![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 312
| HEKİMOĞLU İSMAİLSabahattin Zaim... O, benim hocamdı. Bir konuşmamı dinledikten sonra "Hekimoğlu ev ödevini iyi yapmış" diyerek, beni talebeliğe kabul ettiğini açıkça beyan etmişti. Onun vefatını duyunca hissiyatım dedi ki "Ağla..." Aklım dedi ki "o, İslamiyet'i yaşadı. Cennete namzet oldu. Hocam cennete gitti diye ağlayayım mı?" İmanım dedi ki, "Sabahattin hoca dünyanın zahmetlerinden kurtuldu, cennete gitti. Artık her türlü hastalığı bitti. Ağrıları, sızıları yok. Cennet bahçelerinde huzur içinde geziyor." Her ölüm bir ayrılıktır. O ayrılık insanda bir elem, bir keder bırakır. Benim hocalarım çoktur. Ben hiçbir zaman hoca olmadım. Her zaman talebeydim, yine talebe olarak kalıyorum. Başka türlü de olamaz... Hocamı rahmetle anıyorum. Onun meziyetlerini saymaya gerek yok. "Şuurlu bir Müslüman'dı" demek onu anlatmaya yeter. İlimde ihtisas yapmış, beşerî mevkilerin zirvesine çıkmış bir insan da rahatlıkla İslamiyet'i yaşayabiliyormuş... Ölüm, hiçlik değil, yokluk değil; dünya hayatından ahiret hayatına geçmektir. Maddî alemden ruhanî hayata geçmek demektir ve ebediyen yaşamaktır. Baki olan Allah, kullarına beka vermiştir. Biz daha evvel birkaç defa ölüp ölüp dirilmiştik. Ruhlar âleminden, annemizin vücuduna geçtik. Annemizin vücudundan dünyaya geldik. Dünyadan ahirete gideceğiz. Sevdiklerimizin çoğu ahirettedir. Ahirete giden bir mü'min orada evliyalarla asfiyalarla karşılaşınca, kendisine "Hoş geldin evladım" dense, bu ölüm kötü olur mu? Ötelerden geldi bir haber: Dediler, 'ölüm kötü olsaydı ölür müydü peygamber?' Hastalıklar cennete gitmemizi kolaylaştırır. Her insan cennete gitmek için yaratılmıştır. Dünya cennetin bekleme salonudur. Hüsn-ü zan esastır. Ölenlerin cennete gideceğine inanırız. Çünkü sû-i zannın yolu kapalıdır. Sabahattin Zaim hocamın hayatını tafsilatıyla anlatmak istemem. Çünkü karanlığa dost olanlar, "neden bu ışığı göremedik?" diye telaşa düşerler. Karanlık doğmaz, güneş batar. Her alim bir güneş gibi batıp giderken biz yine hayatlarından faydalanmak isteriz. Necip Fazıl ne güzel söylemiş, "Sonsuzluk kervanı peşinizde ben Üç ayakla seken topal köpeğim Bastığınız yeri taş taş öpeyim Bir kırıntı yeter kereminizden Sonsuzluk kervanı peşinizde ben..." Onun sonsuzluk kervanı dediği, Adem aleyhisselamdan başlayıp kıyamete kadar akıp giden evliyalar, asfiyalar, alimlerdir. Bazen düşünüyorum; yerin altı yerin üstünden çok daha zengin... Sabahattin Zaim hocamı rahmetle anıyorum... |
| |
| Konu Araçları | |
| |