![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 155
| Resûlullah, dînini âşikâre olarak, Teblîğe başlayınca, kâfirler toplanarak, Buna mâni olmaya sa'y-ü gayret ettiler. Olmayınca, eziyet etmeye kastettiler. Fazla yapamazlardı Resûl’e ezâ, cefâ. Lâkin kimsesizlere yaparlardı çok defâ. Biri de "Bilâl" idi bu zaif mü'minlerin. Kölesiydi "Ümeyye" adında bir kâfirin. Oniki kölesinden, bunun tavrı ve hâli, Hoşuna gittiğinden, çok severdi “Bilâl”i. Puthâneye nöbetçi yapmıştı onu hem de. Lâkin îmân etmişti “Bilâl” de o günlerde. Orada, gizli gizli ibâdet ediyordu. Putları da yatırıp, secde ettiriyordu. Ümeyye bunu duyup, çıkıştı ki Bilâl'e: (Sen de mi îmân ettin, çok şaşırdım bu hâle.) Ümeyye kâfirine dedi ki o da hemen: (Evet, gerçek mâbûda ibâdet ederim ben.) “Bilâl”in cevâbından, gadaplandı Ümeyye. Başladı insâfsızca ezâ, cefâ etmeye. Tam öğle sıcağında, onu, çıplak olarak, Kumların üzerine sırt üstü yatırarak, Derdi ki: (Muhammed'in Allah'ını inkâr et! Bizim putlarımıza, yap sâdece ibâdet.) “Bilâl”, bu cefâları çekerdi de rûz-ü şeb, Yine de, (Birdir Allah! birdir Allah!) derdi hep. Bâzan da soyundurur, diken üstünde onu, Sürütüp, parça parça ederdi vücûdunu. Buna dahî sabredip, dönmez idi dîninden, (Allah birdir!) sözünü, düşürmezdi dilinden. Ümeyye kâfiriyse, görüp bir gün bu hâli, Yatırdı kızgın kuma, hiddet ile “Bilâl”i. Çıkıp dizleriyle de, bastırdı sînesine. Öyle ki, halel geldi bir müddet nefesine. Kıpırdamaya bile kalmayınca mecâli, Bırakıp gitti artık "Öldü" diye “Bilâl”i. Kendisine gelince, etti ki hemen suâl: (Şimdi Lât ve Uzzâ'ya inandın mı ey Bilâl?) Son derece hâlsizdi, çıkmıyordu nefesi. Ve hattâ bitkinlikten, çıkmıyordu hiç sesi. Parmağını kaldırıp, işâret eyliyerek, Söyledi îmânını (Allah birdir!) diyerek. Hazret-i Bilâl der ki: (Ümeyye, çok defâlar, Gece, beni bağlayıp, ederdi çok cefâlar. Yine sıcak bir günde, gelip beni alarak, Yatırdı kızgın kuma, hem de çıplak olarak. Göğsümün üzerine "Taş" koydu ağırından. O anda bayılmışım taşın ağırlığından.) ![]() ![]() ![]() Rabbim bizleri Sırat-i Mustakimden İman ve Kur'an dan ayırma. Amin. Selam ve Dua ile |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,818
| Bilâl-i Habeşî bütün ağır işkencelerin altında hep bir şey fısıldardı. (Ehadün! Ehadün!) Allah birdir, Allah birdir derdi... emeğine sağlık ....yarabbi ne büyük bir iman bizlerin vay haline .. |
| |
| | #3 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 1,821
| amin yarabbi bilal habeşi gibi irade ve iman gücü ver de bizlere.... nefsimize yenik düşürme yolundan ayırma çokca cefalar olsa bile.... ![]() ![]() ![]() |
| |
| | #4 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 665
| gelde gıpta etme, çıldırmamak eldemi, çaresiz bi durum bu bendeki, Sevgilinin yüzünü görüpte O(asm)nun sözünden çıkmak olurmu,Selam O(as)na ve ashabına olsun... |
| |
| | #5 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 766
| Allah razı olsun.. Rabbim bizi affetsin.. Bilal-i habeşinin yanında bizim dertlerimiz ne ki |
| |
| | #6 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Apr 2008 Yaş: 21
Mesajlar: 919
| amin amin ne aşk yarabbim ne iman okulda bi hocam bilali habeşi ve diğer mübarekler bahsederken çocuklar siz olsanız hangi safda olurdunuz bi tefekkür edin bakalım derdi evet acaba bizolsak canımız pahasına dahi EHADÜN diyebilirmiydikki ![]() |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 790
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |