ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Makaleler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 09-01-2008, 12:29   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
Varsayılan Yolculuk nereye?


Yolculuk nereye?İlerleyen günler ve gecelerde bizim yolculuğumuz nereye?Soluk alışverişlerin ardında saklı Ah’ların, göz pınarlarımızdan akan yaşların ardı sonu gelmemesinin verdiği hengameli duygularla, bizler nereye!Bir boşluk, bir bakış, bir tutuş, bir varoluş heyecanının ardında nice zorlukları aşıp gelen SEN! Son durağın neresi? Bu yol sana, bana, onlara… daha uzar gider mi?Elini kolunu nereye koyacağını bilememezlik içerisinde yaşarken sen, bizler hüsranın eşiğindeyken ve kardeşler kardeşlerine küsmüşken… Yol’un sonunda neler var bizleri bekleyen?
Adımların ADAMLARI sendelettiği, taşların kayalara kafa tuttuğu, serçe parmağın “yüzüğü ben taşırım çabası”!!! Ne kadar da karışmışız biz bize, ne kadar da karışmışız birbirimize…

Senin elin benim cebimde, ONLARIN eli kimin cebinde? Yağlı urbalar takılıyor ŞEREF’in boynuna, ipi çekiyor ŞEREF-siz… Ne oldu da bir anda tersine döndü her şey. Ne oldu da avuçtaki misket misali bir o yana bir bu yana savruluyor DÜNYA!?

Mal mülk aşkının yakıp kavurduğu beden… Gözlerinin önünde ki hayal perdesini ne zaman çekip indireceksin. Yere ne zaman çalacaksın MADDİYAT’ı. Darwin bile bin pişmandır söylediklerine… Oysa sen?

Gözler neden hep karada, kolayda, haramda…

Böyle mi emredilmişti bizlere?!!! “Üç günlük dünya” diye diye bitirdik dünya hayatını… Kısalttığımız hayatta, küçük gördüğümüz bu yaşamda “kan emicilik” ne diye…

Yol nereye, bu gidiş nereye?

Adımlar ileri götürmesi gerekirken bizleri, geriye gidişte nereden çıktı şimdi. Her adımda ileri gitmek varken, geri geri koşmakta niçin?

Nedenler, niçinler, sorular, ah sorulara verilmeyen cevaplar! Ne çok karışmışız biz böyle… Ne çok eksik kalmış, eksik bırakmışız böyle.

Dün günlerden neydi, bugün ayın kaçı, hangi mevsimdeyiz… “-Ohooo kış gelmiş çatmış…” Biz hep sonbaharda mı takılı kaldık?

Kaybediyoruz, tüketiyoruz, solduruyor, düşürüyor, sonra da acımasızca üzerine basıp geçiyoruz. Peki NEREYE?

Yağlı urbaları kim geçirdi boynumuza, ipi kim verdi O’nlara.

Acılar, ağlayışlar, katliamlar… UTANMAZCA insanların yüzüne bakıp “haklıyız” cümleleri kurmalar. Dar pencerelerden bakmaya mahkum bırakılmışken, ne geniş düşünür olduk. Böyle dar odalarda kıstırılmışken(!)…

Kim söyledi, biz işittik. Biz söyledik, kim işitti? Yazdık, çizdik, sildik… Okundu mu, bakıldı mı, araştırıldı mı?...

Alışmışız “Armut piş ağzıma düş” ağzımız açık bekliyoruz armutların olgunlaşmasını…Ağzımız açık izliyoruz ARMUTLARIN GELİŞMESİNİ(!) Bundan böyle armut pişip, ağzımıza düşer mi?

İnlerden çıkmış boz ayılar! Oysa mevsim kış değil mi?

Küçük odalarda büyük sözler söylenir olmuş, büyük sözlerle büyük insanlar ezilir olmuş(!) Yazık değil mi bize, yazık değil mi geleceğe!

Kim yıktı bu duvarı! Yıkılan bu duvar ardında yeni duvarı kim örmekte… İstikameti kim değiştirdi, kaptanın rotasını kim çizdi? Yazılı senaryolarda kimler figüran…

Değiştirdik mi? Değiştik mi… Daha bunu bilemiyoruz.

Cahil kaldık, “âlim” kıldık kendimizi. Karanlığa battık, “aydın” verdik ismimizi…

Katiller!

Mazlum rolünü oynayan katiller!

Acıdık kimi zaman, besledik kimi zaman, yaralarını silip, ekmek verdik yeri geldi. Söz olduk, iş olduk, güç olduk zamanı geldi…

Ellerdeki kan, susayan dudaklara sürülünce…

“İNSANLIK BİTMİŞ” dedirtiyor işte…

Cidden? Bitti mi insanlık. Şimdi elemi kim yük edecek, acıyı kim çekecek. En insani duyguları kim besleyip büyütecek?

Bir yerlerde ölmeyen ruhlar var! Ölmeyen ruhların bütünleşme vakti gelmedi mi? Tam içinde yarımız, bütün içinde eksiğiz… Elbet gün gelir tekerrür eden tarihte kendimizi yeniden buluruz!

KENDİMİZİ YENİDEN BULUR VE DOĞRULURUZ. Bunun adı İNSANLIK… Hadi BUL KENDİNİ İNSANLIK…

Bu gidiş Hakka olsun, sonu hüsran değil, mutluluk
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-01-2008, 13:44   #2
Er
 
Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8
Varsayılan nasihat

İNSANLARA NASİHAT

Başarılarınla övünme, yapma sen gurur
Hiçbir zaman bulma, kimsede kusur
İnsan beşerdir, şaşar hata olur
Sen gönlünü aç, sevgiler içinde
Kal sevgilerle, maabet içinde

Doğruluktan ders al, eğri söyleme
Kendini yalan ile, cunup eyleme
Doğruysa yolun, mevla seninle
Olmasın yalan, doğuru içinde
Bir eğri kelam, cunuptur doğru içinde

Kimsenin hakkı, kimsede kalmaz
Hak yiyenin hayatı, kendine lezet vermez
Çıkar aheste, aheste, bir teki kalmaz
Verir hesabı, zorluklar içinde
Geçirir mahşeri, hesap kitap içinde

Zalimin zulmünden sakın, gidersin güme
Cehalet şerrinden korun, olma hercüme
Sevsin herkes seni, sen ol herkese tercübe
Koru kendini, doğrular ile akıl içinde
Var ise sende doğru, ol ferah içinde

Kendini beğenip, yüksekten uçma sakın
Alçak dur, gönüllerde olmaktır hakkın
Etme kimseye haset, sen ol hakka yakın
Kırma gönülleri, kal güzel gönül içinde
Kal hizmetinle sen, ebedi alem içinde

Dostunun düşmanı ile, sakın dost olma
Dostunu da kaybedersin, sakın yakınma
Hatayı kendinde ara, kimsede bulma
Hatalar üzer seni, dostlar içinde
Kalırsın dostsuz, tek baş içinde

Yeşili koru, kirletme dünyayı sakın
Sağlıklı günler bulursun, pek yakın
Temiz tut çevreni, kalmasın merakın
Rahat ol sen, temiz dünya içinde
Kalmışasın kurak dünyada, pislik içinde

Kul hakkı yeme, olsadan baldan
Vebala girme, olursun haktan
Gir üstüne bir çul, bin bir yamadan
Kimsenin hakkı olmasın, yama içinde
Kalmasın kimsenin hakı, o çul içinde
Anne baba kimetini, bilmeyenler
Hizmet ile ihtiyaçlarını görmeyenler
Onları saymayıp, onlara yüç çevirenler
Ömrünce yüzleri gülmez, kalır darlık içinde
Çekerler yokluğu, ömür bilah içinde

İnsanın en kutsalı, Anne Babadır
Yaptıkları sanılmasın, hepsi hebadır
Onlara hizmet, görevi edadır
Kabuldur duaları, her an içinde
Bedualarını alan, incinir ömür içinde

Cahil ile olma, zarardır sana
Kamil ile ol, görevin edadır Sana
Sen sende seni bil, kafidir Sana
Zarar görmezsin, yaşam içinde
Günün ferah geçer, huzur ile icap içinde

Yanlışı gör, akkılı ol, olma serseri
Bilir ol, yanlış eyleme, fazla gitme ileri
Yanlış dille söyletme, incitme kimseyi
Sızlamasın vicdanın yanlış içinde
Gönüllerde kur saray, otur rahat içinde

Kim almış felekten meramını, bakma kem
Bırakırsın mal ile mülkü, kalır sana bir tek kefen
Yarın ölecekmiş gibi, düşün her dem
Boş giti dedirtme, laflar içinde
Yolculasınlar seni, namaz ile niyaz içinde

Gidenlerden al, birazcık ibret
Mürşidin kamil olsun, haberdar ol sen senden
Bir cümle sohbete, lafın geçerken
Olmayasan, haset yalan içinde
Mezarında rahat yatasınki, huzur içinde

Et muhtaca yardım, elinle gizle
Kimse görmesin verdiğini, sende söyleme
Sakın ha bekleme, verdiklerin geri gelir diye
Yüzler gönüller gülsün, sevgiler içinde
Cenabıhak bilir, kaybolmaz hesab içinde

Tok olmazsın, komşun olursa aç
Yetiş komyuna, ol rahmet ışıklar saç
Yardım et komşuna, olmasın başkasına muhtaç
Sana etsin dualar, o an içinde
Göresin mahşerde, mükafatı hesap içinde

İyi ahlak doğrudur, her şeyden üstün
İnsan olmak marifet ister, olursa bütün
Olmayınca icraat, boşlaftır özün
Boş laf yürümez, bilgi içinde
Bilgisizlik zordur, cehalet içinde

Verdiğin sözü, her zaman yerine getir
Aldığın her şeyi, yerinde yetir
Almışsan borç, öde hesabı bitir
Almaya yüzün olsun, sevgiler içinde
Düşme gönülden gözden, kal muhabbet içinde

Boş ver diyerek, boşa yaşama
Yarın geç olur, düşüp ağlama
Çalış bugünden, zamana kanma
Olmayasın sefil, dostlar içinde
Kalırsın perişan, yaşam isinde

Göz açıp kapanıncaya kadar, biter yaşamın
Kıymetini bil, gidişe yetmez zamanın
Zikirlerini eda eyle, bugünden kıl namazın
Değsin yaptıkların, güzelikler içinde
Eyvah eyleme, dar zaman içinde

Ahmaktlar çekerler, cef ile cefa
Dünyalan onun olsa, kendinde yoktur kafa
Almaz nasihatları, duyduklarını da kaldırır rafa
Hazineler onun olsa, Kalmaz içinde
Ne yapsan anlamaz, kafası boşluk içinde

Sen sen ol, kötülükten sakın, günah işleme
Helalı helal bil, mundarda bilme
İnsanları hoş eyla, itibarını yetirme
Yetirirsen itibarı, kalırsın zorluklar içinde
Düşersin gönülden, kalırsın vebal içinde

Tanlı vermiştir sana, iki el iki ayak
Sağlam isen ayıptır, başkasına el açmak
Kutsaldır çalışmak, boş kalma ahmak
Alırsın isteklerini, çalışma içinde
Varırsın hedefine, sabır içinde

Yaşa bir eş ile, nikahsız değil
Birlik olsun sevgiler, ikilik değil
Her şeyi güzel eyle, çarpık sa değil
Güzeldir yaşam, doğrular içinde
Sakınmak lazım, kalmayasın günah içinde

Sağlıktan başka, dünyada varmı tatlı
Benzemez bala, evlattan da tatlı
Kimetini bilmek lazım, sağlam hayatı
Çok bakmak lazım, sağlığa, zaman içinde
Yok sağlıktan başka, güzel alem içinde

Şebap der nevsine kul olma, verme o nefse aman
Kullan aklını, sendedir doğru, sendedir iman
Sabır eyle, vasil ol Cana, can ile canan
İnsan kendi bir cenet, cehenemdir yaşam içinde
Yeterdir anlayana bu öğütler, ömür içinde zaza12 erkan bulgulu
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-01-2008, 14:09   #3
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
Varsayılan

Bu şiiri kendinizmi yazdınız merak ettim..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-01-2008, 14:22   #4
Er
 
Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8
Varsayılan Zaza12

Yoooooooo Internetten Indirdim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-01-2008, 14:27   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
Varsayılan

Başkasına ait olan bi şiire adınızı eklemeniz doğrunu sizce..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 18:47


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats