![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 170
| Sabır acıdır, ama tatlı meyvesi vardır. (sadi) Arkadaşlar sabrede bilmek çok güzel.acaba sizde sabır ile ilgili güzel sözler yazabilirmisiniz? |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| Sabır , yüzünü ekşitmeden acıyı yudumlamaktır. Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur. Sabır, genişliğin anahtarıdır. Mura da ermek; sabır iledir." (Hacı Bektaş-ı Veli ) |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 23
| sabır edersen herşey senin elinde olur benden bu kadar..... |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| sabreden derviş muradına erermiş.... |
| |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| sabır yeryüzündeki gelmiş geçmiş en büyük ateşe atılırken -"ALLAH bana yeter" diye Cebrail (a.s.)'ın yardımını reddeden İbrahim(a.s.)'ın tevekkülüdür. ALLAH'a emanet olun. |
| |
| | #6 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Hayat zinettir,Takvada keremdir,en hayırlı binekde sabırdır.İbtila halinde insanın musibetinin berteraf olmasını Allah'tan beklemek ibadettir. Hz.Cabir (R.anh.)ramuz el-hadis. |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Sevgili Peygamberimiz, Taif dönüşünde müşriklerce taşlanmış, mübarek ayakları kan revan içinde kalmış, nihayet bir ağacın altına oturmuş, elini semaya kaldırmış ve dua ediyor. O anda Cebrail (a.s.) beliriverir. -"Ya Resulullah (s.a.v.), Allah (c.c.) sana selam ediyor. Dilersen şu iki dağı bu kavmin başına yıkıp helak edecek. Yeter ki iste." Fahri Kainat Efendimizin cevabı, insanın ulaşabileceği en üst makamdan; -"Hayır ey Rabbim, onlar bilmiyorlar. Onları helak etme ey Rabbim. Onların sulbünden, sana ibadet eden, sana şirk koşmayan bir nesil ihsan et." diye olmuştur. İşte en büyük sabır... |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Kütub-u Sitte:3209 Ebu Sinân anlatıyor: Oğlum Sinan'ı defnettiğimde, kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana: -"Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben: -"Tabii, söyle!'' dedim. -"Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti: -"Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler:" -"Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?" -"Evet" derler. "Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine: -"Evet" derler. Allah tekrar sorar: -"Kulum (bu esnâda) ne dedi?'' -"Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder: -"Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.'' Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021) |
| |
| | #9 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Kütub-u Sitte:3210 Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki, Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: -"Ben, kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.'' Tirmizi, Zühd 58, (2403). |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 55
Mesajlar: 2,499
| Kütub-u Sitte:3211 Abdullah İbnu Amr İbni'I-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: -"Mü'min kul, arz ahalisi içindeki has sevdiği (evladı) elinden alındığı zaman sabreder ve mükâfaat umarsa, Allah o kulu için cennetten aşağı bir mükâfata razı olmaz." Nesai, Cenaiz 23, (4, 23). |
| |
| Konu Araçları | |
| |