![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,465
| Birinciler Zalimler,bunlar kendi kendilerine zulmedenlerdir.Onlar namazin abdestinide,vaktini de,hudud ve erkaninida zayi etmişlerdir. Ikinciler Bunlar abdeste,vakitlere,hudud ve zahiri erkana riayet etmişler ancak şeytanin vesvesesini def etmeye çalişacaklarina,kendilerini vesveseye kaptirmiş hayallerde kaybolmuşlardir. Üçüncüler Bunlar namazin hudud ve zahiri erkanina riayetle birlikte şeytanin vesveselerini defetmek icin gayret gösterenlerdir.Bu adam düşmani karşisinda var gücüyle cihad eder ki,namazi mahvolmasin.işte bu adam bir vakitte hem namaz hem de cihad ile meşguldur. Dördüncüler Bunlar namaza kalktiklarinda namazin hudud ve erkanina mükemmel derecede riayet ederler.Kalplerini de namazda hazir tutarlar.bütün çabalari namazi tam ve mükemmel bir şekilde eda etmektir.Kalpleri de namaza Rablerinin ibadetine gark olmuştur. Beşinciler Bunlarda 4.cüler gibidir.Ayrica o kalbi yüce Allahin önünde kurban etmistir.kalp gözüyle Allah´a bakmaktadir.Sanki o yüce zati gözüyle görüyormuşcasina ondan korkar,kalbi muhabbet ve onun azametiyle doludur.Onunla Rabbi arasindaki perdelerin hepsi kalkar.Işte bu adam kelimenin tam anlamiyla namazda Rabbi ile meşguldur. *Birinciler cezalandirilmaya mustehaktir. *Ikinciler hesaba cekilmeye... *Üçüncüler magfiret elde ederler. *Dördüncüler ecir ve sevaba ererler. *Beşinciler ise Rablerine yakinlaştirilmiş kullardir. onlarin gözlerinin serinligi namaz iledir.dünyada her kimin gözünün serinligi namaz olursa ahirette Allaha yaklaşmak ile gözü serinleyecek olan onlardir.Hatta daha dünyada iken Allah yaklaşarak göz serinligine kavuşurlar.Kime bu hal nasip olursa o kişiyi görmekle gözler serinlige kavuşur. Namazi dosdogru kilanlardan olabilmek dilegiyle... |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Feb 2007 Yaş: 23
Mesajlar: 972
| |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 12
| çok güzel bi paylaşım olmuş Allah razı olsun kardeşim inşaallah bizlerde namazı hakkıyla kılanlardan oluruz |
| |
| | #4 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2007 Yaş: 25
Mesajlar: 146
| |
| |
| | #5 |
| Er Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 3
| |
| |
| | #6 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 73
| Bilhassa birinciler ve ikincilerden olmaktan Allah'a siginarak, insallah dosdogru namaz kilanlardan oluruz Eline saglik abla Allah razi olsun! |
| |
| | #7 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,224
| |
| |
| | #8 |
| Er Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8
| Peygamberimizin ideali insanlığa hizmet etmekti, insanlığı kendisine hizmet ettirmek değildi. Eline geçeni yemez yedirir, içmez içirir, yönettiği insanların mutluluğuyla mutlu olurdu. Yine bir miktar imkan geçmişti eline. Çevresine münadiler göndermiş, sesleniyorlardı Medine sokaklarında: "Resulullah mescid önünde miskin derecesine muhtaçları bekliyor, kimse mahrum kalmaın, gelip hisselerine düşecek yardımı alınlar." Az sonra mescidin önünde en alt derecedeki yoksullar toplanmış, kasıp kavuran ihtiyaçlarını bir ölçüde karşılayacak olmanın sevincini yaşıyorlardı. Düşündükleri gibi de oldu. Efendimiz gelenleri gözden geçirdikten sonra elindeki mevcudu hesab ederek önünden geçenlere hisselerini verirken tatlı tebessümünden mutluluğunu belli ediyordu. Nihayet elindeki imkan bitti, yardım isteyecek insan da bitti. Hesap iyi yapılmıştı. Ne var ki ötelerden koşup gelen bir bedevi görüldü. Adam hem koşuyor hem de nefes nefese söyleniyordu:"Yardım dağıttığınızı duydum onun için koştum ama yinede yetişemedim.Zaten ben hep böyle şanssızım!" Allah resulü sordu: "İhtiyacın çokmu fazlaydı?" Saymaya başladı ihtiyaçlarını. Hepside zaruriydi. Ama resulüllahın imkanları bitmiş, elinde avucunda olanı tamamen vermiş, tek dirhemi bile kalmamıştı. Efendimiz şefkatle baktı yoksul adamın üzgün yüzüne. Sonra açıklamasını yaptı:"Üzülme! ihtiyaçlarını yine alacaksın, hemde hiçbirini eksik bırakmadan." "Nasıl olacak?" diye heyecanlandı yoksul adam. Efendimiz kelimelere basarak konuştu:"Şimdi buradan kalk, şehrin içine dal, hangi dükkanda bulursan al, satıcılara da de ki:"Mal benim, borç resulullahın. Ödemeyi resulullah yapacaktır." Adam önce şaşırdı, sonra toparlanarak sevinçle çarşının yolunu tuttu, alacaklarının hesabını yaparak heyecanla gidiyordu. Olayın şahidi Hz Ömer fedakarlığın bu kadarını fazla buldu. Düşüncesini dile getirmekten kendini alamayıp dedi ki:" ya resulallah! sen gücünün yettiğiyle mükellefsin. Elinde olanı tamamen verdin geriye bir şey kalmadı. Neden yardım edemediğin yoksulunborçlarını yükleniyorsun? Bu kadarıda fazla değil mi?" Bu sözlerden hiçde memnun olmayan resulullahın yüzündeki tebessüm kayboldu. Halbuki o ana kadar çk mutluydu. Tebessümü hiç eksik olmuyordu.Bunun üzerine bir sahabi söze karıştı. "Ya Resulallah sen Ömere bakma, ver. Arşın sahibi ALLAH da sana verir, seni boş bırakmaz." Fedakarlığını sürdürmesi isteğinden memnun olan resulullahın tebessümü tekrar yüzünde belirdi. Şöyle ölçü veriyordu yoksula yardım konusunda. "Hiçbirşeyi olmayan, çorbasının suyunu çoğaltsın, onu da bulamayanların imdadına bol sulu çorbayla koşsun, yine çevresinde ki yoksula ilgisiz kalmasın." |
| |
| | #9 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007 Yaş: 21
Mesajlar: 790
| Allah razı olsun beydanur.. İnşallah kıldığımız namazın hakkını verenlerden oluruz... |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 4,994
| beydam emeğine sağlık..... |
| |
| Konu Araçları | |
| |