![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,656
| Mustafa Kemal, Selanik’te değil de Musul’da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı’nı Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydı, kendisi de Meclis kararıyla “Atakürt” adını alsaydı... Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına “Kürt” deneceği için hepimiz “Kürt” sayılsaydık, Taksim’e, Kadıköy’e, Kızılay Meydanı’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartları asılsaydı... “Kürdiye’de” Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında “deniz Kürdü” oldukları iddia edilseydi... Kürtlerin “yedi bin yıllık” bir tarihi bulunduğunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrüsklerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlıdaki Kürt paşalarının kahramanlıklarını derslerde okusaydık. Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamız yasaklansaydı, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık... Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı... Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca Kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çıkarsaydık... Okullarımızda yalnız Kürtçe okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı... “Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dediğimizde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrılıkçılar olmamızdan” kuşkulanıp hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık. 12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlarına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organları perişan edilse, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı... Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı “Türk teröristlere” yardım ettiğimiz iddialarıyla apartmanlarımız yakılsa, biz evimizden bir eşya bile alamadan çıkarılıp, Diyarbakır’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık... Biz Türkler buna razı olur muyduk, “işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz” sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik? Yoksa, Türk kimliğimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin “eşit” vatandaşları olarak kabul edilmesinde ısrarcı mı olurduk? Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaşları var ve tarih “Türk” çizgisinden yürümüş, bugün bizim “Türk” olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemişiz, bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış. Türkiye’nin bu kanlı karmaşadan “demokrasiyle” ve Kürt vatandaşların “kimliklerinin” kabulüyle kurtulacağına inanan insanlar, bu düşüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarları hep aynı soruyu soruyor: - Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimliği? Biz Türkler, bir “Kürdiye Cumhuriyeti’nde” yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün Kürtler tarafından dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi. Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit oldugunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çıkmaza sürüklemeye değer mi? Değmez diyenler “demokrasi” istiyor işte. Demokrasiyi getirmek çok mu zor zanaat? Ahmet Altan |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 4,390
| ben her şartta "eşit vatandaş " saydığım için benim açımdan sorun yok ama.. hakkatan durum burada tablosu çizilen kadar vahimmi ? benim görebildiğim kadarıyla kürtseniz vede aleviyim diyorsanız hiçbir sıkıntınız yok bağımsız bir devlet istememeniz dışında... ama yok siz inanç yönünden istikrar içinde olmaya gayret eden bir mü'min olduğunuzu düşünen bir kürt iseniz işte o anda sıkıntı başlıyor gibi geliyor bana ki budurumdada zaten kürt yada türk olmanızın önemi yok karşı penceredekiler açısından.. işte o zaman eşit muamele edebiliyorlar eziyet babından... hakkaniyet ölçüsünde adil olma anlamında başkalarının hak ve özgürlüklerine ket vurmayan inanç anlamında baskıcı olmayan yani herkese özgürlük ve ama eşit özgürlükten yanayım ben... umarım hayattayken görürüm |
| |
| | #3 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,656
| |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 4,390
| şöyle ki ... siniz ifadesi genelleme için kullanılmıştır.. yani tanıştığım yada gördüğüm kürt milletinden insanlara atfeten kullandığım anlatım biçimidir... yada yani kürtler iiki ana gruptur kanaatim var bunların birinci önemli grubu aleviyim diyenleri dir diğeride İslamım Mü'Minim diyendir anlamında bir girişi ifade ediyordu... umarım bu sefer anlatabilmişimdir |
| |
| | #5 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,656
| Alıntı:
| |
| |
| | #6 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 26
Mesajlar: 772
| gereksız bır yazı nenenımde sakalları olsa dedem olurdu dıdısının dıdısı bos işler..... |
| |
| | #7 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,656
| |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Dec 2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1,370
| bence bu tür bir yazıyla yeni bir tartışma boyutu kazanır Türkiye. İnsanlığa değer veren ve Müslümanım diyen herkes kürt-türk çatışmasına inanmıyor ve girmek istemiyor da. önemli olan kardeşliktir , eğer kürt devleti isteyenler varsa bu topraklardan çıkıp başka biyerde kürdiye mi ne kuracaklarsa orda kursunlar. Bize bu topraklar atalarımızın emanetidir. |
| |
| | #9 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,656
| Alıntı:
| |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,072
| zaten ayrım yapan yok 'tu.. esasında 100 yıl önce sadece osmanlı vardı... dezenformasyon çalışmaları meyvelerini verdi.. bu memlekette ne ayrım yapan vardı nede kendini ayrı gören.. kimse (istisnalar hariç) hiçbir grup için siz şusunuz busunuz demedi. kendileri çıktı ve ben kürdüm ben ermeniyim ben arabım ben türküm dediler.. vatana ve millete düşman olanlara prim verdiler.. aslında üstünlüğün takva ile oldugunu unutup , milliyeti ırkı ile anılmaya başladı herkes.. bütün bu çalışmalar şeytanın kabilin kulagına sen ondan üstünsün diyerek habili katlettirdiği(şehid ettirdiği) oyunun 21 yy perdesinden başka birşey değildir.. o sebepten bizim için çok boş olan bu tartışmayı (iman ve itikad çerçevesinden bakanlar) uzatmanın bir alemi yok... selametle |
| |
| Konu Araçları | |
| |