![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Sevmedikleri dindarlarin hic olmazsa kendi alanlarinda, yani dindarlikta, one gecmelerine izin vermezler. Nerede olursa olsun, "birincilik" onlarin hakkidir. Dindarlik skalasinda da "uste cikmak" icin, derhal "hacidan hocadan" "carsaflidan sakallidan" kotu ornekler bulurlar. Yuruyus bicimlerinden baslanip, yere tukurmelere varincaya kadar olmadik magandaliklara, akla gelmedik kazmaliklara konu edilirler. Namaz kilanlar, oruc tutanlar, hacca gidenler uzerinden "kaypaklik" ve "doneklik" tarifleri yaparlar. Boylece "Benim kalbim temiz..." deme hakkini elde tutarlar. Namaz kilanin "Benim kalbim de temiz..." hakki yokmus gibidir. Onlar ki Araplara para kaptirmazlar. Onlar ki daha cok vatanseverdirler. Onlar ki vergi kacirmazlar. Onlar ki kirmizi isiktan gecmezler. Onlar ki karanlik emelli "ideolojik ic cemberler" e bulasmamislardir. Boylece, dindarlarin onlar gibi olma iddialarinin hepsi bastan naylonlasir. Asla sahici vatandas olamaz dindarlar. Onlarin onayladiklari yere kadar, onayladiklari kadar var olurlar. Onlarin simdilik idare ettigi "kendini bilmezler" olarak ortalikta dolasirlar. *** Dindarlik skalasinda uste cikmak icin akademik usuller de kullanilir. Bunun icin kafasi az bucuk calisan, agzi laf yapan, icabinda kose verilecek bir figur bulunur. Bu figur her turlu tartisma programinin gediklisi yapilarak, biraz da galip getirilerek otoritelestirilir. Kisa zamanda, dindarlarin dindarlik uygulamalarini kucumseyerek, ortunenlerin cahilligini acik ederek, "Islamci"larin kirli camasirlarini ortaya dokerek, kendilerini onlardan "daha iyi" hissettirecek bir soylem kivami yakalar. Bu figurun dindarlara yuksekten bakmaya arzulu haset ehlinin heveslerine gore "kendin pisir kendin ye" dini icad edip, onlara dindarlik skalasinda da "iktidar" zevki tattiracak "yanar doner", "kivirtma ustasi", "fetvabaz" ilahiyat teorisyenleri icinden secilmesine ozen gosterilir. *** Eger yeterince zeki ve demagog bir figur bulunamazsa, daha dusuk profilli bir "otorite" icad etmek de mumkundur. Kendini ispatlamaya hevesli, tatmin edilmemis arzulari olan birileri mutlaka vardir. Bunlar ya "itirafci" olarak takdim edilirler ya da herkesten farkli soylemleri olan "Islamci yazar" orijinalligi ile sunulurlar. Anahtar deliginden yatak odasini gozetleyen cocuklar kadar heyecanli konusurlar. Icten ice bir yaranma gayretleri vardir. Sohret olup TV ekranlarinda vaftiz olma arzulari da vardir. Yeri geldikce, laylaylom yasamlarin uzerine sos diye sIkilmak uzere saklanirlar. Yanaklari sIkilir. Ciddiye alinmazlar. Soylediklerinden geyikler uretilir. Rezil edilse de onemli degildir. Yine puan kazanir. Asla harcanmaz. Aksesuar diye bir kenara ilistirilmek uzere soldurulmadan, yipratilmadan saksida bekletilir. Kandil gecelerinde, cuma sabahi programlarinda "sus hocasi" olarak gosterilir. "Bakin, dindarlar da boyle, idare edelim iste..." seklindeki biyikalti gulmelerle, kendi nefislerine ve iktidar heveslilerine rahatlama mesaji gonderirler. *** Kendi aralarindan biri dindar olacak olursa, en gizli silahlarini cikarirlar. Evvela, "Kendini dine vermis..." diyerek "oteki"lestirirler onu. Sanki enfeksiyon bulasmis gibidir ona. "Ah, zavalli!" ic cekisleriyle ardindan acinarak bakilir. Sonra, "Cok degismis..." de olur aralarindan kopan.. Artik "normal" degildir. "Kandirilmis olabilir." "Yakinda duzelir..." Vitrinlerde etek bluz pesinde kosmaktan vazgecmesini, araba modelini yenileme telasinin durulmasini belirgin hastalik semptomlari olarak sayarlar. Nisantasi'nda gorulmeyisler, o meshur cafede oturmayislar, her an "kapanabilir" oluslar cok ciddi fonksiyon bozukluklari olarak gorulur. Boylece, belki farkinda olmadan, kendi "dindarlik"larini ele verirler: Tesvikiye'de bulusmaya "hacca gitme" heyecani yukleyen bir "din"lerinin oldugunu ancak o zaman farkedersiniz. Cihangir'de bir cafede gorunmeyi "vecibe" sayan bir "din"e ilgi duyuyorlarmis meger. Kullarinin ayakkabilarini cogaltmasini "vacip" eyleyen, araba modelini yukseltmelerini "farz" kilan, etek bluz pesinde kosturmalarini "ibadet" sayan bir din"in mensubuymuslar. Dudagina icki degmedikce kendini "abdestli" saymayan, sacinin tek telini bile gizli birakmayi sacinin tek telini bile gostermek kadar "cehennemlik" sayan bir tur mutaassip "dindarlik" mis yasadiklari. *** Tanimlayan onlardir; dindarlar ise tanimlanandir. Tanimlayan tanimlananin patronudur. Onlar oznedir, dindar nesnedir. Diledikleri bicime sokabilirler dindarlari. Kendi kafalarindaki sablonlari dindarlara da yukleme haklari saklidir. Ornegin, kendilerinin ortuluyu disarida birakan bir kamusal alanlari varsa, ilk firsatta, dindarlarin da ortusuzu disarida birakan bir kamusal alan kuracaklarini dusunurler. Kafalarinda besledikleri rovansist, misillemeci, intikamci din anlayisini dindarlara yamarlar ki, kendi ettikleri konusunda "hakli" ciksinlar. Islam'in zorla bas actirmak kadar, zorla bas ortmeye de karsi olduguna bir turlu inanmak istemezler . "Islam'in sarti insan olmaktir; insanin tercihini iptal eden, iradesini inciten her turlu zorlama Islam disidir" desem aldiris etmezler. Inanmak istedikleri uzerinden dindarlara gizli niyetler atfetmeyi surdururler. Cunku burasi "oteki"ne hukmetme zevkinin en tatli yeridir. Senai DEMIRCI |
| |
| | #2 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,469
| Alıntı:
Senai demirci ne güzel ifade etmiş ![]() Kör Ve sagır olmaktansa Ötekiler olmayı Tercih Ederim ![]() | |
| |
| Konu Araçları | |
| |