ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Köşe Yazıları


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 11-06-2008, 14:59   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2006
Yaş: 18
Mesajlar: 290
Varsayılan Adanmış bir gönül insanı Hacı Ata

Muhittin Küçük Bey, uzun bir çalışmadan sonra Hacı Kemal Ağabey'le ilgili beklenen kitabı istifadeye arz etti... 22 Nisan 1926'da doğup 13 Mart 1997'de vefat eden Hacı Kemal Erimez'in hayatını, büyük gayret ile onu tanıyanlarla görüşerek anlatmaya çalıştığı bu kitap biz okuyucuların ufkunu açacak mahiyette... Şahsen 1962'lerden beri Hacı Kemal Ağabey'i tanıyorum. Onunla çok beraberliğimiz de oldu; ama bu çalışmadan pek çok şey öğrendim... Benim gibi pek çok kimsenin de aynı kanaata varacağını tahmin ediyorum.
Şu ifadeler de dolu dolu yaşanmış güzel bir ömrü ne güzel ifade ediyor: "Türkiye'den doğan, bütün dünyayı kuşatan eğitim seferberliğinin ve gönüllüler hareketinin en önde giden neferlerinden biri... Hacı Kemal Erimez. Orta Asya'da bilinen ismiyle Hacı Ata... Onun yaptığı hizmetlerle gönüllere nasıl taht kurduğunu anlatan en güzel tablo 14 Mart 1997 tarihinde yaşandı. Bu tabloyu oğlu Celâl Erimez şöyle tasvir ediyor: 'Cenazeye Türkiye'nin dört bir tarafından insanlar geldi otobüslerle. Çocuğu, yaşlısı... Belki çoğu babamı bizzat görmemişlerdi. Hepsi hüngür hüngür ağlıyorlardı. İşte bu, insana çok şey anlatıyordu. Babam meşhur bir insan değildi. O ne bir Necip Fazıl'dı ne de Turgut Özal. Ama onlarınki kadar kalabalıktı cenazesi..."
Mehmet Doğan Bey diyor ki: "Ya gözyaşları! İstabul'un her kaldırım taşında bir damla gözyaşının bulunduğunu söyleyen o asil ruh, 'Hizmet hatırına çevirmediğim ayakkabı, tutmadığım ceket kalmadı.' demişti. Hizmet hatırına, nefsini böylesine ayaklar altına alışla açıldı yollar. Hakk'ın hatırına herkese açıldı, uzandı o güçlü kollar. Beylikdüzü'nde, okul yapmak için bakılan o güzelim arsaya maddi imkân yetmeyince, koçlar gibi kükreyerek ağlayışını hiç unutamam. Ömrümde öyle bir erkek ağlayışı az gördüm." İstanbul Fatih'te esnaf Mustafa Topuz'un manav dükkanı, Hacı Kemal Ağabey'in uğrak yerlerinden biridir. Kaldığı eve çok yakın olan bu manav dükkanı, onun dostları ve arkadaşlarıyla buluşma yeri gibidir. Hacı Ağabey, orada yerine göre bir tabureye, yerine göre boş bir elma kasasının üzerine oturarak arkadaşlarını bekler. Manav Mustafa'nın dükkanı onun vefatıyla sanki yetim kalır. O diyor ki: "Hacı Ağabey geldiği zaman hep hizmetten bahsederdi. Onun işi gücü hizmetti. Ben onun sayesinde her yıl garip çocuklardan en az kırk-elli tane öğrenci gönderiyordum dışarıya. Fakir çocukları oraya gönderemediği zaman çok üzülürdü. O ne zaman ki öldü, fakirlerin yolu kesildi. Hizmete kendini adamış, şahsına ait parası pulu olmayan, 'Bir yorganım olsa bana yeter.' diyen, başka hiçbir şey düşünmeyen bir adamdı. Çok yerden davet ederlerdi, gitmezdi. Burada bir çeyrek ekmek ile bir salkım üzüm yerdi; ama yenmeyecek yerde en mükemmel sofralar bile olsa tenezzül etmezdi. Adam, iş adamıydı, nefes alacak vakti yoktu. Sokakta ne yerse, ne içerse: Bir salkım üzüm bir bardak çay, bir çeyrek ekmek... Gecesi gündüzü yoktu. Şimdi benim ölümüm olmuş oldu, öldükten sonra. Hacı Ağabey'in her şeyini özlüyorum; bağırmalarını, heyecanlarını, gülmelerini, ağlamalarını..." İşte böyle bilmediğim pek çok hatıra ve malumatı ihtiva eden bu güzel kitap "Adanmış Bir Gönül İnsanı HACI ATA" ismiyle istifademize arz edilmiş...

29 Nisan 2007, Pazar
ABDULLAH AYMAZ

Zaman Gazetesi
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 23:27


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats