ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Köşe Yazıları


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 13-02-2008, 01:05   #1
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
Arrow Hangi Mahalle Baskısı?‏ (Mailime geldi sizle paylaşım dedim..)

Hangi Mahalle Baskısı?


Bir toplumun korku figüranlarının gazete kâğıdından bina edilmiş bir dolmuşa binmelerine atfen yazılmıştır.
Gazeteciliğin altın kuralıdır 5N 1K…
Açılımı; Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Neden? Kim?
Elinize haber olabilme ihtimali taşıyan bir ihbar geldiğinde bu altın kural işlenir ve ortalığa objektif, gerçekçi, tekzibe kapalı bir haber abidesi ortaya çıkar.
Bir kavram üzerinden çok fazla kafanızı şişirme düşüncesinde değilim ancak; izlediğim haberlerden biri var ki zorla gazetecilik oyunu oynayacağız.
Haber özetle şöyle:
“Türban serbestîsinin ardından türban kullanmayanlara yönelik mahalle baskısı olabilir”
Yani haber içeriğinde nezaketen de olsa habercilik kaidelerine ters düşmeme adına (ya da “bunca yıl bunun eğitimini gördük şimdi hocalarımıza ayıp olmasın” diye düşünülerek) “olabilir” gibi bir yargı yok ama verdiği mesaj apaçık bu!
Şimdi 5N 1K ya geri dönelim…
- Sorun ne?
- Başörtü takmayanların karşılaşması muhtemel baskılar.
- Nerede?
- Mahallede.
- Ne zaman?
- Türban, Üniversiteler de serbest olduktan sonra.
- Nasıl bir baskı bu?
- Başörtü takmayanlara “Müslüman değil gözü ile bakılması” ve “Müslümanlığa aykırı hareket ettikleri kanısı oluşacağından bu doğrultuda bir dizi ayıplamalar, başını örtmesi yönünde psikolojik baskılar yapmak.
- Bu baskının nedeni ne olabilir?
- Çünkü başörtü takanlar örnek gösterilen ve evlilikte daha çok tercih edilenler olacaklar. (mış)
- Kim yapacak bu baskıyı?
- Kendisi, kızı, gelini başörtülü olan insanlar.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 01:21   #2
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
Arrow

Bu ne biçim senaryo!” demeyin hemen. Bal gibi senaryo işte… Üstelik bu senaryoyu yazanlar öyle gişe rekorları kıran filmlere imza atan senaristler değil. Zaman, zaman ortaya çıkıp duruma göre senaryo üreten ve isimleri genelde “şu kurumdan bir yetkili” ya da “falan kuruma yakınlığı ile bilinen biri” şeklinde telaffuz edilen ve hemen, hemen her dönemde karşımıza çıkan “Abdi muğlâk” şahıslar… Üstelik bu söz sahibi gizli yüzlerin, dünyalımı yoksa uzaylımı oldukları bizce de meçhul. Yine de çok yukarıdan bir yerlerden dünyayı gözetliyor olmalılar ki rahatlıkla gelecekten haber verir oldular.
Yapmayın beyler! Hadi olaylara “bizim gibi olmayanların sorunu” gözü ile bakıyor olabilirsiniz. Tamam, “bize ters bir partinin tabanı” yakıştırması yapabilirsiniz. Tamam, yasağın kaldırılması hakkında “sadece siyasi şov amaçlı bir icraat” düşüncesine de kapılabilirsiniz. Ama lütfen olayı mahalle baskıları olacağı yönünde korkular öne sürerek ve bu şekilde değerlendirerek o aydın kafalarınızın o engin fikirlerinizin böylesi bir patinaj çekmesini kendi elinizle sağlamayın! Hadi şu “hödükler” ne yaptıklarını bilmiyor da siz de modaya uyup “hödüklük” yapmayın!
Neden mi? Yine 5N 1K kuralından faydalanarak açıklayayım:
- Sorun ne?
- Başörtü takanların okula alınmamaları, yıllarca okudukları okullardan sonra nihai okulun bahçesine dahi alınmamaları ve dahası birden bastırılan bir yasak yağmuru ile okumakta olan kimi 3. Sınıf kimi son sınıf öğrencilerin okullarından uzaklaştırılmaları
- Nerede?
- Burada, yanı başımızda!
- Ne zaman?
- 80’lerin sonu, 90’ların başı.
- Nasıl bir sonucu oldu bu yasağın?
- Yıllarca ilk, orta, lise ve dershane sıralarında dirsek çürüten ve ideali olan insanların bir anda istedikleri üniversitelere ya da okudukları üniversitelere kıyafetlerinden dolayı alınmamaları ile ciddi bir psikolojik sorunla beraber sırf inançları ve doğru bildikleri yol uğruna başlarını örtenlerin baskılar görmeleri ile sonuçlandı.
- Bu baskıların nedeni ne?
- Çünkü yıllarca bir umut ile kızlarını okutan aileler bir anda ümitlerinin dış görünüşe kurban gitmesini hazmedemediler ve birçok aile “sen de aç kızım ne olacak? Okul bitince kendi işinde istediğin gibi kapatırsın” tarzında yahut “buraya kadar geldin şurada okulun bitmesine ne kaldı açıver kızım” gibi “geri adıma” iten baskılardı.
- Kim yapıyordu bu baskıları?
- İşte şimdilerde moda bir şekilde çiklet gibi “şahsı muğlâk” kişilerin ağzından gazetelere manşet olan ve adına mahalle baskısı denilen şey tam olarak buydu. Hatta bırakın mahalleyi bu kızcağızlar ev baskısı bile gördüler ve belki aileleri mahalleden daha çok baskı uyguladılar. Bu baskıların ve yelkenleri suya indirmenin neticesinde birçok kız inançlarından taviz vermek zorunda kaldı ve taviz tavizi doğurdu bunun sonucunda da ahlaki yozlaşma ve kimlik bunalımları başladı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2008, 01:22   #3
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
Arrow

Evet, sorunun medyaya yansıyış biçimi ile halk içinde yaşanılan biçimini değerlendirmeye çalıştım. Bu iki farklı değerlendirmenin hangisinin haber değeri taşıyıp taşımadığına siz karar verin. Aslında her iki değerlendirmeden sonra çok fazla yorum yapmak abes kaçabilir ancak ben yine de sırf “inandıkları gibi yaşayamayanların” her türlü istismara açık üniversite ortamında “yaşadıkları gibi inanmak” zorunda bırakılmalarından duyduğum rahatsızlığa bir paragraf açmak istiyorum.
Bugünlerde sokaklarda o kadar çok başörtülü insanın taşıdığı kimliğe aykırı hareket ettiklerine şahit oluyoruz ki, neredeyse her kimliğini kaybeden başörtülü kız “denize düşen yılana sarılır” sözünü doğrularcasına düştükleri ortamlarda kimliksiz ve biraz da niteliksiz kalmış olmanın sıkıntısı ile üniversite toplumuna bir nevi “yamanmak” gibi bir görüntü çizdiler. Ve inandıkları yolda örtünenler dışlanmamak için inanmadıkları gibi yaşamaya başladılar. Tek fark üniversitelerden çıktıktan sonra yine kendi kimliklerini sergiledikleri halde kimliklerine ters davranışlar sergileyip kimliklerine de zarar verdiler. Burada ben olaya hiç masum bir gözle bakmıyorum. Şöyle ki; Bu yasağı, nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman olan ve yüzyıllardır birbirlerinin kişisel tercihlerine pek karışmayan bir milletin yaşadığı ülkede uygulayan güçler, böyle bir yol ile “dindarların Açmazı”nı sağlayıp ya da “kimlik bunalımı” oluşturup toplumda dengeyi bozucu ve ahlaki erozyon sonucu ayrışmayı, kopmayı ve kendi temelinden, özünden, benliğinden uzaklaşmayı yaşamaktan ötürü huzurun kaçmasından faydalanarak “kirli emeller güden dış mihrakların” ekmeğini yağlama adına böyle bir yol düşündüler.
Şimdi bu yasağın kalkması ile kimliksizlik bunalım yok olacak ve toplum “olduğu gibi görünen” bir yapıya kavuştuğundan bütünleşme, birleşme ve yakınlaşma yoluna gidecek. Başörtüsüne körü körüne ve hiçbir akılcı dayanağı olmadan sadece korku senaryolarından beslenerek ve biraz da medyanın dolduruşuna gelerek karşı çıkanlar ise çok geçmeden bu korkuların yersiz olduğunu kavrayacak dolayısı ile de bütünleşme ve “çok kültürlü zengin bir medeniyet” yoluna doğru güzel bir adım atılmış olacak.
Tek tip bir millet istemek hem akıl dışı hem bilim ve mantık dışı hem de “birçok milletten oluşan büyük bir millet” yoluna aykırı bir düşüncedir. Tek tip ve sivil bir zihniyetten uzak bir toplum bir nevi totaliter bir komünizm yaşayan Lenin’in (Hitler’in Nazizm’i ile Lenin’in komünizmi arasında sadece söylem farkı olduğunu ve icraat tarzı değişik olsa da hemen, hemen aynı amacı taşıdığını her aklı başında tarafız gözlemci kolaylıkla anlar) Sovyetler birliği gibi yok olmaya ve parçalanmaya mahkûmdur.
Eğer gerçekten ülkemizi seviyorsak bu yola bu ülkenin evlatları olarak ilk önce biz karşı çıkacağız ve sivil, bağımsız, demokrat, vatansever, inançlara ve tercihlere saygılı bir toplum olarak muasır medeniyetleri oynayanları bile bizden çok daha geride bırakacağız. Unutulmamalı ki kişinin mutluluğu toplumun mutluluğunu getirir. Toplum mutlu olunca da bir devleti tutabilene aşk olsun.
Enes Ali
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 09:53


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats