![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 24
Mesajlar: 293
| Mûcizeleri: 1-Nuh aleyhisselâmın kavminden bir fırka gelip, oturdukları beldedeki büyük taşları toprak yapmasını istemişlerdi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâmı gönderip, ''Resûlüme söyle, o taşlara eliyle işâret etsin.'' buyurdu. Nuh aleyhisselâm da buyrulduğu gibi yapıp eliyle işâret edince, o beldede bulunan bütün taşlar birden toprak oldular. Bunun üzerine on iki kişi imân etti. 2-Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek şeyleri görüp haber verirdi. 3-Susuz yerlerden su çıkarırdı. 4- İşâretiyle ağaçlar kökünden sökülüp başka yere geçerdi. 5- Duâsıyla kuru ağaçlar hemen meyve verirdi. 6- Duâsıyla bulutsuz olarak yağmur yağardı. 7- Kum, toprak, kil gibi şeyler, onun duâsıyla yiyecek maddeleri hâline gelirdi. Gemisi Cûdi Dağının üzerine oturunca, insanlar açlıktan kurtulmak için yiyecek isteklerinde duâ edince bir miktar toprak ve kum yitecek hâline geldi ve bunu yediler. 8-İmân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasına rağmen, onun duâsıyla çok kısa zamanda çoğalarak arttılar. 9-Eliyle yere diktiği bir ağaç fidanı o anda çeşitli renklerde meyve verdi. Bismillahirrahmanirrahim: 71/NÛH-1: İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihî en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azâbun elîm(elîmun). Muhakkak ki Biz, Hz. Nuh’u kendi kavmine: “Kavmini onlara, elîm azap gelmeden önce uyar.” diye (resûl olarak) gönderdik 71/NÛH-2: Kâle yâ kavmi innî lekum nezîrun mubîn(mubînun). (Hz. Nuh, kavmine) şöyle dedi: “Ey kavmim! Muhakkak ki ben, sizin için apaçık bir nezirim (uyarıcıyım), (öyle ki).” 71/NÛH-3: Eni’budûllâhe vettekûhu ve etîûni. Allah’a kul olmanız, O’na karşı takva sahibi olmanız için. Ve bana itaat edin (tâbî olun). 71/NÛH-4: Yagfir lekum min zunûbikum ve yûahhırkum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), inne ecelallâhi izâ câe lâ yûahharu, lev kuntum ta’lemûn(ta’lemûne). (Allah da) sizin günahlarınızı mağfiret etsin (günahlarınızı sevaba çevirsin) ve sizi belirlenmiş bir zamana kadar tehir etsin (ömür versin)! Muhakkak ki Allah’ın eceli (onun belirlediği an) gelince tehir edilmez. Keşke siz bilmiş olsaydınız. 71/NÛH-5: Kâle rabbi innî deavtu kavmî leylen ve nehârâ(nehâran). (Hz. Nuh, Rabbine) şöyle dedi: “Rabbim, Muhakkak ki ben kavmimi gece ve gündüz (ruhlarını Sana ulaştırmayı dilemeye) davet ettim.” 71/NÛH-6: Fe lem yezidhum duâî illâ firârâ(firâran). Fakat benim davetim, (benden) kaçışlarından (uzaklaşmalarından) başka bir şeyi artırmadı. 71/NÛH-7: Ve innî kullemâ deavtuhum li tagfire lehum cealû esâbiahum fî âzânihim vestagşev siyâbehum ve esarrû vestekberûstikbârâ(vestekberûs tikbâran). Ve muhakkak ki benim onları, Senin mağfiret etmen için her davet edişimde, (duymamak için) parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve (görmemek için) elbiselerine büründüler ve (bu davranışlarında) ısrar ettiler ve kibirlenerek büyüklük tasladılar. 71/NÛH-8: Summe innî deavtuhum cihâran. Sonra muhakkak ki ben onları cehren (açıkça) davet ettim. 71/NÛH-9: Summe innî a’lentu lehum ve esrertu lehum isrâran. Daha sonra da muhakkak ki ben onlara alenî olarak ilân ettim ve onlara sır olarak (tek tek çağırarak) gizli gizli de bildirdim. 71/NÛH-10: Fe kultustagfırû rabbekum innehu kâne gaffâran. (Nuh A.S) ve dedim ki: “Artık Rabbinizden mağfiret dilediğinizi söyleyin. Muhakkak ki O; Gaffar’dır (mağfiret edendir).” 71/NÛH-11: Yursilis semâe aleykum midrâran. Üzerinize bol yağmurlu olarak semayı göndersin. 71/NÛH-12: Ve yumdidkum bi emvâlin ve benîne ve yec’al lekum cennâtin ve yec’al lekum enhârâ(enhâran). Ve size mal ve erkek çocuklar (vererek) yardım etsin. Ve sizin için cennetler (verimli bahçeler) yapsın ve sizin için nehirler akıtsın. 71/NÛH-13: Mâ lekum lâ tercûne lillâhi vakârâ(vakâran). (Nuh (A.S), kavmine şöyle dedi): “Siz niçin Allah’tan bir vakar (azamet, izzet ve kudret) ummuyorsunuz?” 71/NÛH-14: Ve kad halakakum etvârâ(etvâran). Ve O, sizi halden hale (çeşitli hallerden) geçirerek yaratmıştır. 71/NÛH-15: E lem terav keyfe halakallâhu seb’a semâvâtin tıbâkan. Görmüyor musunuz, Allah yedi kat semayı (yedi gök katını) nasıl yarattı? 71/NÛH-16: Ve cealel kamera fîhinne nûran ve cealeş şemse sirâcâ(sirâcen). Ve Ay’ı, onların arasında (semalarda) bir nur kıldı ve Güneş’i de bir sirac (çırağ) kıldı. 71/NÛH-17: Vallâhu enbetekum minel ardı nebâten. Ve Allah, sizi yerden (topraktan) bir nebat (gibi) yetiştirdi (yarattı). 71/NÛH-18: Summe yuîdukum fîhâ ve yuhricukum ihrâcâ(ihrâcen). Sonra sizi oraya (toprağa) döndürecek ve bir çıkarışla sizi (oradan) çıkaracak. 71/NÛH-19: Vallâhu ceale lekumul arda bisâtan. Ve Allah, arzı sizin için geniş bir mekân kıldı. 71/NÛH-20: Li teslukû minhâ subulen ficâcâ(ficâcen). Sizin yolculuk etmeniz için, ondan geniş yollar yaptı. 71/NÛH-21: Kâle nûhun rabbi innehum asavnî vettebeû men lem yezidhu mâluhu ve veleduhû illâ hasârâ(hasâren). (Nuh A.S): “Rabbim, muhakkak ki onlar bana asi oldular (isyan ettiler). Ve malı ve evlâdı kendisine hüsrandan başka bir şeyi artırmayan kimselere tâbî oldular.” dedi. 71/NÛH-22: Ve mekerû mekran kubbârâ(kubbâran). Ve büyük hileler kurdular. 71/NÛH-23: Ve kâlû lâ tezerunne âlihetekum ve lâ tezerunne vedden ve lâ suvâan ve lâ yagûse ve yaûka ve nesrâ(nesran). Ve (birbirlerine) şöyle dediler: “Sakın kendi ilâhlarınızı (putlarınızı) bırakmayın. Ve Vedd’i, Suvâa’yı, Yagûs’u ve Yaûka’yı ve Nesra’yi sakın terk etmeyin.” 71/NÛH-24: Ve kad edallû kesîrâ(kesîran), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen). Ve (böylece) pekçoğunu dalâlette bırakmış oldular. Ve (Nuh A.S): “Zalimlerin, dalâletten başka bir şeyini artırma (zalimlerin, sapıklıklarını artır).” 71/NÛH-25: Mimmâ hatîâtihim ugrikû fe udhılû nâran fe lem yecidû lehum min dûnillâhi ensârâ(ensâran). Onlar hatalarından (büyük günahlarından) dolayı boğuldular. Sonra ateşe sokuldular. Artık kendileri için, Allah’tan başka bir yardımcı bulamadılar. 71/NÛH-26: Ve kâle nûhun rabbi lâ tezer alel ardı minel kâfirîne deyyârâ(deyyâran). Ve Hz. Nuh: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden dolaşan bir kimse bırakma.” dedi. 71/NÛH-27: İnneke in tezerhum yudıllû ıbâdeke ve lâ yelidû illâ fâciren keffârâ(keffâran). Muhakkak ki eğer Sen, onları (yeryüzünde) bırakırsan, Senin kullarını dalâlete düşürürler ve facir kâfirden başka (evlât) doğurmazlar. 71/NÛH-28: Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ(tebâran). Rabbim, beni, annemi, babamı ve evime mü’min olarak girenleri ve mü’min kadınları ve mü’min erkekleri mağfiret et. Zalimlere helâkından başka bir şeyi artırma. |
| |
| Konu Araçları | |
| |