![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri ve Mürşidi Üftade hz. Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri, Celvetiyye tarikatının mürşidi idi. Ama vaktiyle şeyhi Muhyiddin Üftâde hazretlerinin yanında tasavvuf terbiyesi gördü. Daha sonra icazet alınca müslümanları irşad etmeye başladı. Muhyiddin Üftâde hazretleri'nin tekkesi Bursa'da idi. Bursa'nın Çekirge semti, o dönem baglık bahçelik, çok güzel mesirelik bir yerdi. Bir kış günü kar ya mış, ortalıgi bembeyaz yapmıştı. Üftâde hazretleri sohbet ederken, "Keşke, Çekirge'nin güzel üzümlerinden olsa da yesek!" dedi. Müridi Aziz Mahmud Hüdâi hazretleri "Hâşâ, velîden yalan meydana gelmez" diye düşündü. Sohbet bitince sepetini eline aldı, tekkenin Çekirge'deki ba ına gitti. Asmalardaki karları silkeledi, üzüm salkımlarını sepetine doldurdu ve şeyhine getirdi. Şeyhi ona sordu: "Mahmud! Bu mevsimde üzüm olur mu?" "Sultanım! Mürşid yalan söylemez. Madem ki sen olsa da yesek dedin, ALLAH üzümü yaratmaya kadirdir, diye iman ettim. Baga gittim, bu üzümleri buldum ve size getirdim." Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri'nin bu kerameti üzerine, mürşidi Muhyiddin Üftâde hazretleri ona şöyle dedi: "Bir meşelikte iki aslan olmaz! Artık sen İstanbul'a git, oradaki müslümanları irşad etmeye başla!.." |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,589
| Allah cc onlardan razı olsun bu güzel kullar yüzü suyu hürmetine bizleri bağışlasın . Anadolu yakasının manevi komutanı Aziz Mahmud Hüdai hz lerinin ruhu şad olsun... Bu güzel menkıbe için Allah cc sendende razı olsun kardeşim. |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| güzel duan için sağol kardesim...Allah hepimizden razı olsun kardesim... selametle.... |
| |
| | #4 |
| Er Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 12
| Emeğinize Sağlık teşekkürler |
| |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| |
| |
| | #6 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,518
| emeğine sağlık kardeşim rabbim razı olsun |
| |
| | #7 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| konu ilginc... kardesin istegi daha ilginc 123- Ve öyle bir günden sakının ki, o gün kimse, kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez, hiçbir taraftan yardım da görmezler. (bakara) 48- Ve öyle bir günden korunun ki, kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez, kimseden şefaat da kabul edilmez, kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz. (bakara) -------------------------------- |
| |
| | #8 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| “ Kullarım sana benden sorarlarsa, ben onlara gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, beni çağırıp yakardığı anda cevap veririm!..” (Bakara 186) sen Allah tan istedinde vermedimi protogonist kardes...seyhini mi yardima cagriyorsun ... Ayetten de anlaşılacağı gibi; ALLAH, dua edenin çağrısına anında cevap vermektedir ve cevap verme ya da duayı kabul etme koşulu olarak Kur’an’da, ALLAH’ın nazarında hatırı sayılır birilerinin devreye sokulması asla söz konusu değildir!.. Kul olma bilincine erişmiş olan her insan ALLAH’a çok yakındır ve dualarına aracısız olarak cevap verilir. “Falancanın yüzü suyu hürmetine” türünden yapılan dualar, dua edenin bilinç düzeyini gösterir. Hatır ile iş görme, insanlara özgüdür ve bu bilinç düzeyinde olan insanlar, çok acıdır ki cehaletlerinden ötürü ALLAH’ı da kendileri gibi kişileştirerek, araya pek çok din büyüğünün hatırını koyarlar. Böylelikle de dualarının kabul edileceğine inanırlar. Bu insanlar, Kur’an’ın tanıttığı ALLAH yerine, kendilerinin yarattığı “insan tanrı” kavramına taparlar. Yani gerçekte, falanca kişinin hatrını ALLAH’ın affediciliğinin üstünde görürler ya da ALLAH’ı hatır için dua kabul eden mitolojik bir varlık sanırlar. Bu nedenle yüce ALLAH, peygamberine bile; “ Benimle yarattığım kişiyi başbaşa bırak!..” (Müddesir 11) demektedir. Hatta yine peygamberimize hitaben; “ Onların iyiyi ve güzeli bulmaları, senin üzerine bir borç değildir. Tam aksine, dilediğini iyiye ve güzele kılavuzlayan ALLAH’tır. “ (Bakara 272) diyerek; insanları ALLAH yoluna kılavuzlama işini peygamberimize bile bırakmadığını, açıkça ifade etmektedir. |
| |
| | #9 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,668
| Alıntı:
Kardeşimiz, şeyhini yardıma çağırmamış. sadece Mübarek bir insanın sıfatları hürmetine Rabbinden bağışlanma istemiş o kadar... Düzenleyen: Nurullah... , 23-02-2008 - 21:48. | |
| |
| | #10 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| insallah anladim kardes izah etmene gerek yoktu...ama bu dinimizde bidattir...bizm dinimizde Allah tan baskasindan yardim yoktur |
| |
| Konu Araçları | |
| |