ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Menkıbeler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 15-02-2007, 22:56   #11
..geda
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: RasuLuLLah Efendimiz(sav) hakkında menkıbeLer..

Resulullahın şefaati

Büyük âlim “Hızır Çelebi”, bir gün şunu anlattı cemaatine:
Mahşer günü, güneş iyice alçalıp ehl-i mahşeri yakar. İnsanlar sıkıntıdan patlayacak hale gelip, çaresizlikten;
- Şu hesap başlasın da n’olursa olsun, derler.İsterse Cehenneme gidelim.
Ve önce “Âdem Peygamber”e gidip yalvarırlar:
- Ey babamız! Ey hazret-i Âdem! Sen, Hak teâlâ katında aziz ve muhteremsin. Bu mahşer meydanında hâlimiz pek fenadır. Ne olur, bize şefeatte bulun da hesabımız başlasın artık.
Âdem Nebi özür dileyip, “Nuh aleyhisselâm”a sevkeder onları. Ehl-i mahşer me’yus halde ayrılıp hazret-i Nuh’a varır ve ondan şefaat dilerler. Ancak o da özür dileyip, “İbrahim Peygamber”e gönderir onları. Bu defa onun huzuruna varırlar:
- Ey Allahın dostu! Ne olur şefaat et de, Rabbimiz baksın hesabımıza!
Halilullah, onları “Mûsâ Peygamber”e, o da “Îsâ aleyhisselam”a havale eder. Îsâ Nebi de özür dileyip;
- Siz Hâtem-ül Enbiya’ya gidin, der. Çünkü peygamberlerin sonuncusu ve en şereflisi Odur.
Ehl-i mahşer son bir ümit Resulullahın minberine gelirler:
- Ey Allahın Sevgilisi! Senden sonra gidecek kapımız yoktur. Ne olur, sen şefaat eyle ki başlasın hesabımız.
Sevgili Peygamberimiz;
- Peki, buyurur. Rabbim izin verirse ben şefaat ederim.
Ve hemen Arş-ı âlâya varıp, orada “bin sene” süren bir secdeye kapanır. O esnada ehl-i mahşerin hali çok müşkildir. Bazısının zekâtını vermedikleri mallar, paralar, boyunları üstünde “ağır halka” olmuş ve “dağ” gibi ağırlaşmıştır. Feryat ve figanları gök gürlemesini andırır adeta. Efendimiz secdede iken Rabbimizden bir nida gelir:
- Yâ Muhammed! Başını kaldır. Şefaat eyle, kabul edilir!
Efendimiz secdeden kalkıp yalvarır:
- Yâ İlahî! Kullarının hesabını gör ki, günahlarıyla mahşerde rezil rüsvay oldular. Halleri perişandır.
Efendimizin şefaatiyle “Mizan” kurulur ve ehl-i mahşer kurtulur bu azabtan.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-04-2007, 20:51   #12
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 217
Varsayılan Ynt: RasuLuLLah Efendimiz(sav) hakkında menkıbeLer..

Sen böyle güzel konuları bizimle paylaş bende okuyup bilgilenip sana sevap kazandırıyım

Allah Razı olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-05-2007, 15:05   #13
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 76
Varsayılan Ynt: RasuLuLLah Efendimiz(sav) hakkında menkıbeLer..

Çok güzel bir paylaşım olmuş.Her ikinizdende ALLAHc.c. razi ve memnun olsun.İki cihan saadeti nasip etsin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-06-2007, 17:21   #14
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
Varsayılan Ynt: RasuLuLLah Efendimiz(sav) hakkında menkıbeLer..

RasulAllah Rukuda Onu Bekledi...
Bir gün sabah namazı vaktinde, Hazret-i Ali mescide giderken yolda bir ihtiyara rast geldi. İhtiyarın ak sakalına hürmet edip, önüne geçmeyip, aheste aheste ardınca yürüdü. Mescid kapısına vardıklarında ihtiyar içeri girmeyip, yoluna devam etti. Daha sonra Hazret-i Ali o ihtiyarın Hıristiyan olduğunu anladı. Mescide girdiğinde Resûlullah Hazretleri’ni rükuda gördü. Güneşin doğma zamanı yaklaşmıştı ve hemen cemaate uyup namazını kıldı.Namazdan sonra, Sahâbe-i Kirâm, Resûlullah Hazretleri’nden sordular ki:

“Yâ ResûlAllah! Birinci rükuda âdet-i şerîfinizden daha uzun durdunuz. O kadar ki, güneşin doğması yaklaştı. Lütfedip, sebebini beyan ediniz.”

O Server-i Enbiyâ Hazretleri bu söz üzerine,
“Adet miktarı rüku tesbihini edâ ettikten sonra, Semi’Allahülimen hamideh deyip, kıyâma kalkmak istediğimde, Cebrâîl Aleyhisselâm sidret-ül müntehâdan süratle gelip, kanadı ile arkamı basıp, başı ile başımı tutup, kalkmama engel oldu. Bundan başka, hikmetinin ne olduğunu ben de bilmiyorum” buyurdular.

O an Allahü teâlâ, Hazret-i Cebrail’e emreyledi ki,
“Var Habîbime, sebebini bildir. Eshâbına bu sırrı açıklasın”


O saat Hazret-i Cebrâil, Habîbullah’ın huzuruna gelip, haber verdi ki,
“Yâ ResûlAllah! Mübârek başınızı rükudan kaldırmak istediğiniz zaman, Allahü teâlâ bana emretti ki, var Habîbimin arkasını tut; rükudan kalkmasın ki, benim kulum Ali, yolda, bir ak sakallı ihtiyarın, sakalına hürmet edip, aheste yürümekle, cemaat sevabından mahrum kalıyor. Kalmasın, Habîbime erişsin. İftitâh tekbîrinin sevabına nâil olsun. Ben de geldim, Sultanımı rükuda tuttum ve Ali geldi. Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri beni sizi rükuda tutmağa gönderdiği zaman kardeşim İsrâfîl’i de güneşi tutmağa gönderdi ki, çabuk doğmasın ve Hazret-i Ali size erişinceye kadar eğlesin. İşte hikmeti buydu.”
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-07-2007, 13:20   #15
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 1
Mesajlar: 3,150
Varsayılan Ynt: RasuLuLLah Efendimiz(sav) hakkında menkıbeLer..

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Ahmet YILMAZ
Çok güzel bir paylaşım olmuş.Her ikinizdende Allahc.c. razi ve memnun olsun.İki cihan saadeti nasip etsin.
AMİN...
ALLAH(c.c.) razı olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 11:02


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats