![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 18
Mesajlar: 180
| Cingenenin birisi padişahın kızına aşık olmuş... Olmuş olmasına ama bu aşk ona biçare bir ızdırıptan başka birşey vermemiş... Çingene öyle bir yanmışki yüreğinden, ne yapsa ne etse bu çıldırtan duygudan vazgeçemiyormuş. Derken fazla tutamamış içinde bu yaman sevdayı ve bir arkadaşına anlatmış halini... Yandım padişahın kızına, yandım yanmasına ama o bir padişah kızı bense bir çingeneyim, ne yapasam nasıl etsem olmaz bu iş, bana bir çare bul demiş... Arkadaşı can kulağıya dinlemiş ve 'sana bir tavsiyem var' demiş. Padişahın bir veziri var. Kendisi benim arkadaşım. Çok bilgili ve yardım sever bir insan. Ona git benden selam söyle anlat derdini' demiş. Çingene durmaksızın hemen koşmuş vezirin yanına ve anlatmış derdini... Vezir önce gülmüş çingeneye, sonra 'Bundan kolay ne var? Derdin bu olsun genç' demiş. Çingene şaşırmış önce ve eğmiş başını vezirin sözlerine dikkat kesilmiş. Vezir cebinden bir tesbih çıkarıp çingeneye uzatmış. 'Bu tesbihi al, şehrin girişindeki mağaraya gideceksin ve kırk gün kırk gece bu tesbihle Allah diye zikir edeceksin' demiş. Çingene hiç birşey sormadan almış tesbihi ve çıkıp oturmuş mağaraya... Başlamış vezirin tembihini yerine getirmeye... Bağdaş kurup oturmuş, almış tesbihi eline ve başlamış zikir etmeye, 'Allah, Allah,Allah' bir yandan zikir edip bir yandan düşünüyormuş çingene, 'acaba bunun bana ne faydası olacak?' diye... Aradan biraz zaman geçmiş ve şehirden gelip geçen kervancılar, çobanalar çingeneyi mağaranın içinde farketmişler... Kısa sürede bir söylenti yayılmış beldeye... Herkes mağaraya bir derviş geldiğini ve durmadan zikrettiğini konuşmaya başlamış. Derken söylenti öyle yayılmış ki, saraya, padişahın kulağına kadar gitmiş. Padişah bütün vezirlerini toplamış ve 'anlatın bakalım nedir bu derviş söylentisi?' demiş. Çingeneye akıl veren vezir hemen girmiş söze;'Sultanım, bunlar ortaasyadan anadoluya gelen alperenlerdir. Göçebe yaşarlar, sabit bir yerde konaklamazlar. Gittikleri yerlerde halkı eğitirler, bilgi ve ilim sahibi hak dostu insanlardır. Bunların olduğu yerde halk cehaletten kurtulur, bolluk bereket olur...' demiş.Padişah 'tamam o zaman madem böylesine faydalı bir zat, o halde dervişin burada kalmasını sağlayalım' demiş. Vezir 'Sultanım bu çok zor, hatta imkansız' demiş. Padişah ' vezir, dervişe hazineden ömrünü idame ettirecek kadar altın versem kalmaz mı burada?'demiş. Vezir;'Efendim bunlar ulviyat insanı öyle paraya altına kanmazlar'demiş. Padişah ' peki, ona sarayımın yanına bir saray yaptırsam yinemi kalmaz?'demiş. Vezir;' Sultanım, söylediğim gibi maddeye ve mülke önem vermezler' demiş. 'Peki' demiş padişah...' o zaman bu derviş burda nasıl kalacak bana onu söyle'... Vezir; 'Sultanım haddime değil ama kızınızı dervişe verirseniz belki damadınız olarak kalır ve eğitir bu halkı' demiş. Padişah düşünmüş taşınmış, erkanını toplamış ve 'yürüyün' demiş. 'muhteremin yanına gidiyoruz.' O günde tam kırkıncı gün akşammış. Toplanmış saray erkanı gitmişler çingenenin yanına... Vezir mağaraya girip çingenin kulağına eğilmiş ve;' Senin burda kalman için bazı teklifleri olacak. Kızını söyleyene dek hiçbirini kabul etme' demiş. Çıkmışlar dışarıya ve Padişah hemen başlamış söze; ' Efendim hoşgeldiniz, şeref verdiniz. Ben sizin namınızı duydum ve geldim. Burda kalıcı değilmişsiniz ama ben sizin burda kalmanızı ve ilminizden halkımı faydalandırmanızı istiyorum.Burda kalmanız için size bir saray yaptırıyorum, uygun mu?' demiş. Çingene 'istemem' demiş. Padişah 'peki efendim, size ömrünüze yetecek kadar altın bahşetsem bu halkı eğitmenin karşılığı olarak kabul edip burada bizimle kalırmısınız?'demiş. Çingene'istemem' demiş... Padişah 'efendim size layık değil ama benim bir kızım var. Eger siz münasip görürseniz sizinle evlenmek ister. Kızımı nikahınıza alıp damadım olarak kalırmısınız?' demiş. Çingene ' Hayır istemem' demiş. Herkes böyle güzel bir kızı reddetmesine çok şaşırmış. Vezir hemen çingenenin kulağına eğilip 'napıyorsun? kırk gündür bunun için burdasın. Tam amacına ulaştığın anda nasıl vazgeçersin?'demiş. Çingene uzun uzun bakmış herkesin yüzüne ve elindeki tesbihi havaya kaldırıp; ' Kırık gün kırk gece burada padişahın kızı için Allah dedim, Allah koskoca padişahı ayağıma kadar getirdi. Ya Allah için Allah deseydim akibetim ne olurdu? istemem' demiş! ALLAH ALLAH İÇİN ALLAH DİYEN KULLARINDAN EYLESİN... |
| |
| | #2 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 93
| amiiinnn inşallah O'na layık kullardan oluruz .. çok güzelmiş |
| |
| | #3 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jul 2006 Yaş: 26
Mesajlar: 70
| inşallah kardeşim de biz bu dünyanın yalanına kandığımız sürece alalh için allah demek yerine beklentilerimiz ,çin allah demeye devam edecez gibi görünüyo ama allah için allah diyenlerden olmamızı nasip eylesin |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| offff....tüyLerim diken diken oLdu waLLa.. güzeL hikayeymiş.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |