ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-07-2007, 14:37   #1
Er
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2
Varsayılan Dileçeni Allah'a Sun Ve Bekle--Okumanıza Değecek--

"Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; dört arkadaşımla
birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere
görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel
alacaktık ve bunlar il müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti. Biz beş arkadaş
birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik.
Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. Ile gelişimizi kimsenin duymasını istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni kazandıralım, siyasi ve diğer baskılara boyun eğmeyelim.
Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi
rahatsız edecekti, çünkü Türkiye'nin gerçeği buydu. Bunun için çok dikkatli
davranıyorduk. Ile ikindi vakti gittik. Ikindi namazını kılmak için tarihi bir cami
olup olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz fakirdi.
Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak oraya
gittik. Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. Ikindi
namazı kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak abdest almaya
başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım
ki, ayaklarımın önüne bir takunya kondu.Bu takunyaları önüme kim bıraktı diye başımı
>kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle
karşılaştım:
"Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana hizmet, Allah?ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin!" dedi.
>Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi.
>Sordum: "Sen kimsin? Adın nedir?"
>"Adım Bilâl. Bu mahallede oturuyorum."
>Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım.
>"Ne işle meşgulsün Bilâl?"
>
>"Şimdilik işim yok. Ama inşallah yakında işe gireceğim."
>
>"Nasıl olacak o?" dedim.
>
>Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak:
>
>"Üç gün sonra ......... Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim,
oraya >girmeyi nasip edecek inşallah" dedi.
>
>Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilâl'le aramızda geçen bu diyaloğa
kulak
>vermişlerdi.

>"Peki Bilâl, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı?
>Referansın
>kim? Işe nasıl gireceksin?"
>
>Bilâl'in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum! Hepimizin üzerinde
bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi:
>
>"Benim referansım
>Allah (cc)'tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O'na dilekçemi sundum.
>Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?"
>
>Yâ Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.
>
>"Bilâl, baban yok mu?"

>"Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni."
>
>Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden söylüyordu. Bu,
o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.

>"Askerliğini yaptın mı?"
>
>"Yaptım ya, hem de çavuş olarak."

>"Evli misin Bilâl?" Bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil
hâli bütün yüzünü kaplamıştı.

>"He ya, evli değil de sözlüyüm. Inşallah, işe girer girmez hemen
>düğünümü yapacağım!"
>
>"Ama Bilâl, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki, sanki kazanmış gibisin!"
>
>Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra:
>
>"Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor. Seven sevene
yardım etmez mi?"

>Ona söyleyecek lâf bulamıyordum.

>Allah, bizi kocaman kocaman(!) müdürleri, Bilâl kuluna hizmet etmek
için oraya göndermişti, adeta.

>Kim müdür, kim garibandı?

>Bilâl dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler,
daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya başladılar;
çünkü emir büyük makamdandı.Allah'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi?

>Sormaya devam ettim:

"Bari Bilâl, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de
işsize kim kız verir ki?"

>Başını salladı ve "doğru" diyerek ekledi:

>"Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan,
"Sözde Müslüman" değil, hakiki mü'min.

>"Bu zamanda namazında-niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren
Allah'tır" dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek inşallah."

>Bilâl lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı sınavı başarıyla geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm
>referansları bir kenara koyarak, Bilâl'in referansını en öne koyduk.

Mülakât gününe kadar bizi göremedi. Mülâkata girdiğinde karşısında
bizi görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü.

>Sessizliği bozdum: "Bilâl, bizi tanıdın mı?" "Evet!"
"Peki ne diyeceksin
şimdi?" Ağlamaya başladı. Çocuk gibi ağlıyordu. Ister istemez
bizler de ona uyduk. Sabah makamında hıçkırıklar boğazımızda düğümlenmişti. Bilâl, ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı:

>"Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Hâlimi Sana açmıştım. Şimdi
burdaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah'ım, ben Sen'den başkasından istememeyi
istedim, Sen'den, yine de öyleyim."
Sessizlik odayı doldurmuştu. "Ne olur bana izin verin çıkayım"
dedi. "Peki
>Bilâl" dedik, "Güle güle, Allah işini, aşını, eşini mübârek kılsın!"

>Allah'tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler
helâk >oldular. Allah dilerse bütün dünyayı Bilâllere hizmetçi yapar.

>Bilâl yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek."

ALLAH C.C. YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-07-2007, 17:23   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 1,522
Varsayılan Ynt: Dileçeni Allah'a Sun Ve Bekle--Okumanıza Değecek--

s.a



Allah razı olsun çok güzel bir paylaşımdı


s.a
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-07-2007, 18:47   #3
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 233
Varsayılan Ynt: Dileçeni Allah'a Sun Ve Bekle--Okumanıza Değecek--

çok güzeldi ellerine sağlık.... (ok)
işte türkiyenin hali bu gerçektende torpilsiz bi yerlere gelmek nerdeyse imkansız gibi bi şey... ama bilal'in dediği gibi Allah her şeye yeter o ne güzel vekildir...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-07-2007, 19:16   #4
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,268
Varsayılan Ynt: Dileçeni Allah'a Sun Ve Bekle--Okumanıza Değecek--

elinize sağlık ağlmaklı oldum ne mutlu kayıtsız şartsız O 'na c.c. teslim olana
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-07-2007, 19:24   #5
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 20
Mesajlar: 121
Varsayılan Ynt: Dileçeni Allah'a Sun Ve Bekle--Okumanıza Değecek--

bu hikayeyi ben öncedende duymuştum hatta stvde sanırım canlandırılması yapılmıştı şimdi okuyunca tekrar seyretmiş gibi oldum paylaşımın için Allah razı olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 17:58


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats