![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
| Arkadaşlar çok takdir ettiğim ve çok sevdiğim Munib Engin Noyan'ın kendi sitesinde geçiş dönemini anlattığı bir yazı ve bu yazının akabinde kendini bilmezlerin gerçeği bulmayı ne kadarda baside aldıklarını gösteren bir yazı... Allah herkese hidayet nasip etsin ... Aylardır “HİKÂYE-İ HAYATIM” bölümünün hâlâ açılmamış olmasından şikâyet eden mesajlar alıyorum. Böyle bir bölüm açmakla hatâ mı yaptım acaba diye soruyorum kendime… Çünkü hayat hikâyemi yazmanın bana bu denli zor geleceğini söyleselerdi, doğrusu, inanmazdım! Netice itibâriyle benden anlatılması beklenen kendi hayatım, bir başka deyişle en iyi ve tâ içinden bildiğim şey olduğuna göre, bunun neresi zor olabilir? Bilmiyorum. Aslında hiç de zor olmamalı ama ben gerçekten de çok zorlanıyorum. Belki değil, besbelli bu yüzden bugüne kadar geciktirdim bu bölümü yazmayı… Aslında buraya böyle bir bölüm koymak benim fikrim değildi. İnternet-sitemi hazırlama nezâketini gösteren sevgili kardeşim –ki ben sitemi doğru dürüst kullanmayı öğrenene kadar bana gelen bütün mesajları o denetliyordu- en çok merak edilen konuların başında hayat hikâyemin olduğunu ve bundan dolayı da mutlaka böyle bir bölüm koymamızın şart olduğunu söyleyerek beni buna ikna etti. Ama aradan aylar geçmesine rağmen bir türlü elim gitmedi/gidemedi bu bölümün içini doldurmaya. Hayat hikâyemi anlatmaktan utandığım ya da bundan çekindiğim için değil! Hayatımın son bir yılı içinde vukû bulan bazı üzücü hâdiselerden dolayı, tâbir câzise “klasik” bir hayat hikâyesi kaleme almam ne yazık ki mümkün değil. Üzerimde hakları olan çok yakınımdaki bazı insanlara, benimle olan maddî-mânevî bağlarını kendi kararları doğrultusunda tamamen kopartmış olduklarını açıkça beyân etmiş olmalarına rağmen, duyduğum vicdân borcu ve saygı, beni bundan alıkoyuyor. Aslında ayrıntılı bir hayat hikâyemin çok da önemli olduğunu düşünmüyorum. Gözlemlerimden kaynaklanan kanaatime göre hayat hikâyemi ille de bilmek/öğrenmek isteyenlerin hemen hepsi de aslında ve netice olarak benden, elhamdulillâh, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, lütuf ve inâyetiyle hidâyete erişimin hikâyesini öğrenmek istiyorlar. Bu taleplerinde ve beklentilerinde de haklılar. Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, hiç kuşkusuz en büyük mûcizelerinden olan hidâyet hikâyelerinin, daha doğru bir deyişle, süreçlerinin hepsi de birbirinden çarpıcı ve de ibret verici. Bu büyük mûcizeyi bizzât yaşayanlar, onun farklı tezâhürlerini görüp öğrendikçe, onu her seferinde yeniden yaşamanın benzersiz mutluluğunu tadma imkânı buluyorlar. İmanları tâzeleniyor, güçleniyor ve derinleşiyor. Bazıları ise samîmîyetle, gerçekten de merak ediyor bu muhteşem mûcizenin gerçekleşme sürecini. Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, hidâyetiyle şereflenmenin eşiğinde hatta hasret dolu beklentisi içinde olanlar da var. Onların içinde sanıyortum ki, çoğu zaman sancılı arayışlarının nasıl ve ne şekilde, tâbir câizse, “mutlu son”la noktalanabileceğini, belki de önlerinde kat edilecek daha ne kadar bir yol kaldığını, ya da bu sürecin nihayet tamamlanabilmesi için kendi paylarına düşen/düşecek gayretin ne ve de nasıl olması gerektiğini öğrenmeye/anlamaya çalışanların sayısı çok. Ama bazıları da var ki, onlar masal tadında birşeyler okuyup derin bir his tatmini ve işittikleri benzeri başka masalların te’yidini bulmak istiyorlar yalnızca. Birazdan dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım hayat hikâyem, daha doğru bir deyişle “hidâyet sürecim” bu son “kategori”ye dahil olanları korkarım ki bir hayli hayâl kırıklığına uğratacak! Çünkü benim hidâyet hikâyemde ne gecenin bir vaktinde, uykunun en derin yerinde rüyâya giren, uzun bembeyaz sakallı, yeşil sarıklı, yeşil cübbeli, nûr yüzlü bir pîr ve bana sunduğu billûr bir kâse; ne bir herhangi bir cemaat ve/veya tarîkâtın mubârek zâtlarından birinin rehberliği/örnekliği; ne de durup dururken şâhit olunan akla durgunluk verecek derecede çarpıcı bir hâdise var. O hâlde… “Vira Bismillâh!” Munib Engin Noyan Ve bu yazıya yapılan yorumlar... doktor size cok iyi bir ruh doktoru tavsiye edebilirim. zira cok ihtiyaciniz var. Ekleyen: kama gur / Eklenme Zamanı: 09.03.2007 07:27:52 yaziklar olsun sayin noyan, muzisyen oldugunuz yillarda sevdigim ve gercekten takdir ettigim vede esinizle birlikte ornek alinasi biri idiniz. Bugunku haliniz ise ciddi bir psikolojik destege ihtiyac gosteriyor gibi. Siz bunu sapkin dusuncelerle dini abartarak yasayarak yada boyle gostererek gidermeye calisiyorsunuz. Ancak zamaninda ornek alinmis bir kisinin sizin gibi bir goruntu sergilemesi cak buyuk talihsizlik. Keske icinizdeki boslugu topluma daha yararli olabilecek gercek Atatturk sevgisi, laik Turkiyenin gelismesine katki arzusu ile doldurmus olsaydiniz. Ama ne yazik siz bunun tam tersini yapiyorsunuz. Bilincli yada bilincsiz olarak..., saygilar Ekleyen: kama gur / Eklenme Zamanı: 08.03.2007 07:33:5 niye yayılamıyorsunuz hoşunuza giden yorumları yayınlıyorsunuz. hoşunuza gitmeyenleri yayınlamıyorsunuz. cevap da vermiyorsunuz. biz size küfür filan etmeden hakkınızdaki düşüncelerimizi yazıyoruz. gayet ölçülü bir üslub ile yazdığımız halde bir şey değişmiyor. eçıkta durmasında sakınca görüyorsanız, adresimize cevap yazabilirsiniz. yada evinizde oturun ve web'le filan uğraşmayın. sadece sizi pohpohlayan bir gürüh için mi site kurdunuz ? zekeriya UÇAR Ekleyen: zekeriya / Eklenme Zamanı: 03.11.2006 07:28:18 Allah hidayet versin... Aminnnn... Selam ve Dua ile... |
| |
| | #2 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| Sayın Engin Noyan'ı ben de çok severim, anneannesinin yaşadıklarını anlatan "oma" adı kitabını okumuştum ondan sonra kendisine olan saygım daha da arttı. Üstteki yazıda yapılan yorumlara baktım,güldüm geçtim. Eminim kendisi de aynı şeyi yapıyordur. Bırakalım da kendi öfkeleri içinde boğulsun zavallılar ![]() |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 599
| Gerçek manada sağlam ve sağlıklı düşünen ve bunu açılça ifade etmektende geri durmayan bir şahsiyet.Diğerleri yani yorum yapanlar,Teşbihte hata olmasın müşrik olupta müslüman olduğu için yakınlarına eza ve cefa edenler gibi...Adan ağzıyla söylüyor:benim tarafımdaysan iyisin karşı tarafa geçmissende seni affetmem. Hilal tv deki programları kaçırmamanızı tavsiye ederim.Perşembeleri NO PANİK YES İSLAM... (ok) (ok) (ok) sELAM VE DUA İLE |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Munib Engin Noyan'ın Bende sitesinde hayatını okumuştum Çok seviyorum Ya o sağlam ve dik duruşundan etkilenmemek mümkün değil ayrıca bende hilal tv deki programını tavsiye ediyorum Ben hiç kaçırmamaya çalışıyorum yazılarınıda takib etmeye çalışıyorum Allah ondan razı olsun |
| |
| | #5 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
| Alıntı:
munib engin noyani takip edenlerden biriyim bende hilal tv deki programini bende izliyorum........ diger calismalarinida elimden geldigi kadar ile takip ediyom... | |
| |
| Konu Araçları | |
| |