![]() |
| | #31 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Resûl–i Ekrem Efendimiz’e tam yirmi üç senede nâzil olan Hazret–i Kur’an’ın ilk âyeti, Mekke’de bir Ramazan ayında nâzil olmuştur. Bu Ramazan ayında henüz oruç farz kılınmamıştı. Ramazan orucu, Medine’ye gelindikten bir sene sonra, yani hicretin ikinci senesinde Bedir Harbi’nden önceki ayda farz kılınmış ve Müslümanlar ilk oruçlarını yakıcı sıcakların altında Bedir Harbi’nde tutmuşlardır. Resûlüllah aleyhisselam, tam dokuz sene Ramazan orucu tutmuştur. Bu Ramazanlardan dördü yirmi dokuz, beşi de otuz olarak çıkmıştır. Demek ki, oruç belli gün değil de, belli ay müddetince tutulur. Ay ise bazen otuz, bazen de yirmi dokuz olarak devam eder. Nitekim Resûlüllah’ın tuttuğu ayların dördü yirmi dokuz, beşi otuz olarak devam etmiştir. Ramazan ayının kudsiyetinden biri oruç tutmak ise, bir diğer kudsiyeti de Kur’an okumak ve dinlemektir. Bu ayda Kur’an okumanın, okunan Kur’an’ı dinlemenin kendine has bir kudsiyeti ve mânâsı vardır. Zira bir adına da Kur’an ayı denen Ramazan boyunca Resûlüllah aleyhisselam da Kur’an’a karşı farklı bir alaka göstermiş, hatta Cebrâil aleyhisselam bile bu farklı alakaya iştirak etmek üzere Rabb’imiz tarafından vazifelendirilmiştir. Nitekim Buharî’de geçen bir hadisten şunu öğrenmekteyiz. Ramazan gecelerinin hemen hepsinde de Resûlüllah’a gelen Cebrâil aleyhisselam, onunla karşı karşıya oturur, o güne kadar getirmiş olduğu âyetleri Resûlüllah’la müzakere ederdi. Yani, Resûlüllah zabt ettiği ayetleri Ramazan ayı boyunca tane tane okur, Cebrâil aleyhisselam da başını eğmiş vaziyette huşû içinde dinlerdi. Bütün Ramazanlarda böyle devam etmişti. Ramazan ayı gelince Cebrâil aleyhisselam sadece Kur’an dinlemek üzere Resûlüllah’ın huzuruna girer, O’ndan o güne kadar getirdiği âyetleri tane tane dinler, böylece hangi âyetin hangi sırada bulunduğunu da açık ve net şekilde kontrol etmiş olurdu. Gariptir ki, son Ramazan ayındaki kontrol bir başka ehemmiyet arz etti. Aynı minval üzere gelen Cebrâil aleyhisselam, bu defa şöyle diyordu: - Yâ Resûlâllah, bu seneki Ramazan okuyuşumuz nihaî şekilde olacaktır. Getirmiş olduğum âyetleri önce ben okuyacağım, sen dinleyeceksin, sonra da sen okuyacaksın, ben dinleyeceğim!.. Nitekim aynen de vâki olmuştur. Büyük bir huşû içinde getirmiş olduğu âyetleri bir bir okuyan Cebrâil aleyhisselamı, Resûlüllah haşyet içinde dinlemiş, okuma işini bitirince de kendisi başlayarak, zabt ettiği Kur’an’ı baştan sona aynı dikkat ve heyecan içinde tekrar etmiştir. Bu karşılıklı okuyuş, bu Ramazan’da iki defa tekrarlanmış, böylece Kur’an’ın zabtı kesin şekilde bir daha tespit ve tescil edilmiştir. İşte Ramazan ayında Müslümanlarca Kur’an’a karşı gösterilen farklı alâkanın bir sebebi de bu tarihî hadise olmuştur. Mü’minler bu ayın başından itibaren cami ve diğer münasip yerlerde toplanırlar, Resûlüllah’ın okuyuşunu hatırlatan mukàbeleleri dinler, yahut bizzat nâzil oluyormuş gibi ruhlarına sindirir, gönüllerine nakşederler. İşte camilerde okunan Ramazan mukàbelesinin temelindeki kudsî hatıra ve tarihî vak’a budur. Bu mukaddes tatbikat kıyamete kadar devam edecek, Hazret-i Kur’an ruhlara ve gönüllere saadet ve sürûr vermeye ara vermeyecektir. AHMED ŞAHİN
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #32 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç bir ruh terbiyesidir Oruç tutmayan, sabretmesini bilmez, nefsini normal şekilde kullanma yollarını gözetmez. Hele refah içinde yaşayanlar, hiç oruç tutmazlarsa, bütün hürriyetlerini şehevi arzularına kaptırırlar. Şunun bunun hukukuna ve malına tecavüzden kendilerini alamazlar, haram helal seçmezler. Hatta vicdanları da istemeye istemeye rezaletlere atılırlar. Nihayet nefislerine de zulmederler, kendilerini akıl ve vicdanın, din ve imanın aksine telef ederler. Böyle şehvet esiri olanlar, o kadar sabırsız ve o kadar açgözlü olurlar ki, bir gün aç kalmakla hemen ölüvereceğiz zannederler. Bu zanla da orucu zararlıymış gibi kabul ederler. Halbuki oruç, gerek fert ve gerekse toplum açısından büyük bir ruh terbiyesini içerdiği gibi, aynı zamanda midenin ve bedenin dinlenmesiyle sıhhî ve tıbbî açılardan vücuda ait birtakım faydaları bulunan bir beden eğitimini de içine almaktadır. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #33 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç kadar sevaplı bir ibadet yoktur Orucun sevabına işaretle, Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: “ katında oruç kadar sevaplı bir ibadet yoktur.” (Nesâi, Siyam, 43) Başka bir hadislerinde de: “Oruç, nefsinin çektiği yiyecek ve içeceklerden kimi alıkoyarsa, Cenab-ı Hak onu cennet meyvelerinden yedirip, cennet ırmaklarından içirir.” (el-Hündi, Kenzü’l-Ummal, 3/328); “Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır ki oradan sadece oruç tutanlar girebilir.” (İbn Mace, Siyam, 1); “Oruç tutan helâlinden rızkını temin ettiği zaman ahirette hesaba çekilmez.” (el-Hündî, Kenzü’l-Ummal, 3/328); “Oruç tutanın uykusu ibadet, susması ise tesbih sayılır. İyilik ve ibadetlerine kat kat ecir verilir. Duası tarafından kabul edilip günahları affedilir.” (el-Hündî, Kenzü’l-Ummal, 3/327) Oruç, kıyamet günü oruçlu için şefaat edecek, Cenab-ı Hakk’a niyazda bulunup, “Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.” diyecektir. Cenab-ı Hak da orucun bu isteğini kabul edip, oruçluya şefaat etme izni verecektir.” (el-Münziri, et-Tergib, 2/84) Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #34 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç günahlara perdedir "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin (ve ona bulaşmasın).'' (Kaynak: Buhari, Savm bölümü) Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) rivayet ediyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur Ailem Dergisi
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #35 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç, emaneti korumayı öğretir Oruç, gizli ve açık her zaman emanete riayet edilmesini öğretir. Zira Allah'ın helal kıldığı nimetleri yiyip-içmekten kaçınmayı sağlayacak Allah 'tan başka bir gözetici yoktur. Oruçlu, sabahtan akşama kadar Allah 'ın çizdiği sınırlara riayet eder. Onca orucu bozma imkânlarına ve hiç kimsenin görmemesine rağmen mümin, fevkalâde bir ciddiyetle orucunu sürdürür. Ve akşama kadar emaneti muhafaza hissiyle dolar taşar. Oruca karşı gösterilen bu tavır, Müslüman’ın bütün hayatına akseder. Dolayısıyla oruç tutan insan, bütün hayatı boyunca kendisine emanet olarak verilen şeylere karşı da son derece dikkatli davranmayı öğrenir. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #36 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Orucun dengi yoktur uğrunda yapılan her işin mutlaka bir sevabı vardır. Onun karşılıksız kalması düşünülemez. Ama oruca gelince onun sevap yönüyle dengi yoktur. Ebu Umame (ra) şöyle diyor: “Rasûlullah’a yapmam gerekli bir amel söylemesini istedim. O da “Oruç tut. Zira onun dengi yoktur” dedi. ben yine tekrar ederek aynı şeyi sordum. O, “Oruç tut, zira onun dengi yoktur.” Şeklinde cevap verdi, Ben üçüncü kez yine sordum. O aynen, “Oruç tut, zira onun dengi yoktur” (Nesâi, Sıyam, 43) buyurdular. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #37 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| OruçAllah ’a kavuşmayı hatırlatır Oruçlunun her saati, her saniyesi ve her âşiresi ’ı, 'ın nimetlerini ve netice itibariyle de en büyük nimet olan 'a lika (kavuşma) nimetini hatırlatması itibariyle çok kıymetlidir. Oruç bu fonksiyonunu iki yolla yerine getirir. Bunu, lezzetlerin zevâliyle, zevâl bulmayacak nimetlere iştiyak; ve yine elemlerin zevâliyle gelen lezzet şeklinde özetleyebiliriz. Sabahtan akşama kadar aç ve susuz olan insan, zâhiren sıkıntı çekse de, oruç ibadetinin getireceği uhrevî semere (yani ’a kavuşma), ona bütün elemleri unutturabilir. Oruçlu, bütün gün şehvetini, yemesini, içmesini unutur ve sürekli Rabb’iyle buluşmayı düşünür. Bu düşünce sayesinde hayatî bütün faaliyetleri, istikamet dâiresinde cereyan eder. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #38 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç sabrın yarısıdır Allah’ın yüklediği ibadet mükellefiyetini sırtında taşımaya sabretme, O’ndan gelen şeyler karşısında sarsılmama, O’nun kapısından ayrılmama, günah fırtınaları ve günah tufanı karşısında kendini koruyup dişini sıkma vs. bunlar dinin yarısını teşkil etmektedir. “Oruç ise sabrın yarısıdır.” Zira sabrın diğer yarısı başka şeylere dağılmıştır. Oruçta bir yönüyle şehevât-ı nefsâniyeyi gemleme oldugu için, günahlara karşı sabır, diğer bir yönüyle aç-susuz durma gibi (hususiyle sıcak günlerde) bir işin altına girmekle ibadete karşı sabır vardır. Böylece oruç, dinin dörtte birini teşkil etmiş oluyor. Dolayısıyla o, dört büyük ve mühim esas olan namaz, oruç, zekât ve hac ibadetlerinden biridir. Ve hem de yukarıda da belirttiğimiz gibi oruçta, hem ibadet taate, hem beşerî arzu ve isteklere, hem şehevânî duygulara ve hem de kaprislere bir set çekme ve mani olma hâli vardır. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #39 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Oruç, tasarruf ve kanaati öğretir Oruç, insanlara tasarrufu öğreten önemli bir disiplindir. İstediği şeyi ve aklına geldiği zaman, hiçbir sınırlama getirmeden yapmaya alışık bir insan, oruçlu olduğu zaman mecburen onu yapamayacaktır. Meselâ, her aklına estiği zaman yemek yiyen, maddî olarak vücûdunun arzularına boyun eğen insan, oruçlu olduğunda mecburen akşamın olmasını bekleyecek, dolayısıyla da bu bekleyiş sayesinde, tasarrufu öğrenecek ve sorumsuzca yaşamaktan uzaklaşmış olacaktır. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| | #40 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Orucun mânâsı Oruç ile alakalı âyetlerden ve Peygamber’imizin öğrettiklerinden anlaşıldığına göre orucun dindeki mânâsı; nefsin en büyük istekleri olan yeme, içme ve şehevî arzular gibi bilinen zaruri ihtiyaçlardan, niyet ederek bütün gün kendini tutmaktır. Tam anlamıyla tarif etmek gerekirse diyebiliriz ki: Ehliyetli bir insanın sabahın başlangıcından güneşin batışına kadar karın hükmünü taşıyan, içine herhangi bir şeyi sokmaktan ve cinsî ilişkiden, ibadet niyetiyle nefsini alıkoyması yani kendini tutmasıdır. Ali Budak
__________________ ~~~~~~~~~~~~ İnsanlar üç zümredir. Sen kendisini incitmediğin halde,o seni incitir. Sen kendisini incitirsen,o da seni incitir. Sen kendisini incitsen de,o seni incitmez. ~~~~~~~~~~~~ KoRKa DuRuN oLuMDeN CuMLe DoGaN oLMuSTuR..! |
| |
| Konu Araçları | |
| |