![]() |
| | #11 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 790
| kadir mısıroğlunun osmanoğullarının dramını okuyorum sebil yayın evinden yazar konuya hakim ve kapsamlı bi şekilde anlatmış 74 lü yıllarda yazmış lisanı onun içn ağır sanırım Son Devrin Perde Arkası o da sebil yayın evinden satışıda var nette elimdekilerden sonra onuda okumaya çalışırım |
| |
| | #12 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,795
| Bir sürü şey yazdım aslında ama ne olduysa bir anda yok oldu hepsi Devletin üst makamlarını kullanarak milletlerin hayatında derin değişikliklere fırsat bulanlar, tarihi kendi keyiflerine göre yeniden değerlendirerek yaptıkları yanlışları doğru olarak gösterme çabasına düşerler . Bunda temel prensip geçmişi kötüleme temeline dayanır. Ve bunun en seviyesiz , karalamakta sınır tanımayan örneği maalesef bizim milletmize karşı hayata geçirilmiştir. Burada insanı en çok üzen ise asırlar boyu İslam medeniyetine önderlik yapan bir ulusu bu kadar kısa zamanda en uçuk sapıklıkların yapıldığı bir millet haline getirmiş olmalarıdır. Haliyle insanın aklına memleketin her köşesinin işgal altında olduğu bir dönemde Osmanlıyı alt etmek haçlı zihniyetini hayata geçirmek için milyonlara yakın askerini feda eden düşman orduları nasıl olduda ülkemizi hiçbir şey olmadan!!! ( isterseniz bu kısma sonradan değinebiliriz ) terk edip gittiler. Yoksa << bizim yıllarca bunlara yapamayacağımız kötülüğü ( İslamı kalplerinden söküp atma ) yaptıracağımız kişileri iş başına getirdik ,>> düşüncesimi vardı . Dedim ya aslında söylenecek çok şey var ama lal oluyor dilimiz. Birde şu alıntı yaptığım yazıyı okuyun bir zahmet . Ve Cumhuriyet döneminde çıkarılan kanunları bir gözden geçirin. Şapka kanununa muhalefetten asılan İskilipli Atıf hocalar vs. düşünün işte canım aklınız var , her şeyi benmi söyliyeceğim. Abdulhakim Arvasi (rahimehullah) 1940'larda buyurmus ki: "Biz Sultan Aziz'in ahini çekiyoruz. Sultan Hamid'in ahina daha sira gelmedi. Biz bu hanedana yapilan zulme kayidsizligimizin cezasini çekiyoruz. Hanedan bedduasi müthistir. Bizim ecdadimiz, hanedan bedduasindan korkardi. Çünkü onlarin liderlikleri Allah'in tensibi takdiri ve kendi bileklerinin hakkiydi. Birçok Avrupa ülkesinde oldugu gibi, kimse onlari Türk Milletinin basina memur olarak koymamistir. Bu aksamdan itibaren Osmanli Hanedani' ndan hiç kimse kalmayacakOsmanli hanedaninin bütün erkekleri bu gün aksama kadar hudutlarimizi terke mecburdurlar. Malum oldugu gibi bunlarin bir kismi dün muhtelif yerlere gitmisler, bir kismi da bugün gitmek üzere kalmislardir. Hanedan azasi önce gidecekleri yerleri tespit ettikten sonra polis müdürlügü gidecekleri memleketlere kadar aile biletlerini almis ve harcirahlarini vermistir. Polis Müdür Muavini Kamil Bey ayrica hanedan azasinin her birine birer senet mukabilinde bin lira (125 sterlin) vermistir. Vali Haydar ve Emniyeti Umumiye Müdürü Muhittin beylerin verdikleri izahata göre bu alelhesap verilmis bir miktar olup bir müddet sonra gidenlere ihtiyaçlarini temin etmek üzere para gönderilecektir. Aksam 7 Mart 1925 BAY NECATININ OLÜMÜ Onk. Dr. Haluk Nurbaki Rahmetli babam o zamanlar Konya'nin tek gazetesi olan "Babalik" gazetesinin basyazari idi. Ondan isittigim su olayi aynen naklediyorum: "Devrin ilk Maarif Vekillerinden (Milli Egitim Bakani) Necati Konya'ya gelmis ve Latin harflerinin üstünlügünü(!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemisti. Sehrin her tarafina yapistirilan ilanlarda: "Eski Harflerle Birlikte Kur'an'i da Tarihe'e Gömdük" yaziyor ve konferansin ertesi gün saat 10'da verilecegi belirtiliyordu. Aksam, mükellef bir ziyafet verildi. Yemekten sonra bay Necati, ani bir apandist krizine yakalandi ve hemen hastahaneye kaldirilarak ameliyat edildi. Gösterilen itinayi anlatmaya lüzum yok, bütün hastahane hatta Konya ayakta idi. Bay Necati kurtulmus, fakat ne çare ki haddini asarak Kur'an'a dil uzatmisti. Gece yarisi, imkansiz denebilecek bir sey oldu ve Bay Necati'nin yatagi yan demirinden kirildi. Hasta yere düsmüs ve ameliyat yeri patlamisti. Ertesi gün saat 10'da, yani konferansin yapilacagi bildirilen saatte öldü." Kur'an'i tarihe gömmek isteyenler, tarihin en kokusmus sahifelerine gömüldüler. Necati'nin ismi, Kuran'i tarihe gömme çalismalarindan ötürü(!) önemli caddelere verilmistir. Ankara'daki meshur Necati Bey caddesi de bunlardan biridir. Düzenleyen: Düş Hekimi , 28-11-2007 - 16:17. |
| |
| | #13 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,224
| arkadaşlar size sadece bir bilgi vereyim ... okudugunuz tarih kitaplarının tamamı t.c. kurulduktan sonra kurulan turk dil ve tarih kurumu denen kurumun onayı olmadan basılamıyr satılamıyor... bu demektirki tarih ipotek altında ...at çamuru gitsin hiç dikkat ettinizmi... nedense son dönem osmanlıya ait yayınlanmış pozitif bir yayın varmı.... eger bir küfür varsa . bu osmanlıya alenen yapılan küfürdür.... yani TARİH YALAN SÖYLÜYOR. |
| |
| Konu Araçları | |
| |