![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Hafız Münâvi’den; Küçük bir çocuk hafızlığını ikmal etmiştir. Sabaha kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmediyor, namazını kılıyor, ertesi günü de hocasının karşısına çıkıyor; çıkıyor ama biraz rengi benzi sararmış olarak çıkıyor. Hocası, maddi-manevi mürşid olabilecek durumda bir üstattır. Talebesinin renginin niçin sarardığını diğer talebelerine soruyor. Onlar da, “Üstadım, bu talebiniz sabaha kadar Kur’ân-ı Kerim’i hatmedip duruyor ve tabii sabaha kadar gözüne uyku girmiyor, sabah olunca da kalkıp derse geliyor.” derler. Üstad talebesinin Kur’an-ı Kerim’i böyle okumasını arzu etmediği için onu karşısına alır ve ona: “Kur’ân indiği gibi okunmalıdır evladım. “ der. Bugünden itibaren sen Kur’ân’ı, şu an okuduğun gibi değil, onu okurken beni karşısında farz et ve üstadına dersini iade ediyorsun gibi oku!” tavsiyesinde bulunur. Çocuk gider, o gece Kur’ân-ı Kerim’i okur ve sabah üstadının huzuruna geldiğinde, “Efendim bu gece ancak Kur’ân-ı Kerim’i yarısına kadar okuyabildim.” der. Üstad “Pekala, sen bu gece de Kur’ân-ı Kerim’i doğrudan doğruya Rasûlü Ekrem(sav)’in huzurunda okuyor gibi oku” der. Talebe, “ Ben, kendisine Kur’an nazil olan zatın huzurundayım; doğru okumalıyım” heyecanıyla daha dikkatlice tilavet eder... Ve o gün üstadına , ancak Kur’Ân-ı Kerim’in dörtte birini okuyabildiğini belirtir. Üstadı da terakkiyi görünce, bir mürşidin müridinin dersini artırması gibi “Sen şimdi de o emin melek Cibril’in Rasulü Ekrem(sav)’e tebliğ ettiği anda dinliyor gibi Kur’ân-ı Kerim’i oku der. Talebe gider gelir; “VAllahi üstadım, bugün ancak bir sure okuyabildim.” Der. Üstadı da “ Evladım şimdide onu binlerce hicabın verasında bulunan Mevlâ-yı Müteal’in huzurunda okuyor gibi oku düşün ki okuduğunu Allah(cc) dinliyor, senin için indirdiği kelamını senin ile mukâbele ediyor.” Talebesi ertesi gün ağlayarak üstadının karşısına gelir: “Üstadım, ‘al-hamdu lillahi rabbi’l alemin’ dedim, ‘mâlikiyevmi’d-dîn’e kadar geldim, ‘iyyake na’budu’ demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü bunun manası, sadece Sana kulluk yaparım’,halbuki ben o kadar çok şeye kulluk yapıyorum ki O’nu karşımda hazır ve nazır mülahazaya alınca ‘İyyake na’budu’yu aşamadım.” Der. Hafız Münâvi, bu gencin fazla yaşamadığını bir-iki gün sonra da vefat ettiğini kaydeder.. İLİM BAHÇESİ |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 22
Mesajlar: 1,439
| Çünkü ‘Sadece sana kulluk yaparım!’ diyemedim ayyy çok etkileyici babam anlatmıştı bu kadar etkilenmedim kendim okuyunca daha iyi anladım :'( |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 2,699
| [razi] muhterem kardeşim. Allah'a emanet olunuz. |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| RABBIM ! gercekten onun huzurunda KUR´´AN okuyormus gibi okusak ihtinas-siratalmüstekiym dedigimizde acaba kalplerimiz gercekten diyormu?ALLAH hakiki okuduklarimizi kalpten okumayi kalpten istemeyi kalpten demeyi nasip etsin. |
| |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| allah razı olsun çok güzeldi emeğine sağlık |
| |
| Konu Araçları | |
| |