![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,469
| * Ayhan Kıskaç Gitme kal Fazıl,sana yalan söylemişler. Cumhurbaşkanı beni de köşke davet etmedi, ben de ülkeyi terk ediyorum. Fazıl Say beni de gideceğin yere götür. Sorana başımın belası dersin(!) Ama ben azınlık ya da çoğunluk olsam ne fark eder ki? Yaramaz çocukların yaptığı gibi -bugün azınlıktayız yarın çoğunlukta oyunu oynayarak- bu ülkeyi terk ediyorum deme hakkını kullanalım ama… Bu ülkede çoğunlukta iken azınlık muamelesi görenlerin daha çok olduğunu da hatırlayalım. 28 Şubat sürecinde azınlıkta oldukları için çoğunluğun baskılarından dolayı bu ülkeyi terk etmek zorunda kalanları hangimiz hafızasında canlı tutuyor dersiniz? Bu ülkeyi terk etmek zorunda bırakılanları hiç düşündünüz mü? İmam Hatip Liseleri önünde başları zorla açtırılan hatta güvenlik güçleri tarafından dayatmalar sonucu açtırılan insanları unuttuk sanırım. 17 Yaşında cezaevine gönderilen Nurcihan Saatçioğlu’nu duymuş mudur Fazıl Say? Viyana’ya Türkiye’den okumak için gitmiş başörtülü öğrencilere çektiklerini düşün. Bu ülkeden silah zoruyla olmasa da dayatmalarla gönderilen başörtülülerin çilesine bir bak istersen -ki buradaki öğrencilerin büyük bir çoğunluğu aldıkları burslarla çok güç şartlarda okumaya çalışıyor- hala ‘kimlerin’ baskı altında olduğunu görürsün. Sizler, tüm bu yaşananlar karşısında demokrasi arayan bu insanların mahkeme kapılarında ‘yok olan çığlıklarını’ duymazdan geldiğinizi hatırlar mısınız? Bugün ise yüzde otuzlara düştük diyerek bu ülkeden gidecekler gündemin birinci maddesi oluyor artık. Dün onların gördüklerini sizlere birileri reva görmeye kalksa idi acaba neler yapardınız? Bu ülkeye sizin aracılığınızla demokrasi gelmiş olsa idi ne olurdu bu ülkenin hali demekten insan kendini alamıyor. Bir baskıdır tutturdunuz ya şu baskının şeklini, şemalini hatta cemalini gören de olmadı. Bu gidiş söyleminin ardında şunu görüyorum. Birileri Fazıl Say’ı çocukluğundan bu yana çok ciddi olarak kandırmış. Eğer bugün sayısal olarak yüzde otuzlara düştüğü tezini savunmaya başlıyorsa ve bugüne kadar böyle biliyorsa ona birileri çok büyük yalan söylemiş. Bu ülke geçmişinden bugüne hep böyleydi. Sadece ülkede iktidar değişti. Ülkenin içindeki bir takım sorunlar geçmişten beri devam ediyordu. Kemiyete bakarsanız zaten o geçmişte bundan daha fazlaydı diyebiliriz. Sayıya bakarak kimse baskı ortamı oluşturmaya çalışmadı ve çalışmayacak. Bu ülkenin geçmişinde her din kendine yer bulmadı mı? Her düşünce saygı görmedi mi? Gün geldi aykırı sesler susturulmak istendi bu ülkede. İşte o aykırı sesleri susturmak isteyenlerde kendi yandaşları tarafından çoğu zaman susturuldu. Sen evrensel bir düşüncenin adamısın. Sana yakışmaz bu ülkeyi terk etmek. Sen bir sanatçısın ve sen bir siyasi partinin yayın organı gibi konuşmamalısın. Sanatçı bir siyasi partinin adamı değil bir toplumun en önemli hazinesi olmalıdır diye düşünüyorum? Sanırım yanıldım(!) Nedir bu bir bardak suda fırtına koparma düşüncesi? Geçmişte bu insanlara saygı duymasını öğrenmiş olsaydınız bugün onlardan bu kadar korkmazdınız diye düşünüyorum. Bugün iktidarın yapması gereken en önemli şey geçmişte kendilerine ve düşüncelerine karşı baskı ve dayatma içinde olanlara demokrasinin tüm gereçlerinin iyi çalışır olduğunu göstermeleridir. Fazıl Say sanırım ülkeyi terk etmek yerine mücadele etmek düşüncesini açıklayarak da ayrı bir hata yaptı. Ne için ve niye mücadele? Seni çocukluğundan beri öylesine kandırmışlar ki? Bu ülkede senin gibi düşünenlerin özgürlüğüne şahit olduğum dönemde çoğunlukta dediklerinin mahkeme kapılarında, bazılarının da okul kapılarında süründüklerini gördüm ben. O bakan hanımları hala bazı makamların kapısından geçemiyor.Senin elini kolunu sallayarak girdiğin yerler onlara yasak.Bu mu senin azınlık düşüncen? Sen ‘sırça köşklerde’ bu insanların çektiklerini bilmeden bu ülkeyi terk edeceksen et. Hala bu ülkede yüzde otuzlar değil yüzde yetmişler eziyet çekiyor ve bunlar yine bu ülkenin çilesini çekmeye devam edecekler. Demokrasi 'azınlık ve çoğunluk' psikolojisine göre kendini işletmez.Aksine demokrasi herkesin haklardan eşit yararlanması sistemidir. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| Sanirim Fazil Say olaya bi de bu perspektiften bakmali...Yinede anliycani sanmam...Buarada yanlis anlasilmasin ''nolur gitme'' diyenlerden degilim... ![]() ****************************** **************** Birileri Fazıl Say’ı çocukluğundan bu yana çok ciddi olarak kandırmış. Eğer bugün sayısal olarak yüzde otuzlara düştüğü tezini savunmaya başlıyorsa ve bugüne kadar böyle biliyorsa ona birileri çok büyük yalan söylemiş. Bu ülke geçmişinden bugüne hep böyleydi. Sadece ülkede iktidar değişti. Ülkenin içindeki bir takım sorunlar geçmişten beri devam ediyordu. Kemiyete bakarsanız zaten o geçmişte bundan daha fazlaydı diyebiliriz. |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,227
| ewet yukarıdaki tespitler mukemmel..... biz zaten vardık , onların korkusu bizden değil kendilerinden.... kendi yargılarından ve özeleştrilerinden o kadar çok tırsıyorlarki..... hani vicdan muhasebesi yapıyorlar galiba.... şimdi ezdikleri kimselerin kendilerini ezecekleri zannıyla korkudan ne yaptıklarını ne dediklerini bilmiyorlar.... ![]() |
| |
| | #4 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Sep 2007 Yaş: 23
Mesajlar: 222
| söleyecek o kadar söz var ki fazıl efendiye ama ..lüzum bile görmüyorum artık.. kendi zihiniyetlerini ortaya koyuyorlar işte kişi kendisi gibi sanırmış karşısındakinide..ayrıca islamcılar arttı ne demek biz zaten bi islam ülkesi değilmiyiz ortaçağ kafaları bunlar..ne hali varsa görsün aslında gitmesi daha avantajlı olur bir misyoner eksilir ülkemizden.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |