ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 07-01-2008, 22:59   #1
cengiz hacılar
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan İlim Sahibinin Gururu....

İnsana en çok gururu, kibiri ilim verir. Bazı insanlar az çok birşey öğrenince o ilimle kendini yukarılara çıkarır, bilmeyenleri aşağıda görür. Halbuki "Definelere malik harabeler vardır" derler. Senin basit, cahil gördüğün insan belki zahiren bir harabe gibidir, ama içinde define taşıyordur.
Birisi yolda giderken salına salına, gururlu, kibirli bir şekilde yürüyor ve çevresindekilere de abus bir çehreyle bakıyordu. Onun o kibirli, gururlu halini bir gönül ehli hisseder. İster ki, şu gururlu adama, kibirli alime bir ders vereyim de ikaz olsun. Arkasından süratle gidip ona yetişir. "Selamün aleyküm efendim" der.

Adam gururlu bir edayla "Aleyküm selam" der. Tabi kendisinin kılık kıyafeti müşekkel, öbürüsünün ki öyle değil. Üst kademeden mağrur bir edayla selamı aldıktan sonra "Efendim, size bir sual sorabilir miyim?" der.

"Sor bakalım, neymiş?"

"Acaba cevabını verebilir misiniz?" deyince;

"Ne demek, senin sualinin cevabını veremeyeceksek bu ilmin ne kıymeti kaldı bizde" diye de karşılık verir.

"Sualim şu: Acaba Peygamberimizin (a.s.m.) ilmi Allah'ın ilmiyle eşit mi?"

"Bre câhil, ne biçim sual bu?" der, "Peygamberin (a.s.m.) ilmi Allah'ın ilmiyle eşit olur mu hiç? Gel bakalım, senin gibi cahil bir adamın anlayacağı şekilde ifade edeyim" diyerek sual sahibini yolun kenarına çeker. Elindeki bastonun ucuyla yere yuvarlak bir daire çizer ve;

"İşte şu yuvarlağın içerisi Peygamberimizin (a.s.m.) ilmi, bunun dışı ise Allah'ın ilmi. Yani Peygamberimizin (a.s.m.) ilmi sınırlı, Allah'ın ilmiyse sınırsız, hudutsuzdur" der.

"Ha efendim, anladım, çok iyi anlattınız, Allah razı olsun" der. "Bir sualim daha var, sorabilir miyim?" "Sor bakalım."

"Peygamberimizin (a.s.m.) ilmi mi çok, İmam-ı Azam'ın ilmi mi çok?"

"Bre nadan, o ne biçim laf? Peygamberimizin (a.s.m.) ilmiyle İmam-ı Azam'ın ilmi mukayese edilir mi? Peygamberimizin (a.s.m.) ilmi bu dairenin tümüyse İmam-ı Azam'ın ilmi o dairenin içerisinde bir nokta kadar kalır."

"Anladım, efendim," der ve bir sual daha sorar: "Peygamberimizin ilmi o dairenin tümü, İmam-ı Azam'ın ilmi de o dairenin içinde bir nokta. Sorabilir miyim, acaba zat-ı âlinizin ilmi bu noktanın içinde ne kadar yer tutuyor?" deyince, bu sual bomba gibi patlar orada.
İlmiyle etrafa gurur saçan o adam, ilminin bir noktanın neresi olduğunu tayin etmekten aciz kalır ve iğneyle delinen balon gibi söner, küçülür ve o ehl-i irfan zata der ki:

"Ver elini öpeyim, Beni öyle bir irşad ettiniz ki, şimdiye kadar hiçbir alim beni böyle irşad edememişti. Gerçekten de İmam-ı Azam'ın ilmi nokta olunca, benim ilmim o noktanın içinde ne kadar yer tutar ki, çevreye karşı alim edasıyla tavır takınayım, herkesi cahil, hor hakir göreyim?"
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 19:12


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats