ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Makaleler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 21-07-2008, 15:58   #1
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 53
Arrow Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

SENAİ DEMİRCİ


Kan ter içinde girdiğin ÖSS sınavından sonra liseye başlıyorsun. Sevdiğin kız ya da oğlan yok ortalıkta. Buna da takılmıyorsun. Yuvanın yerinde yeller esiyor olsa da ne gam. Senin başında kavak yelleri giderek şiddetleniyor.

En başında, musalla taşında buluyorsun kendini. Gözyaşları arasında açmak üzeresin dünyaya gözlerini. Ağlayan sen değilsin. Bu defa, sevenlerin ağlıyor, sen gülüyorsun. Tersinden doğuyorsun dünyaya. “Doğum günü”nde, sevenlerinin hüzünlerine tanık oluyorsun. Cenazendekilerin gözlerinde okuyorsun ne kadar gözde olduğunu. Hıçkırıklarla ölçüyorsun eşinin ve çocuklarının kalbindeki yerini. Duyar duymaz cenazene koşacak kadar samimi, tabutunun altına girecek denli vefalı dostlarının omuzlarında evine dönüyorsun. Hayatının ilk gününde, asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu iliklerine kadar hissetmiş olarak dönüyorsun eve. Herkesin canı gönülden hakkını helal ettiği gün, ilk nefesini almaya başlıyorsun. Göğsünde kalbin bir iki tekliyor. Çok geçmeden ilk nefesini alıyorsun. Üzerindeki beyaz kefeni usulca çıkarıyorlar. İlk elbiselerini giyiyorsun. Yürümeye başlıyorsun. Muhtemelen emeklisin. Etrafında dostların, çocukların, hatta torunların beliriyor. Hatıralarınla birlikte doğmuş olduğunu fark ediyorsun. Anlatacağın o kadar çok şey var ki… Susuyorsun. Tatlı hatıraların gün geçtikçe gerçek olacağını bilerek daha bir tatlı yaşıyorsun. Ne mutlu ki, her günü nostalji tadıyla yaşayacaksın. “Ölümü tatmış bir nefis”le doğduğun için uçarılıklardan, şımarıklıklardan vazgeçiyorsun. Namazı kılınmış biri olarak dünyaya geldiğini bilerek, namazlarını giderek tazelenen bir heyecanla kılıyorsun. Topraktan henüz yeni geldiğini bilerek mütevazı yaşıyorsun. Büyüklenme yok. Nasıl büyüklenesin ki, gün geçtikçe seni tanıyanlar azalıyor, itibarın eksiliyor.
Gün geçtikçe gençleşiyorsun. Doktorlarla randevuların giderek seyreliyor. Sağlık tavsiyelerine ihtiyacın kalmıyor. Damarların her gün daha bir genişliyor. Kalbin gittikçe zindeleşiyor. Kasların güç kuvvet kazanıyor. Kilolarını hızla atıyorsun.
Göz açıp kapayıncaya kadar emekliliğin bitiyor. Seni işe alıyorlar. İlk gün işinin en kıdemli noktasında buluyorsun kendini. Etrafında daha genç çalışanlar beliriyor. Tecrüben zirvede. Şevkle çalışmaya başlıyorsun. Çalıştıkça garip biçimde deneyimlerin azalıyor. Gençleşme pahasına, sahip olduğun makamları bir bir boşaltıyorsun. Servetin giderek azalıyor. Maaşın her ay biraz daha kırpılıyor. Onca taksitle aldığın evi elden çıkarıyorsun. Çok geçmeden arabanı da geri alıyorlar. Kefenden çıkmış bir adam olarak hiç aldırış etmiyorsun eksilenlere, azalanlara, terk edenlere, uzaklaşanlara.
Evde de işler iyi gidiyor gibi. Giderek taze bir heyecanla seviyorsun eşini. Her yıl yeni bir şey kaybediyorsunuz ama daha da mutlu oluyorsunuz. Evden arabadan oluyorsunuz; birbirinizin huyuna suyuna yavaş yavaş yabancılaşıyorsunuz ama daha bir sıkı sarılıyorsunuz birbirinize. İşler seyreldikçe, daha çok zaman ayırıyorsun eve. Bir de evlenip uzaklara gitmiş çocukların bir bir eve döndükçe keyfin nasıl da gıcır gıcır oluyor. Arada bir torunlarınız ortadan kayboluyor ama onların yokluğu hiç dokunmuyor sana ve eşine. Sanki hiç yokmuş gibi, hiç olmamış gibi onlarsız da yaşamaya devam ediyorsunuz.
En sonunda, bir sözlü mülakat sonrası, hiç kimsenin tanımadığı, yeni mezun bir delikanlı ya da genç kız olarak, elinde kısacık özgeçmişinle, kariyerini sıfırlamış olarak kapının önüne bırakılıyorsun. Moralin hiç bozulmuyor. Az sonra diplomanı da elinden alıyorlar. Okula gidip gelmeye başlıyorsun. Okuldaki ilk günün diploma töreniyle başlıyor. Bir kenara koyduğun kitapları taze bir heyecanla eline alıyorsun. Okudukça cahilleşiyorsun. Giderek, bildiğin yabancı dilleri konuşamaz hale geliyorsun.
Kan ter içinde girdiğin ÖSS sınavından sonra liseye başlıyorsun. Sevdiğin kız ya da oğlan yok ortalıkta. Buna da takılmıyorsun. Yuvanın yerinde yeller esiyor olsa da ne gam. Senin başında kavak yelleri giderek şiddetleniyor.
Ne zamandır görmediğin babacığın yanı başında bitiyor. Sana harçlık vermeye başlıyor. Elinden tutuyor sonra annen, ilkokula götürüyor. Giderek etrafındaki yazıları okuyamaz hale geliyorsun. Alfabeye yabancılaşırken, lunaparklar, sokak oyunları, çizgi filmler daha çok dikkatini çekmeye başlıyor. Onca serveti kaybetmiş biri olarak, kumdan kaleler yapmaya başlıyorsun. Kumdan kalelerini büyüklerin oyun ve oynaş yeri olan dünya hayatında kazandıklarından daha değerli ve kalıcı görüyorsun. Daha az şeyle mutlu oluyorsun. Daha küçük kazançlarla seviniyorsun. Umurunda değil dünya. Çocuk saçlarını rüzgârda savurdukça, dilindeki kelimeler azaldıkça, kaygıların azalıyor, gözlerindeki hayret artıyor. Yalan konuşmayı unutuyorsun birden. Gıybet edemez oluveriyor dilin. Elin harama uzanamıyor hiç. Dudağına günah değmiyor. Yırtıp attığın masumiyetini yeniden giyiniyorsun. Eskitip yıprattığın doğruluğunu, duruluğunu yeniden kazanıyorsun. Affedilmiş, hiç günah işlememiş bir kul oluveriyorsun birden. Aklın ermiyor günaha. Ellerin gitmiyor isyana.
Ve birden, hiç kimsenin seni özlemediği, yolunu gözlemediği, eksikliğini çekmediği bir boşlukta buluyorsun kendini. Annenin babanın yüzüne bakıyorsun boş yere. Hatırlamıyorlar bile seni. Hiç olmamışsın gibi sensiz de yaşamaya devam ediyorlar. Adın yazılı değil bir defterde. İsmin okunmuyor hiçbir yerde. Sadece bir ses duyuyorsun kulağa kesilmiş ruhunun dört bir yanından: “Hatırla ki şimdi hatırlanmaya değer bir şey değilsin.” Dünyada iken unuttuğun ilk sözünü bütün ruhunla söylerken buluyorsun kendini: “Belâ...” “Elbette ki…” Verdiğin cevabın sorusunu ise daha sonra duyuyorsun: “Ben senin Rabb’in değil miyim?''


Selam ve Dua ile...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 16:02   #2
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Yaş: 19
Mesajlar: 893
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Rabbim razı olsun kardeşim ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 16:07   #3
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 53
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi yitiksevda Mesajı Göster
Rabbim razı olsun kardeşim ...
Amin...Sağolasasın.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 16:27   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,165
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

hiç böyle düşünmemiştimm


özlemiştim böyle güzel bi konuyu
saolasın gonca abla..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 17:42   #5
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 53
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi DiVeR_EsRa Mesajı Göster
hiç böyle düşünmemiştimm


özlemiştim böyle güzel bi konuyu
saolasın gonca abla..
oy oy forumun nadide gülü
yüreğine sağlık,gönlüne bereket inşAllah beğenmene sevindim kardeşim.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 20:33   #6
salihanur
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

e kadar değişik bir yazı böyle her şeye tersinden başlamak...
ama senai demirci bunu çok güzel nedenlere bağlamış...
helal olsun senai demirciye...
ellerine sağlık kardeş...
bu yazarın tüm yazılarını beğeniyorum istisnasız
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-07-2008, 15:35   #7
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 53
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Teşekkürler arkadaşlar....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-07-2008, 17:14   #8
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Feb 2008
Yaş: 21
Mesajlar: 102
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Ezel de O'na, ebed de O'na...
Kalubela'da Rabbimize verdiğimiz sözü unutmayan kullarından olur ve o istikamette yaşarız inşaAllah...

Çok çok etkileyici bir yazı. Teşekkür ederim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-07-2008, 22:42   #9
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 1
Mesajlar: 3,190
Varsayılan Yanıt: Ömrünü geriye doğru yaşasaydın…

Allah c.c. razı olsun cok guzel dusunulmus...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 18:31


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats