ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Köşe Yazıları


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 28-11-2007, 00:07   #11
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 790
Varsayılan

kadir mısıroğlunun osmanoğullarının dramını okuyorum
sebil yayın evinden
yazar konuya hakim ve kapsamlı bi şekilde anlatmış
74 lü yıllarda yazmış lisanı onun içn ağır sanırım

Son Devrin Perde Arkası o da sebil yayın evinden
satışıda var nette elimdekilerden sonra onuda okumaya çalışırım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 16:11   #12
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,795
Varsayılan

Bir sürü şey yazdım aslında ama ne olduysa bir anda yok oldu hepsi


Devletin üst makamlarını kullanarak milletlerin hayatında derin değişikliklere fırsat bulanlar, tarihi kendi keyiflerine göre yeniden değerlendirerek yaptıkları yanlışları doğru olarak gösterme çabasına düşerler . Bunda temel prensip geçmişi kötüleme temeline dayanır. Ve bunun en seviyesiz , karalamakta sınır tanımayan örneği maalesef bizim milletmize karşı hayata geçirilmiştir.

Burada insanı en çok üzen ise asırlar boyu İslam medeniyetine önderlik yapan bir ulusu bu kadar kısa zamanda en uçuk sapıklıkların yapıldığı bir millet haline getirmiş olmalarıdır.
Haliyle insanın aklına memleketin her köşesinin işgal altında olduğu bir dönemde Osmanlıyı alt etmek haçlı zihniyetini hayata geçirmek için milyonlara yakın askerini feda eden düşman orduları nasıl olduda ülkemizi hiçbir şey olmadan!!! ( isterseniz bu kısma sonradan değinebiliriz ) terk edip gittiler.
Yoksa << bizim yıllarca bunlara yapamayacağımız kötülüğü ( İslamı kalplerinden söküp atma ) yaptıracağımız kişileri iş başına getirdik ,>> düşüncesimi vardı .
Dedim ya aslında söylenecek çok şey var ama lal oluyor dilimiz.
Birde şu alıntı yaptığım yazıyı okuyun bir zahmet . Ve Cumhuriyet döneminde çıkarılan kanunları bir gözden geçirin. Şapka kanununa muhalefetten asılan İskilipli Atıf hocalar vs. düşünün işte canım aklınız var , her şeyi benmi söyliyeceğim.

Abdulhakim Arvasi (rahimehullah) 1940'larda buyurmus ki: "Biz Sultan Aziz'in ahini çekiyoruz. Sultan Hamid'in ahina daha sira gelmedi. Biz bu hanedana yapilan zulme kayidsizligimizin cezasini çekiyoruz. Hanedan bedduasi müthistir. Bizim ecdadimiz, hanedan bedduasindan korkardi. Çünkü onlarin liderlikleri Allah'in tensibi takdiri ve kendi bileklerinin hakkiydi. Birçok Avrupa ülkesinde oldugu gibi, kimse onlari Türk Milletinin basina memur olarak koymamistir.
Bu aksamdan itibaren
Osmanli Hanedani' ndan hiç kimse kalmayacakOsmanli hanedaninin bütün erkekleri bu gün aksama kadar hudutlarimizi terke mecburdurlar. Malum oldugu gibi bunlarin bir kismi dün muhtelif yerlere gitmisler, bir kismi da bugün gitmek üzere kalmislardir. Hanedan azasi önce gidecekleri yerleri tespit ettikten sonra polis müdürlügü gidecekleri memleketlere kadar aile biletlerini almis ve harcirahlarini vermistir. Polis Müdür Muavini Kamil Bey ayrica hanedan azasinin her birine birer senet mukabilinde bin lira (125 sterlin) vermistir. Vali Haydar ve Emniyeti Umumiye Müdürü Muhittin beylerin verdikleri izahata göre bu alelhesap verilmis bir miktar olup bir müddet sonra gidenlere ihtiyaçlarini temin etmek üzere para gönderilecektir. Aksam 7 Mart 1925

BAY NECATININ OLÜMÜ


Onk. Dr. Haluk Nurbaki

Rahmetli babam o zamanlar Konya'nin tek gazetesi olan "Babalik" gazetesinin basyazari idi. Ondan isittigim su olayi aynen naklediyorum:
"Devrin ilk Maarif Vekillerinden (Milli Egitim Bakani) Necati Konya'ya gelmis ve Latin harflerinin üstünlügünü(!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemisti. Sehrin her tarafina yapistirilan ilanlarda:
"Eski Harflerle Birlikte Kur'an'i da Tarihe'e Gömdük" yaziyor ve konferansin ertesi gün saat 10'da verilecegi belirtiliyordu.
Aksam, mükellef bir ziyafet verildi. Yemekten sonra bay Necati, ani bir apandist krizine yakalandi ve hemen hastahaneye kaldirilarak ameliyat edildi. Gösterilen itinayi anlatmaya lüzum yok, bütün hastahane hatta Konya ayakta idi. Bay Necati kurtulmus, fakat ne çare ki haddini asarak Kur'an'a dil uzatmisti. Gece yarisi, imkansiz denebilecek bir sey oldu ve Bay Necati'nin yatagi yan demirinden kirildi. Hasta yere düsmüs ve ameliyat yeri patlamisti. Ertesi gün saat 10'da, yani konferansin yapilacagi bildirilen saatte öldü."
Kur'an'i tarihe gömmek isteyenler, tarihin en kokusmus sahifelerine gömüldüler.


Necati'nin ismi, Kuran'i tarihe gömme çalismalarindan ötürü(!) önemli caddelere verilmistir. Ankara'daki meshur Necati Bey caddesi de bunlardan biridir.

Düzenleyen: Düş Hekimi , 28-11-2007 - 16:17.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 18:09   #13
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Yaş: 36
Mesajlar: 2,224
Varsayılan

arkadaşlar size sadece bir bilgi vereyim ... okudugunuz tarih kitaplarının tamamı t.c. kurulduktan sonra kurulan turk dil ve tarih kurumu denen kurumun onayı olmadan basılamıyr satılamıyor...
bu demektirki tarih ipotek altında ...at çamuru gitsin
hiç dikkat ettinizmi...
nedense son dönem osmanlıya ait yayınlanmış pozitif bir yayın varmı....
eger bir küfür varsa . bu osmanlıya alenen yapılan küfürdür....

yani TARİH YALAN SÖYLÜYOR.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 07:09


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats