ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Köşe Yazıları


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 05-06-2008, 01:21   #1
GNCR
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Nazife Şişman (Gençliğin icadı ya da hayatın ertelenmesi)

Gençliğin icadı ya da hayatın ertelenmesi

Nazife Şişman


Genç kızlığa adım attığım ilk yıllarda gittiğim bir misafirlikte ev sahibi hanım, ‘cahiller bu tarafa otursun’ deyip beni ve ablamı salonun diğer köşesine buyur ettiğinde, adam akıllı bozulmuştum. Cehaletin gençler için bir hoşgörü nedeni olduğunu ve bu nedenle de cahil demenin genç demek olduğunu bilmiyordum o yıllarda. Bilginin tecrübe ile bağının kopmadığı geleneksel toplumda, her ne kadar ‘akıl yaşta değil, baştadır’ dense de yaşla bilgi, daha doğrusu ‘bilgelik’ arasında ciddi bir paralellik söz konusudur. Bu manada gençler, daha pek çok fırın ekmek yemesi gereken ve bu nedenle de hoş görülen bir kesimidir toplumun.

Gençliğin süresi

Çocuklukla yetişkinlik arasındaki geçişin, kültürden kültüre değişen özellikler gösterse de hep bizdeki ‘delikanlılık’ muadili birtakım kelimelerle vasıflandırıldığını söylemek mümkün. Birçok toplumda, kanlarının deli aktığı bilindiğinden hoş görülür gençler. Ama bu hoşgörünün sınırları da, gençliğin süresi de toplumdan topluma değiştiği gibi tarih boyunca da değişmiştir.

Modern dönemle birlikte çoğu alanda yaşanan köklü değişim ve dönüşüm, kendisini çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamasında da gösterir. Berger, bir İngiliz sosyoloğundan naklen, gençliğin buharlı makine ile aynı zamanda icat edildiğini söyler. Buharlı makinenin baş mimarı Watt (1765), gençliğin icadında baş rolü oynayan kimse ise Rousseau’dur. Rousseau 1762 yılında çocuk eğitiminin temel ilkelerini dile getirdiği “Emile” adlı kitabı yazdığında, modern çocukluk ve gençlik telakkisinin temellerini atar.

Gençliğin tanımını ve muhtevasını değiştiren en önemli etkenlerden biri, eğitim süresinin hızla uzamasıdır. Bu, sadece çocukların üretim faaliyetlerinde yer almasının kanunla yasaklanması değil, aynı zamanda bir işe girebilmek için eski dönemlerle karşılaştırıldığında çok uzun bir eğitim sürecinden geçmelerinin gerekmesi anlamına gelir. Sonuç olarak, bundan bilemediniz yüz sene önce, iki üç senelik bir zaman süresi ile sınırlı olan gençlik safhası, günümüzde çoğu birey için, on hatta on beş seneye kadar uzayabilmektedir. Böylece on–on beş yıllık bir dönemin sahipleri olarak yeni bir toplumsal kesim ortaya çıkar: Gençlik

Denis Riley, aynen gençlik gibi toplumsal bir kategori olarak “kadın”ın da on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıktığından bahseder. Yeni bir toplumsal kategori olarak kadınlar, son iki yüzyıldır toplumsal konumlarını belirlemeye çalışıyorlar. Betty Friedan’ın ‘adı olmayan sorun’ dediği ‘ben kimim?’ sorusunun cevabı, bulmaya çalıştıkları. Bu manada, aynen kadınlar gibi, yeni bir toplumsal kesim olan gençlerin de sosyal bünye içerisinde nereye yerleştirileceği önemli bir sorun teşkil eder.

Uzun gençlik yılları

Çocuklukla yetişkinlik arasındaki bu yeni dönemin hakimleri olan, ama aynı zamanda üretim sürecinden dışlanan gençlik kesimi, aslında bir taraftan da istihdam fazlasını emen bir kanal işlevi görmektedir. Yani uzun gençlik yılları, bir kesim insanı işçi pazarının dışında tutarak, kapitalist ekonomi sisteminde istihdam açısından bir denge kurmaya yarar. Bugün Türkiye’de üniversite giriş sınavları ile oyalanan gençler, bu durum için iyi bir örnektir. Aslında işsiz olan bu gençler, öğrencilikleri uzatılarak istatistikî olarak daha düşük işsizlik oranı elde edilmesini sağlamaktadırlar.

Ekonomik açıdan fonksiyonel olan bu durum, sosyal ve kültürel olarak nasıl bir mevzilenmeye neden oluyor? Bu soruya, modern toplumun Batı’da geçirdiği tecrübe çerçevesinde bir cevap arandığında dikkati çeken husus, gençliğin kendine özgü bir kültüre sahip olma sürecidir. 60’lı yıllarda bu gençlik kültürü, daha ziyade karşı kültür hareketleri çerçevesinde şekillenmiştir. Çiçek çocukları, hippi kültürü gibi özgürlük hareketleri, modern toplum eleştirisini hedefleyen, ama aynı zamanda yapısı gereği, gerilimi boşaltan bir supap olmanın ötesine gidemeyen gençlik hareketleridir.

Militan gençlik

Bir Fransız’ın “Gençliğinde militan olmayan, yetişkinliğinde itfaiye memuru bile olamaz.” şeklindeki ifadesi gerçeklik kazanır. 68 hareketinin militanları ABD başkanı, İngiltere başbakanı olarak sistem eleştirisinden sistemi ne pahasına olursa olsun koruma konumuna geçerek, gençliklerindeki militanlığın hakkını verirler. Yirminci yüzyılın sonları ve yirmi birinci yüzyılın başlarında ise gençlik kültürü, tüketim toplumu ve kitle kültürünün çerçevelediği bir tanım ve konum kazanır.

Tüketim, cinsellik ve gençlik çerçevesinde belirlenen geç modern dönemin kimlik anlayışı, en belirgin görünümüne zamanımızın gençlik kültüründe kavuşur. Diğer taraftan, daha önceleri toplumsal ve ideolojik hareketlerde kendisini gösteren karşı kültür görüntüleri, son yıllarda daha ziyade bireysel başkaldırı şeklinde kendisini göstermektedir. Yani bugün siyasetle pek bağlantısı olmayan, hayat tarzı meydan okumaları ve aşırılıkları ile muhalefet yapmaya çalışan bir gençlik kültürü ile karşı karşıyayız.

Bir taraftan küfürlü şarkıları ile bütün kurallara meydan okuyarak ezilenlerin sözcülüğünü yaptığını iddia edip; diğer taraftan işçilerin sosyal güvenlik haklarının dikkate alınmadığı atölyelerde üretilen, kendi resminin basılı olduğu tişörtlerle bir servet kazanan Eminem, geç modern dönemdeki gençlik kültürünün siyasal tavrının en belirgin örneğidir. Bir zamanlar toplumsal dava adına banka soyan gençler vardı. Bugün kişisel serveti için ya da sadece yapabileceğini göstermek üzere internet üzerinden banka soyan ‘hacker’ler söz konusu.

Sorumluluk dışı dönem

Yetişkinliğin birtakım nimetlerine kavuşurken, buna mukabil yüklenilmesi gereken sorumluluklardan uzak kalınabileceği bir konum olarak gençlik, günümüzde adeta fetişize edilmektedir. Her daim genç kalma üzerine kurulu modern benlik anlayışı, başka bir yazının konusu olacak kadar kapsamlı ve yukarıda birkaç unsuruna değinilen gençlik kültürünü etkileyen unsurlardan. Kısaca ifade etmek gerekirse, önceleri üretimden daha sonra siyasetten uzak bir şekilde konumlandırılan gençlik dönemi, günümüz tüketim toplumunda ise daha ziyade tüketim süreçleri tarafından belirlenen bir konum kazanmıştır. Sorumluluk dışı bir dönem olarak da adlandırılabilecek gençlik dönemi, aslında bir nevi hayatın ertelenmesi süreci olarak da görülebilir.

...

23 Nisan’da çocuklara koltuklarını bırakan yetkililer, neden gençlik bayramında bunu yapmıyorlar? Birincisinde, çocuk oyunlarında ‘fasulyeden’ oynama şeklinde tanımlanan bir durum söz konusu. Oysa gençler, zaten koltuklara oturacak yaşta oldukları için mi böyle bir mizansen düzenlenmesinden korkuluyor?
25.05.2003
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 05:22


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats