![]() |
| | #1 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Müneccim Papaz Nijerya'da BBC muhabiri Anna Borzello, kendini birdenbire inanılmaz bir olayın ortasında buldu: "Nijerya'yı gerçek anlamda kavramam, geçen cumartesiye rastlıyor. Yolda yürürken bir taksi gelip yanımda durdu. Şoförü kafasını dışarı çıkarıp acele acele sordu: "Madam, müşterim büyük bir adam, Tanzanyalı ünlü bir rahip. Metropolitan Hastanesi'ne gitmesi gerekiyor. Nerede biliyor musunuz?" Şoföre Lagos'a yeni geldiğimi, yardım edemeyeceğimi söyledim. Konuşmamızı duyan bir yaya, yanımıza gelip hastanenin taşındığını anlattı. Arka koltukta oturan Tanzanyalı rahip, camını açıp bize teşekkür etti. Nijerya'ya bir İncil toplantısına katılmak üzere gelmiş. Ama şimdi bir kutsama töreni için hastaneye gitmesi gerekiyormuş. Yanımdaki yaya, büyük bir heyecanla atıldı: rahibe "Seni tanıyorum. Televizyonda gördüm. Sen ünlüsün!" dedi. Rahip tanındığına çok memnun olmuştu. Ama sonra sakinleşti ve ciddi bir sesle ikimize birden "Eve gittiğinizde portakal ve muz alıp mahallenin çocuklarına dağıtın" dedi. İkimizin de elini sıktı, teşekkür etti ve taksisi yola koyuldu. Ben de kendi yoluma devam ettim. Bu arada yaya yanımda yürümeye başlamıştı. bana "O adam çok meşhur. Çok büyük güçleri var. Duydun mu, bana 50 kilometreden uzun yola çıkmamamı söyledi." Dedi. Ben rahibin öyle birşey dediğini duymamıştım, ama "Herhalde" dedim, "adamın aksanı yüzünden iyi anlayamadım." Yayanın ölüm döşeğindeki babasını bir batıl inanç yüzünden ziyaret etmemesi ihtimali beni kaygılandırdığı için de, adamın sırtını sıvazlayıp merak etmemesini söyledim. Ama adam hala huzursuzdu. Ve "Neden bizim çocuklara meyva dağıtmamızı istedi," diye sordu ve "Muhakkak öğrenmemiz lazım, anlamamız lazım." Dedi ve ekledi: "Bu yolun başka dönüşü yok, hasteneye gideceklerse yine buradan geçmeleri gerek. Neredeyse geri gelirler." Ben pek inanmadım, ama o sırada taksi yeniden göründü yolda. Adam da yola atlayıp durdurdu arabayı. Tanzanyalı rahip açık cama doğru eğilip meselenin ne olduğunu sordu. Adam da ona, neden portakal ve muz alıp çocuklara dağıtmamızı istediğini sordu. "Meraklanma" dedi rahip, "Cevap basit: Hıristiyan iyiliği." Sonra şöyle bir durdu, adama baktı ve "Sen ailenin ilk çocuğusun" dedi. "Doğru" dedi adam. "Senin babanın," dedi "dul bir kadınla bir toprak davası var." Adamın ağzı açık kalmıştı: -Naslı bildi? "Senin baban," dedi, "bir ayağı felçli ve hastanede yatıyor." "Aman Allahım, nasıl bildin?" "Çünkü ben görmesini bilirim." Bu noktada ben olay yerini terk etmeye karar verdim. Tek sebebi de, benimle ilgili birşey söylemesini engellemek. Ama yanımdaki adam beni bırakmadı. "Gel buraya" dedi, "Rahip senin de sırlarını söylemek istiyor." Rahip büyük bir heyecanla bana bakıyordu. "Hayır teşekkür ederim" dedim ve yürüdüm. Herhalde kararlı olduğumu anlamış olacaklar ki yaya kendi başına taksiye atladı. "Ben de hastaneye geleyim sizinle" diyordu, Ben hala şoktaydım. Lagos'ta bir sokağın kıyısında, bir rahibin, tanımadığı bir adamın gelmişini geçmişini bildiğine inanamıyordum. Yaşadığım sitenin bekçisine anlattım, şaşırdı. Sitenin yöneticisine anlattım, bana asla yabancıların arabasına binmememi söyledi. BBC ofisinin idarecisi Nenna'ya telefon ettim. O da şaşıracak zannediyordum, ama gülmeye başladı. "Onlar dolandırıcı" dedi, "Hep üç kişidirler, biri rahip, biri şoför, biri de yaya olur." Amaçlarının beni taksiye bindirmek, hayatımla ilgili korkunç bir öngörüde bulunmak, sonra da bu felaket başıma gelmesin diye para sızdırmak olduğunu anlattı. Aynı şey birkaç sene önce onun da başına gelmiş. BBC Türkçe |
| |
| | #2 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,196
| ahahhaa...çok güldüm yaaaa... işleri güçleri para sızdırmak..hangi zümreden olduklarıysa farketmiyor. |
| |
| Konu Araçları | |
| |