![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
| Yolculuk nereye?İlerleyen günler ve gecelerde bizim yolculuğumuz nereye?Soluk alışverişlerin ardında saklı Ah’ların, göz pınarlarımızdan akan yaşların ardı sonu gelmemesinin verdiği hengameli duygularla, bizler nereye!Bir boşluk, bir bakış, bir tutuş, bir varoluş heyecanının ardında nice zorlukları aşıp gelen SEN! Son durağın neresi? Bu yol sana, bana, onlara… daha uzar gider mi?Elini kolunu nereye koyacağını bilememezlik içerisinde yaşarken sen, bizler hüsranın eşiğindeyken ve kardeşler kardeşlerine küsmüşken… Yol’un sonunda neler var bizleri bekleyen? Adımların ADAMLARI sendelettiği, taşların kayalara kafa tuttuğu, serçe parmağın “yüzüğü ben taşırım çabası”!!! Ne kadar da karışmışız biz bize, ne kadar da karışmışız birbirimize… Senin elin benim cebimde, ONLARIN eli kimin cebinde? Yağlı urbalar takılıyor ŞEREF’in boynuna, ipi çekiyor ŞEREF-siz… Ne oldu da bir anda tersine döndü her şey. Ne oldu da avuçtaki misket misali bir o yana bir bu yana savruluyor DÜNYA!? Mal mülk aşkının yakıp kavurduğu beden… Gözlerinin önünde ki hayal perdesini ne zaman çekip indireceksin. Yere ne zaman çalacaksın MADDİYAT’ı. Darwin bile bin pişmandır söylediklerine… Oysa sen? Gözler neden hep karada, kolayda, haramda… Böyle mi emredilmişti bizlere?!!! “Üç günlük dünya” diye diye bitirdik dünya hayatını… Kısalttığımız hayatta, küçük gördüğümüz bu yaşamda “kan emicilik” ne diye… Yol nereye, bu gidiş nereye? Adımlar ileri götürmesi gerekirken bizleri, geriye gidişte nereden çıktı şimdi. Her adımda ileri gitmek varken, geri geri koşmakta niçin? Nedenler, niçinler, sorular, ah sorulara verilmeyen cevaplar! Ne çok karışmışız biz böyle… Ne çok eksik kalmış, eksik bırakmışız böyle. Dün günlerden neydi, bugün ayın kaçı, hangi mevsimdeyiz… “-Ohooo kış gelmiş çatmış…” Biz hep sonbaharda mı takılı kaldık? Kaybediyoruz, tüketiyoruz, solduruyor, düşürüyor, sonra da acımasızca üzerine basıp geçiyoruz. Peki NEREYE? Yağlı urbaları kim geçirdi boynumuza, ipi kim verdi O’nlara. Acılar, ağlayışlar, katliamlar… UTANMAZCA insanların yüzüne bakıp “haklıyız” cümleleri kurmalar. Dar pencerelerden bakmaya mahkum bırakılmışken, ne geniş düşünür olduk. Böyle dar odalarda kıstırılmışken(!)… Kim söyledi, biz işittik. Biz söyledik, kim işitti? Yazdık, çizdik, sildik… Okundu mu, bakıldı mı, araştırıldı mı?... Alışmışız “Armut piş ağzıma düş” ağzımız açık bekliyoruz armutların olgunlaşmasını…Ağzımız açık izliyoruz ARMUTLARIN GELİŞMESİNİ(!) Bundan böyle armut pişip, ağzımıza düşer mi? İnlerden çıkmış boz ayılar! Oysa mevsim kış değil mi? Küçük odalarda büyük sözler söylenir olmuş, büyük sözlerle büyük insanlar ezilir olmuş(!) Yazık değil mi bize, yazık değil mi geleceğe! Kim yıktı bu duvarı! Yıkılan bu duvar ardında yeni duvarı kim örmekte… İstikameti kim değiştirdi, kaptanın rotasını kim çizdi? Yazılı senaryolarda kimler figüran… Değiştirdik mi? Değiştik mi… Daha bunu bilemiyoruz. Cahil kaldık, “âlim” kıldık kendimizi. Karanlığa battık, “aydın” verdik ismimizi… Katiller! Mazlum rolünü oynayan katiller! Acıdık kimi zaman, besledik kimi zaman, yaralarını silip, ekmek verdik yeri geldi. Söz olduk, iş olduk, güç olduk zamanı geldi… Ellerdeki kan, susayan dudaklara sürülünce… “İNSANLIK BİTMİŞ” dedirtiyor işte… Cidden? Bitti mi insanlık. Şimdi elemi kim yük edecek, acıyı kim çekecek. En insani duyguları kim besleyip büyütecek? Bir yerlerde ölmeyen ruhlar var! Ölmeyen ruhların bütünleşme vakti gelmedi mi? Tam içinde yarımız, bütün içinde eksiğiz… Elbet gün gelir tekerrür eden tarihte kendimizi yeniden buluruz! KENDİMİZİ YENİDEN BULUR VE DOĞRULURUZ. Bunun adı İNSANLIK… Hadi BUL KENDİNİ İNSANLIK… Bu gidiş Hakka olsun, sonu hüsran değil, mutluluk |
| |
| | #2 |
| Er Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8
| İNSANLARA NASİHAT Başarılarınla övünme, yapma sen gurur Hiçbir zaman bulma, kimsede kusur İnsan beşerdir, şaşar hata olur Sen gönlünü aç, sevgiler içinde Kal sevgilerle, maabet içinde Doğruluktan ders al, eğri söyleme Kendini yalan ile, cunup eyleme Doğruysa yolun, mevla seninle Olmasın yalan, doğuru içinde Bir eğri kelam, cunuptur doğru içinde Kimsenin hakkı, kimsede kalmaz Hak yiyenin hayatı, kendine lezet vermez Çıkar aheste, aheste, bir teki kalmaz Verir hesabı, zorluklar içinde Geçirir mahşeri, hesap kitap içinde Zalimin zulmünden sakın, gidersin güme Cehalet şerrinden korun, olma hercüme Sevsin herkes seni, sen ol herkese tercübe Koru kendini, doğrular ile akıl içinde Var ise sende doğru, ol ferah içinde Kendini beğenip, yüksekten uçma sakın Alçak dur, gönüllerde olmaktır hakkın Etme kimseye haset, sen ol hakka yakın Kırma gönülleri, kal güzel gönül içinde Kal hizmetinle sen, ebedi alem içinde Dostunun düşmanı ile, sakın dost olma Dostunu da kaybedersin, sakın yakınma Hatayı kendinde ara, kimsede bulma Hatalar üzer seni, dostlar içinde Kalırsın dostsuz, tek baş içinde Yeşili koru, kirletme dünyayı sakın Sağlıklı günler bulursun, pek yakın Temiz tut çevreni, kalmasın merakın Rahat ol sen, temiz dünya içinde Kalmışasın kurak dünyada, pislik içinde Kul hakkı yeme, olsadan baldan Vebala girme, olursun haktan Gir üstüne bir çul, bin bir yamadan Kimsenin hakkı olmasın, yama içinde Kalmasın kimsenin hakı, o çul içinde Anne baba kimetini, bilmeyenler Hizmet ile ihtiyaçlarını görmeyenler Onları saymayıp, onlara yüç çevirenler Ömrünce yüzleri gülmez, kalır darlık içinde Çekerler yokluğu, ömür bilah içinde İnsanın en kutsalı, Anne Babadır Yaptıkları sanılmasın, hepsi hebadır Onlara hizmet, görevi edadır Kabuldur duaları, her an içinde Bedualarını alan, incinir ömür içinde Cahil ile olma, zarardır sana Kamil ile ol, görevin edadır Sana Sen sende seni bil, kafidir Sana Zarar görmezsin, yaşam içinde Günün ferah geçer, huzur ile icap içinde Yanlışı gör, akkılı ol, olma serseri Bilir ol, yanlış eyleme, fazla gitme ileri Yanlış dille söyletme, incitme kimseyi Sızlamasın vicdanın yanlış içinde Gönüllerde kur saray, otur rahat içinde Kim almış felekten meramını, bakma kem Bırakırsın mal ile mülkü, kalır sana bir tek kefen Yarın ölecekmiş gibi, düşün her dem Boş giti dedirtme, laflar içinde Yolculasınlar seni, namaz ile niyaz içinde Gidenlerden al, birazcık ibret Mürşidin kamil olsun, haberdar ol sen senden Bir cümle sohbete, lafın geçerken Olmayasan, haset yalan içinde Mezarında rahat yatasınki, huzur içinde Et muhtaca yardım, elinle gizle Kimse görmesin verdiğini, sende söyleme Sakın ha bekleme, verdiklerin geri gelir diye Yüzler gönüller gülsün, sevgiler içinde Cenabıhak bilir, kaybolmaz hesab içinde Tok olmazsın, komşun olursa aç Yetiş komyuna, ol rahmet ışıklar saç Yardım et komşuna, olmasın başkasına muhtaç Sana etsin dualar, o an içinde Göresin mahşerde, mükafatı hesap içinde İyi ahlak doğrudur, her şeyden üstün İnsan olmak marifet ister, olursa bütün Olmayınca icraat, boşlaftır özün Boş laf yürümez, bilgi içinde Bilgisizlik zordur, cehalet içinde Verdiğin sözü, her zaman yerine getir Aldığın her şeyi, yerinde yetir Almışsan borç, öde hesabı bitir Almaya yüzün olsun, sevgiler içinde Düşme gönülden gözden, kal muhabbet içinde Boş ver diyerek, boşa yaşama Yarın geç olur, düşüp ağlama Çalış bugünden, zamana kanma Olmayasın sefil, dostlar içinde Kalırsın perişan, yaşam isinde Göz açıp kapanıncaya kadar, biter yaşamın Kıymetini bil, gidişe yetmez zamanın Zikirlerini eda eyle, bugünden kıl namazın Değsin yaptıkların, güzelikler içinde Eyvah eyleme, dar zaman içinde Ahmaktlar çekerler, cef ile cefa Dünyalan onun olsa, kendinde yoktur kafa Almaz nasihatları, duyduklarını da kaldırır rafa Hazineler onun olsa, Kalmaz içinde Ne yapsan anlamaz, kafası boşluk içinde Sen sen ol, kötülükten sakın, günah işleme Helalı helal bil, mundarda bilme İnsanları hoş eyla, itibarını yetirme Yetirirsen itibarı, kalırsın zorluklar içinde Düşersin gönülden, kalırsın vebal içinde Tanlı vermiştir sana, iki el iki ayak Sağlam isen ayıptır, başkasına el açmak Kutsaldır çalışmak, boş kalma ahmak Alırsın isteklerini, çalışma içinde Varırsın hedefine, sabır içinde Yaşa bir eş ile, nikahsız değil Birlik olsun sevgiler, ikilik değil Her şeyi güzel eyle, çarpık sa değil Güzeldir yaşam, doğrular içinde Sakınmak lazım, kalmayasın günah içinde Sağlıktan başka, dünyada varmı tatlı Benzemez bala, evlattan da tatlı Kimetini bilmek lazım, sağlam hayatı Çok bakmak lazım, sağlığa, zaman içinde Yok sağlıktan başka, güzel alem içinde Şebap der nevsine kul olma, verme o nefse aman Kullan aklını, sendedir doğru, sendedir iman Sabır eyle, vasil ol Cana, can ile canan İnsan kendi bir cenet, cehenemdir yaşam içinde Yeterdir anlayana bu öğütler, ömür içinde zaza12 erkan bulgulu |
| |
| | #3 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
| Bu şiiri kendinizmi yazdınız merak ettim.. ![]() |
| |
| | #4 |
| Er Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8
| Yoooooooo Internetten Indirdim |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,280
| Başkasına ait olan bi şiire adınızı eklemeniz doğrunu sizce.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |