ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 23-07-2007, 23:42   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 233
Varsayılan İhlas Risalesi-1...

Ey ahiret kardeşlerim ve ey Kur'ân hizmetindeki arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz:

Bu dünyada, özellikle uhrevî hizmetlerde en önemli bir esas, en büyük bir kuvvet, en geçerli bir şefaatçi, en güçlü bir dayanak noktası, en kısa bir hakikat yolu, en makbul bir mânevî dua, en kerametli amaçlara giden vesile, en yüksek bir özellik, en sâfi bir kulluk, ihlâstır.


Madem ihlâsta zikredilen nitelikler gibi çok nurlar ve kuvvetler var. Ve madem bu müthiş zamanda, dehşetli düşmanlar karşısında, şiddetli baskılar karşısında, karanlık bid'alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az, zayıf, fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde; gayet ağır, büyük, umumî ve kutsal bir imani vazife ile Kur'ân hizmeti omzumuza Allah'ın bir ihsanı olarak konulmuş. Elbette herkesten fazla, bütün kuvvetimizle ihlâsı kazanmaya mecbur ve sorumluyuz. Ve ihlâsın özünü kendimizde yerleştirmeye büyük bir ihtiyacımız var. Yoksa, hem şimdiye kadar kazandığımız kutsal hizmetimiz kısmen yok olur, devam etmez; hem şiddetli mes'ul oluruz. "Benim ayetlerimi az bir dünya menfaatiyle değiştirmeyiniz" (Bakara:41) âyetindeki şiddetli tehdit ile ilahi cezaya sebep olup, ebedi saadetin zararına, mânâsız, lüzumsuz, zararlı, kederli, kendini beğenmişlik, sakîl, riyakarlık gibi bazı zararlı duygular ile az bir menfaat hatırı için ihlâsı kırmaktadır, ki hem bu hizmetteki bütün kardeşlerimizin hukukuna tecavüz, hem Kur'ân hizmetinin hürmetine saldırı, hem imani hakikatlerin kutsallığına hürmetsizlik etmiş oluruz.

Ey kardeşlerim! Mühim ve çok hayırlı emirleri yerine getirmenin çok kötü engelleri olur. Şeytanlar o hizmetin hizmetçileriyle çok uğraşır. Bu engellere ve bu şeytanlara karşı ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir. İhlâsı kıracak sebeplerden yılandan, akrepten çekindiğiniz gibi çekininiz. Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm'ın "Nefis daima kötülüğü emredicidir, ancak Rabbimin merhamet ettiği müstesna!"(Yusuf:53) demesiyle, kötülüğü emredici nefse itimad edilmez. Bencillik ve kötülüğü emreden nefis, sizi aldatmasın. İhlâsı kazanmak, muhafaza etmek ve mânileri def etmek için, gelecek düsturlar rehberiniz olsun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-07-2007, 23:42   #2
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 233
Varsayılan Ynt: İhlas Risalesi-1...

BİRİNCİ DÜSTURUNUZ
Amelinizde Allah rızası olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse önemi yok. Eğer O kabul etse, bütün insanlar reddetse etkisi yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti uygun görürse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, insanlara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-07-2007, 23:44   #3
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 233
Varsayılan Ynt: İhlas Risalesi-1...

İKİNCİ DÜSTURUNUZ
Bu Kur'an hizmetinde bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek(kötülememek) ve onların üstünde kendi faziletlerini pazarlamak türünden gıpta damarını tahrik etmemektir.

Çünkü nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü eleştirmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez. Belki birbirinin noksanını tamamlatır, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine yardımcı olur. Yoksa o insan vücudunun hayatı söner, ruhu kaçar, cismi de dağılır.

Hem nasıl ki bir fabrikanın çarkları birbiriyle rekabet ile uğraşmaz, birbirinin önüne geçip tahakküm etmez, birbirinin kusurunu görerek tenkit edip, çalışma şevkini kırıp tembelliğe uğratmaz. Belki bütün kabiliyetleri ile birbirinin hareketini genel maksada yönlendirmek için yardım ederler; hakikî bir uyumluluk, bir ittifakla yaratılış amaçlarına doğru yürürler.

Eğer zerre miktar bir saldırı, bir tahakküm karışsa, o fabrikayı karıştıracak, sonuçsuz, yarıda bırakacak. Fabrika sahibi de o fabrikayı bütün bütün kırıp dağıtacak.

İşte, ey Risale-i Nur öğrencileri ve Kur'ân'ın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir manevi şahsiyetin üyeleriyiz. Ve ebedi hayat içindeki ebedi saadeti netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve selâmet kıyısı olan Dârüsselâma (Cennnet'e) ümmet-i Muhammediye'yi(a.s.m.) çıkaran bir Rabbani gemide çalışan hizmetçileriz. Elbette, dört fertten bin yüz on bir manevi kuvvet temin eden ihlâs sırrını kazanmakla uyumlu ve hakikî ittihada muhtacız ve mecburuz.

Evet, üç elif yan yana gelmezse, üç kıymeti var. Yan yana gelip birleşirse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer kardeşlik gereği, amaçta birlik ve vazifede birliktelik ile buluşup bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî ihlâs sırrı ile, on altı fedakâr kardeşin kıymet ve manevi kuvvetleri dört bini geçtiğine, pek çok tarihi olaylar şahitlik ediyor.

Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakikî, samimî bir ittifakta her bir fert, diğer kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakikî yan yana gelmiş adamın her biri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda mânevî kıymeti ve kuvvetleri vardır. *
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 19:22


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats