![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
| kus tüyü ögütler... Gözünü bu satirlardan bir an kaldir ve kus tüyünün düsüsünü hayal et.. Hem havada asili kaliyor, hem iniyor gibidir... Cok uzaktan geliyor gibi ama cok yakin gibi durur. Gökten yere düstügü halde, düstügünü hissettirmez sana kus tüyü... Belki de hic düsmez kus tüyü. Hayir, hayir düsüyor degildir. Belki de kendisi yere dogru inmeyi, yere konmayi tercih ediyor gibidir. Hani yagmur gibi... Düsüyor degil indiriliyor. Öyle ki, bir kus tüyünün inisini seyrederken, sayisiz göklerden sayisiz tüylerin düstügü duygusuna kapilirsin, kus tüyü yere indiginde henüz düsüsünü tamamlamadigini hissedersin. Dogru; düsmez aslinda kus tüyü, "iner" gibidir, "indirilir" ve "hep indirilir". Meleklerden kopmus gibi, melekler gibi.. Simdi de uykun gelir mi kus tüyünü duyunca? Yoksa uyanir misin tatli ve gerçek bir rüyaya? Iste sana kus tüyü gibi hafifce dokunan ögütler... Istersen birak düssün, istersen havada öylece asili kalsin. Sen bilirsin. Sevmeyi ögren: Sevdikce varliginin kainatla toplandigini görürsün. Sevince, kendini kendinden öte tasirsin. Sevince kalbine yeni ve sonsuz kanatlar takarsin. Sevince, mavi bir deniz olur kalbin; hic bilmedigin kiyilara varirsin. Bagislamayi ögren: Bagisladikca dostlarinin sayisini onla carpmis olursun. Bagislamak kalbinin yükünü azaltir. Bagislayinca, kalbine batan dikenler güle döner. Bagislayinca önce kendini bagislamis gibi olursun, nefretin ve kinin yükünü omzundan atarsin. Pismanlik duymaktan korkma: Pismanligini itiraf ettikce hatalarinin kücük, anlasilir ve bagislanabilir parcalara bölebildigini görürsün. Pismanlik sancisini göze aldigin sürece, hatadan dönmenin lezzetini de yasamaya baslarsin. Pismanlik ictenligin sinamasidir. Ictenligi olmayanlar pisman olamazlar. Pisman olmayanlar ictenlik kazanamazlar. Hatirlamayi ögren: Hatirladikca, sevgilerinin kare kökünü bulup, onlardan hüznü cikardigini fark edersin. Hele de cocuklugunu cok hatirla ki, hic endisesiz mutlu oldugun anlari yeniden yasa. Mutlu olmayi beceremeyen biz büyüklere icimizdeki cocuk mutlulugun sadelik ve hirssizlikla ilgili oldugunu fisildar. Dur ve dinle cocugunu. Deger vermesini ögren: Deger verdikce sevgilerin küpünü bulup, onlari mutlulukla carpabildigini görürsün. Deger vermeden gecirdigin günün günesi hic dogmamis gibidir. Degerini bilmedigin esyaya hic sahip olmamis gibisindir. Degerini bilmedigin dostlarin sana göre hic yasamamis gibidir. Deger vermesini ögrendiginde, hayatin sahihlestigini fark edersin. Daha yavas yürürsün ama adimlarini yere siki basarsin. Iltifat etmesini ögren: Iltifat ettikce, insanlarla arandaki en kisa mesafenin bir tebessümün resmettigi egri bir cizgi oldugunu görürsün. Iltifat etmek yalan konusmak demek degildir. Iltifat, muhatabinin görmek istedigin yere ulasmasi ve oradan öte gecmesi icin temennide bulunmaktir. Özür dilemesini ögren: Özür diledikce nefretin ve öfkenin sonsuza bölündügünü, böylece darginliklarin limit sifira giderken yok oldugunu fark edersin. Ayrica bak: "Pismanlik duymaktan korkma" ögüdü. Aşktan korkma: Böylece bir ücgenin ic acilarinin toplaminin 180 dereceyi asip, bütün yamuklari kendi icinde barindirabildigini görürsün. Ask pürüzleri yok eder; dikenleri gül eder, acilari haz eyler. Ara sira hüzünlen: Hüznün kalbine dokunmasina izin ver. Böylece bütün mutluluklarin ve zevklerin sonunda ayrilik cizgisine teget gecip geri döndügünü görürsün. Hepimiz ayriliklarin kusattigi bir adada simdilik yasayan fanileriz. Hüzün, faniligin ince sizisini kalbine hissettirdigi icin, seni ebediyete komsu eder. Hüznünü öldürürsen ölümü anlayamadigin gibi hayati da anlayamazsin. Ve bir gün ölecegini bil: Kesinlikle öleceksin ve öldügün gün anlayacaksin ki, yasadigin hayat, faydasi sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmis. Kesrin payinda ne olursa olsun, ne kadar cok sey biriktirmis olursan ol, hepsi son islemde sifira esitlenir. Kesrin üzerine, yani bu dünyaya, sonsuzluk cinsinden bir seyler koyman gerekiyor. Yoksa "elde var sifir" Her gün yeniden uyan: Uyanmayi sadece gözünü acmak olarak bilen icin, bir safak vakti ne kadar da siradandir. Hayranlik duygusunu her gece iki göz kapaginin ardina sakladigi gözleri gibi her daim uykuda birakan icin, bir gün dogumu "sabahin körü" olasica karanliktir. Kulluk heyecanini avucunda tutamadigi bir kor gibi savurup söndüren icin, bir seher vakti egreti ve tanimsiz bir vakitsizliktir. Haydi ac gözlerini... Ac gönlünü... Simdi ve burada var oldugunu fark et. Var edildigini fark et. Buraya, bu sabaha bir insan olarak gönderildigini bil. Bu sabahin senin icin, sana özel olarak yaratildigini fark et. Uyan... Günes senin icin doguyor... Senai Demirci |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 739
| çok güzel senai demircinin yazılarını beğenerek okuyorum zaten... : |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 858
| Snai Bey hakkikat yolunda yürüyor. Başka bir kısımda (Bir Olmak) açtığım takım tutma takıntısı yok... İlgi ile izliyorum Allah yardımcısı olsun. |
| |
| | #4 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 79
| ewt gerçekten güzel (ok) zaten senai demirci ile bi kaç sözlerini okumuştum |
| |
| | #5 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 29
Mesajlar: 808
| Selam: Veracım çok güzel sözler paylaşımın için teşekkürler. ![]() |
| |
| Konu Araçları | |
| |