM....ARKADAŞLAR BEN ARANIZA YENİ KATILDIM NACİZANE BENİ ETKİLEYEN BU YAZIYI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM İNŞALLAH BEĞENİRSİNİZ DUA İLE...... |
| |
| | #28 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
| fani şeylere bel bağlamamak lazım. emeğine sağlık güzel olmuş. |
| |
| | #29 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,134
| Alıntı:
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |