![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 312
| Siyaset Herşey DeğilSiyaset bir şeydir ama herşey değil. Son söyleyeceğim cümle bu; ben baştan söyleyeyim istedim. Mevzu şu; sadece Türkiye’de değil, sair İslam ülkelerindeki Müslümanların siyasi taleplerini nazara alarak bir bütün halinde değerlendiren bazı kişiler, gruplar, devletlerin bazı kurumları bunu büyük bir tehlike olarak görüyor ve tavırlarını ona göre belirliyorlar. Çok kapsamlı bir konu gördüğünüz gibi; fakat ben meselenin inanan insanlara bakan vechesi ile sadece bir-iki ana noktasına değineceğim. Bir; bir Müslüman için dünya hayatında en büyük hedef Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır ve öyledir. Hatta nice İslam bilginleri cennete girmek, cehennemden kurtulmanın ana hedef olamayacağı/olmaması gerektiği konusunda fikir birliği içindedirler. Çünkü onların bakış açısına göre Allah razı olduğunu kulunu elbette cennetine koyacak ve elbette cehenneminden uzak tutacaktır. Öyleyse bunları da içine alan Allah’ın rızası gibi daha kapsamlı bir hedef dururken, cennet cennet demenin hiçbir manası yoktur derler. Yunus’un şu mısrası işte bu düşünceyi çok net ifade eder: “Cennet cennet dedikleri/ Birkaç köşkle birkaç huri/ İsteyene ver onları/ Bana Seni gerek Seni.” Bakış açısı bu olunca şu rahatlıkla denilebilir o zaman; Allah’ın rıza ve rıdvanı haricinde dünyevi ya da uhrevi başka gayeler peşinde olan, hedefler gözeten Müslüman yürümesi gerekli olan kulvarın dışına çıkmış demektir. Pekala Rabbin rızasına bizi ulaştıracak olan vesileler nelerdir? Kestirmeden ifade edelim, mahlukatın nefesleri adedince bizi o hedefe ulaştıracak yol vardır. Bunların başında hiç şüphesiz ferdi açıdan Allah-kul münasebetinin sağlam bir temel üzerine oturtulması gelir. Bu çerçevede üzerine düşeni yapmayan Müslümanın mesela Müslümanların siyasi erke sahip olmalarını istemesi ve bu uğurda çalışmasını İslami nasslarla, İslami kültürle, 15 asırlık İslami mirasla izah etmek imkansız denecek kadar zordur. Daha açık beyanla namazında, niyazında kusur yapanın siyaset, siyaset, siyaset demesi bir mana ifade etmez. Kazara elde ettiği makamlarda rüşvetle, kayırmacılıkla ömrünü tüketen, anne-babasının hakkını gözetmeyen, kibir ve gururla ortalıklarda çaka satıp burnundan kıl aldırtmayan Müslümana, Hak ne gözle bakar bilemem ama halkın onu iyi bir yere koymadığı muhakkaktır. Çünkü Efendimizin beyanıyla yarın Hakkın huzuruna vardığımızda bize ilk defa sorulacak soru/sorular her halükarda, her yerde ve her zaman yapmamız istenen namaz başta ferdi sorumluluklarımızdır. Zaten bunları yapmayan Müslümanın siyaset demesi de inandırıcı olmayacaktır. İki; İslamın siyaset sahası içinde mütala edilecek Kur’ani emir ve yasakları, Hz. Peygamber ve Hülefa-i Raşidin dönemi tatbikatlarına baktığımızda karşımıza çıkan sonuç şudur; hükümet etme üst başlığı etrafında toplanabilecek siyasal alanla alakalı olarak ortaya genel prensipler konulmuş, şekil ve detaylar ümmetin içtihadına bırakılmıştır. Bu prensiplerin uygulanması elbette siyasi güç ister. Siyasi güç ise halkın onayı ile alınır. Biat bunun İslam literatüründeki adıdır. Zorlama, baskı ve güç kullanma ile mezkur prensipler uygulanmaz ya da mezkur prensipleri uygulamak için zorlamaya, baskıya, şiddete baş vurulmaz, vurulamaz. Efendimizin Mekke ve Medine hayatlarını bu tesbitin ana dayanağıdır. Diyeceğim o ki; Müslüman şu kısa ve fani dünya hayatında kendisini Rabbisinin rızasına ulaştıracak ferdi yükümlülüklerine öncelik vermelidir. Başkalarının yaptığı gibi hemen her meseleye siyaset perspektifinden bakmamalıdır. İhtimal günümüz şartlarında bahsi geçen başkalarının bu bakış açısıdır Müslümanı etkileyen. Dolayısıyla o da hemen her hadiseye bu çarpık perspektiften bakmaktadır. Tek kelime ile y-a-n-l-ı-ş. Başta dedik, siyaset bir şeydir ama herşey değil. |
| |
| Konu Araçları | |
| |