ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Dinler Tarihi ve Sanat > Sanat Tarihi


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 07-03-2008, 17:01   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Yaş: 38
Mesajlar: 1,541
Varsayılan Frigya Sanatı

FRİGYA UYGARLIĞI
(M.Ö. 750-300)
Fygler Troya Vlla’nın tahrip edilmesinden sonra Anadolu’ya gelen balkan kökenli boylardan biridir. (demir çağ bölümüne bakınız.) Ancak siyasal bir topluluk olarak ilk defa M.Ö. 750 den sonra ortaya çıkmışlar, Midas döneminde ise (M.Ö. 725-695/675) bütün orta ve güneydoğu Anadalu’ya egemen, güçlü bir Krallık düzeyine ulaşmışlardır. Hint-Avrupa kökenli oldukları halde kısa bir süre içerisinde Anadolulaşmışlar. Ve bir yandan Hellen öbür yandan Geç Hitit etkileri altında kalmış olmakla birlikte özgün ve Anadolulu bir kültür oluşturmuşlardır. Frygyalıların maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta ürettikleri eserler Helen piyasasında beğeni kazanmış ve Hellen’li ustalar tarafından taklit edilmiştir. makara kulplu bronz tabaklar ve bronz kazanlar dönemin “teknolojik” bir başarısı olan altından, gümüşten ve bronzdan yaylı çengelli iğneler, değerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli tekstil ürünleri, geometrik desenlerle üslü mobilya eşyası bunlar arasındadır. Frygler, Helenlere ayrıca müzik alanında da esinleme kaynağı olmuşlardır.Frygler, Helenlere ayrıca müzik alanında da esinleme kaynağı olmuşlardır. Frygler kültür düzeyi yüksek bir topluluktu; yazı. Kralın tekelinde olmayıp, M.Ö. 8.,7. ve 6. yüzyılda bütün Fryg kentlerinde hak tarafından bollukla kullanılıyordu.

Fryg Sanatı: Frygler Anadolu’ya dediğimiz gibi Troya Vlla’nın tahribinden sonra, M.Ö. 11. yüzyılın ortalarında gelmiş oldukları halde, onları M.Ö.750’den önce kanıtlayacak hiçbir buluntuya rastlanmamıştır. Fryg kalıntıları Anadolu’nun yüzlerce ören yerinde bollukla ele geçtiği halde onların hiçbiri 8. yüzyıldan öteye işaret etmemektedir. Nitekim Alişar, Boğazköy, Kültepe, Alacahöyük, Gordion gibi en önemli merkezlerdeki Fryg eserlerinin hepsi M.Ö.750 tarihlerinden sonraya aittir. Adı geçen önemli örenyerlerinde Fryg ürünleri ile birlikte bulunan yakın Şark eserlerinin de hiçbiri M.Ö. 750 tarihinden eski değildir. Öyle anlaşılıyor ki ilk Fryg topluluklarının nüfusu azdı ve onlar belki de daha çok göçebe bir yaşam sürdürüyorlardı. Onun için kalıntıları da o oranda az olduğu gibi tanımları da şimdilik olanaksızdır.

Helenler bakımından Midas Dönemi mitoloji konusudur. Bununla birlikte Eusebios’un kroniğinde Midas iki defa alınmakta, krallığın başlangıcı M.Ö. 738 ve boğa kanı içerek öldüğü yılda M.Ö. 695 tarihlerine verilmektedir.(Akurgal, Phrygische Kunts S.123) Eusebios’tan elde ettiğimi bu iki tarih, Assur yazılı kaynakları ile aşağı yukarı uyum içindedir. Çünkü Midas’ın adı Assur Kralı Sargon’un yıllıklarında ilk kez 717 sonra 712’de ve son kez 709 tarihlerinde anılmaktadır (Akurdal, Gunst Anatoliens S.70) Fryg Krallığının kronolojisi bakımından Assur yazılı kaynakları başka bilgi vermemektedir. Ancak Arrian’dan (Anabasis II 3) ve Justin’den (XI, 7) öğrendiğimize göre Midas’tan önce babası Gordios Krallık etmiştir. Nitekim Gordion sözcüğünün Gordiostan gelişen bu gerçeği açıklamaktadır. Midas’ın, Sargon Yıllıklarından en geç 717’de kral olduğunu bildiğimize göre Gordios’a otuz yıllık bir egemenlik süresi ayırırsak Frygia Krallığının 750 sıralarında Gordios tarafından kurulmuş olduğunu söyleyebiliriz.bu tarih aşağıda göreceğimiz üzere seramik ürünlerinin incelenmesinden elde edilen krolojiyi de desteklemektedir.

Elimizdeki Arkeolojik buluntuların verdiği ikonagrafik ve stil özelliklerine göre Fryg Sanatı beş evre göstermektedir: 1- Erken Evre (M.Ö.750-730), 2- Geçiş Evresi (M.Ö.730-725), 3- Olgun Evre (M.Ö.725-650), 4- Subgeometrik Evre (M.Ö. 650-575), 5- Geç Fryg Sitili (M.Ö.575-300)

Erken Sitil (M.Ö.750-730). Fryg Sanatının ilk evresini Siluet figürlü vazolar tanımlarlar (Lev.60a,b,şek.251,252). Ortalama boyları 40, enleri ise 50 cm olan bu kapların özellikleri şunlardır: 1- Yarıdan az olan alt bölümleri boyasız ve tasvirsizdir.2- Tasvirli ve tasvirsiz bölümleri bir silme, yani kabarık bir kuşak bazen de boyalı bir şerit ayırır. 3- Kabın tasvirli üst bölümü birbirlerinden dört kulpa ayrılmış dört metoptan oluşur. 4- Metoplar dikine üç bölüme ayrılır: en üstte ışınlar sırası, sonra içi çeşitli bezemelerle ya da sadece dalgalı bir çizgi ile bezeli dar bir şerit, en altta da baş sahne yer alır. Bu üç katlı metop iki yandan trigliph biçimli 2-3 ince şeritli sınırlandırılmıştır. 5- Baş sahne siluet halinde çizilmiş ağaç resimlerinden oluşur. Bu tür kaplar Alişar’dan ve Boğazköy’den başka Konyada ve Maşatta da bulunmuş olup, onlara Gordionda rastlanmamıştır.

Siluetli stile ait kaplarda görülen başlıca ögeler Helen geometrik vazolarının özellikleridir, yani alt bölümün tasvirsiz bölümden kuşakla ayrılması Metop kompozisyonu, siluet figürler, ortaları noktalı dairecikler, ışın sırası Helen geometrik sanatında görülen motiflerdir (Akurgal, Phrygische Kunst S.33-37). Bu ögeler 8.yüzyılda Helen dünyası dışında başka yerde mevcut değildir. Sisam’da bulunmuş bir doğu Helen kraterindeki (Samos V Lev.23). Siruet figürler ve konsantrik dairecikler Fryg kabında gördüklerimizin yakın benzeridir. Newyork Metropolitan Museum’daki Attika kraterinin protheis sahnesinde görülen siluet figürlerle ortaları noktalı dairecikler de (Davison, Attick geometric Workshops Şek.26; Matz, G.d.gr.kunst Lev.10) fryg kaplarını anımsatırlar.

Metropolitan Museum’daki krater M.Ö. 750- sisamdaki krater ise M.Ö. 740 sıralarında tarihlenmektedirler. Bunlara göre Fryg Kaplarının (Şek. 251-252) 740-730 yıllarında yapılmış olduklarını söyleyebiliriz.

Geçiş sitili (M.Ö. 730-725) Alişar’da bulunmuş iki güzel krater (Lev.61a, şek.253) bir geçiş sitili karakteri taşırlar. İkisi de erken stil kraterlerinin biçimlerini sürdürürler; buna karşılık biraz sonra tanıyacağımız olgun stili geometrik bezemeleri ile süslüdürler. Kraterlerden birinde siluet figürler devam ederse de, onlar burada çok zarif bir görünüm kazanmışlardır. Sadece geometrik süslerle bezeli kraterde gördüğümüz ögeler ve özellikler meander frizi, attika geometrik sanatının baş motifidir( Contstream, Greek Geometric pottery Lev.6-7) bu nedenle geçiş stiline M.Ö. 730-725 sıralarında tarihlemek doğru olsa gerekir.

Olgun Stil (M.Ö.725-650) erken ve geçiş stillerinde de olduğu gibi oldun stilinde en önemli özelliklerinin Alişar’da buluruz. (Lev.61b, 63a, b, şek.254-255) ancak olgun stil Gordion’da daha yeni boyutlara ulaşır. Gordiondayken stilin bulunmaması buna karşılık olgun stilin ilk kez Alişar’da ortaya çıkması, ancak Gordionda yeni nitelikler kazanmazı Fryg Beyliği merkezinin Alişar’dan Gordion’a geçmiş olabileceği düşüncesini akla getirmektedir. Bir hipotez olarak Gordios’un Alişar’da bir beyliğe sahip olduğu sonradan Asur tekitlerinden uzak kalmak için Gordion’u kurduğu kanısındayız. Demirçağ bölümünde il fryg topluluklarının Güneydoğu Anadolu’da yerleştiklerini görmüştük. Bu nedenle ilk Fryg eserlerinin Alişar ve Boğazköy gibi merkezlerde meydana çıkması anlamlıdır. Öyle anlaşılıyor ki Balkanlardan gelen Frygler zamanla geldikleri yeri doğru çekilmek zorunda kamışlardır. Nitekim 6.yüzyılda Fryg merkezi Eskişehir- Afyon yöresinde geçmiştir.

Olgun stilde Hellen etkisi daha belirgindir. (Akurgal, Phrygische Kunst 39-51). Hatta bazı kap biçimleri bile attika geometrik örneklerinin benzeridirler (Akurgal, Phrygische Kunst S.32 Lev.d,e). Bir çok kap şekilleri ise geç bronz çağı ve Buckel-seramik vazo biçimlerini sürdürürler (Akurgal, Phrygische Kunst 13 Şek.26-32) bununla beraber olgun stilin parlak evresinde seramik sanatı, ilginç ve özgün kap şekilleri geliştirirler (Lev.61 b,62a, 63a, b;Şek.254-255).bazı kaplarda figüratif konularda geç Hitit etkileri göze çarpar. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde yer alan bir Gordion kabındaki aslan tasviri ikonografi bakımından geleneksel geç Hitit tipindedir. Ancak noktalardan oluşan vücut bezemeleri Erken Attika ve Kyklad işliklerinin çalışma yöntemini anımsatırlar. ( Akurgal, Kunst Anatoliens 84 Şek.50).

Heykel Sanatı. Olgun stilin parlak evresi süresince heykel sanatı henüz ilkel durumdadır. Gordion’da bulunmuş olup, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenen Aslan Heykelleri, geç Hitit örneklerinin beceriksiz kopyalarıdır. (AJA 60,1956 Lev.92, Şek.42,43).

Buna karşılık Fryg’lerin bu evrded geç Hitit atölyelerinden yararlandıkları anlaşılmaktadır. Sevim BULUÇ güzel bir buluşla Ankara’da Fidanlık mevkiinde ortaya çıkmış olan Orthostatların, Fryg Tümülüslerinin önünde yer alan sunaklara ait oldukarını saptamıştır. (S.Buluç, IX. Türk Tarih Kongresi 423-433, Lev.187-190). Fidanlık kabartmalarını grifon tasviri ( şek.171) Sakçegözü heykelciğinin geleneğini sürdürür. (Şek.69, 70) ancak Ankara kabartmasında sakçegözü levhasında olduğu üzere bir kuş-adam değil, Yunan sanatındaki gibi aslan vücutlu bir hayali yaratık tasvir edilmektedir. Böylece Ankara orthostatı Geç Hitit sanatının ve onunla birlikte Yakın Şarkın bugüne değin bilinen biricik grifon resmidir. Ankara Fidanlık kabartmalarındaki iki levhanın biri bir at öteki bir boğa tasvir etmektedir (Akurgal, späthethitische Bildkunst Lev. 50 a,b). Bunlar geç Hitit sanatının pek ilgi göstermediği iki konudur. Bu nedenle Fidanlık kabartmalarının Fryg ürünü olmasıda akla gelmektedir. Ancak aynı kabartmalar arasındaki Sfenks ve grifon tasvirleri o denli geç Hitit stilindedirler ki, onları Fryg eserleri olarak tanımlamak olanaksızdır. Nitekim yukarıda Gordion’da bulunmuş aslanların henüz çok ilkel bir yontu önerisi oluşturduklarına işaret etmiştik. Fryg’ler “Diekunts Anatoliens” kitabımızda (s.85-100) gösterdiğimiz üzere M.Ö. 6. Y.Y. da başarılı heykel ve kabartmalar ortaya koymuşlardır. Ancak F. Prayon’un ( Phrygische plastik tübinden 1987, s.53-71) Yukarıda ele aldığımız Ankara Fidanlık kabartmalarına 6. Y.Y. ‘a tarihlemek için öne sürdüğü görüşler tutarsızdır. Söz konusu kabartmalar M.Ö.700 sıralarında ya da 7.yüzyılın ilk dörtlüğünde yapılmışlardır.

Buna karşılık P Tümülüsünde bulunan küçük ağaç heykelcikler (Young, Three Great Erly Tumuli Lev. 22-24) yine geç Hitit etkileri sergilemekle birlikte, Frygialı sanatçıların ürünleridir (Lev.64). Bunlardan bir tanesi ağaçtan yapılmış bir aslan heykelciği (Akurgal, kunst Anatoliens 103 Şek.66) güzel ve ilginç bir eser olmakla birlikte Ankara Fidanlık kabartmalarındaki usta elinden çıkmış yaratıların olgunluğundan yoksundur.

Mobilya Takımları. Ağaç işleri olgun stilin en başarılı yaratılarından önemli bir bölümünü oluşturur. Midas’ın Tümülüsün de ve ayrıca bir prensesin tümülüsünde bulunan masa, iskemle ve paravan (tahta perde) gibi ağaç mobilya kalıntılarını Amerikalı uzmanlar örnek biçimde restore etmişlerdir. Bunlarda Elisabeth Simpson’un restore ettiği masa olağanüstü işçilik gösterir (E.Simpson, Archaeology Vol.39, 1986 s.40). şimdi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenen bu eşsiz eserler dünyanın en değerli mobilya ürünleri arasında önemli bir yer alırlar. Heredot’tan öğrendiğimize göre (Heredot I, 14) Lydia Kralı Gyges ( M.Ö.680-652) mahkeme işlerini görürken üzerine oturduğu tahtı Delphi’deki Apollon tapınağına armağan etmiştir. Herhalde söz konusu taht Gordion’daki mobilyanın türünden bir eserdi.

Mobilyayı süsleyen bezemeler, (Şek. 261) geç Hitit Kralı Varpalavas’ın giysisinde görülen ögelerin ( Lev.41, Şek.132) yakın benzeridirler. Ünlü Fryg tekstil işleri de şüphesiz bu tür motiflerle işlenmişlerdi. Bu süsleme sanatı, İon sanatçılarına da örnek olmuştur. (Akurgal, Eine ephesische Elfenbeinstatuette aus Erythrai: festschrift h. Vetters 43-49).

Maden Eserler. Frygler maden işçiliğinde yüksek bir düzeye ulaşmışlardı. Yaylı çengel iğneler ( Lev.65 a-f) dönemin “teknolojik” bir fryg buluşu olup bunlar Assur ve geç Hitit merkezlerinde aranan ve beğenilen sanat eserleri idiler. (Mustcarella, Phrygian Fibulae from Gordion, London 1967). Sonradan hellen sanatına da geçtiler ve İon’lu sanatçılar tarafından taklit edildiler.

Maden eserler arasında olağanüstü güzellikte bronz taslar ve tabaklar (Lev.62 b) ve bronz kazanlar ile kemerler. İon ustaları tarafından taklit ediliyordu.(Boardman, İnonian Bronze Belts, Anatolia)
Mimarlık. Olgun Stil süresindeki Fryg mimarlık eserleri ana çizgileri ile Balkan ya da Helen kökenlidir. Gordion’daki bütün yapılar megaron planlıdır.Boğazköy’deki evler de kısaltılmış megaron biçiminde idiler.(Peter Neve, Büyükkale,die Bauwerke 1982) Midas tümülüsündeki mezar odası da semerdamlı idi (Young, Three Great Early Tumuli 1981)Mimarlık konusunda bugüne değin herhangi bir Doğu etkisine rastlanmamıştır.
Kronoloji Sorunu:Eusebios’un kroniğinde Kimmerlerin istilası ve Midas’ın boğa kanı içerek yaşamına son vermesi olayı M.Ö.696/695 tarihine verilmektedir.(Körte,Gordion)J ulius Africanus’ta ise Kimmerlerin istilası 676 yıla tarihlenmektedir.(Körte Gordion) Öye anlaşılıyor ki Africanus herhangi bir kaynaktan Asur yazılı belgelerinden haberlidir. Çünkü biliyoruz ki Assarhaddon, krallığının 4.yılında yani 677’de Kimmerleri püskürtmüştü. Böyle olmakla beraber hem Eusebios’un hem de Africanus’un anlattıkları doğru olabilir. Çünkü Kimmerlerin Anadolu’ya yalnız bir değil birçok akın yapmış oldukları şüphesizdir.İlk akının 695 sıralarında olageldiği ve Midas’ın onun sonucu olarak kendini o tarihde öldürdüğü akla yakın gelmektedir. Asur kaynaklarına göre en geç 717’de kral olan Midas’ın 677’de yani 40 yıl sonra ölmesi mümkünse de bu kadar uzun bir süre krallık yapmış olması şüphelidir. Bu nedenle birinci Kimmer akınında Midas ölmüştür. Ancak Fryg Devleti hala ayaktadır. Çünkü Ankara’da tümülüste ele geçen ion kuşlu kasesi M.Ö.650-640 tarihlerindendir.(Akurgal,Phry gische Kunst) Bu Tümülüs 7.yüzyılın ortasında Fryg beyliklerinin hala egemenliklerini sürdürdüklerini açığa vermekterir.
Olgun Stilin Midas’ın ölümü ile son bulmadığı sözü gecen tümülüste ve Ankara ile Gordion’un diğer Tümülüslerinde ele gecen güzel ve nitelikli malzeme göstermektedir. Bu nedenle Olgun Stilin alt sınırını M.Ö.650 sıralarına tarihlemenin doğru olacağı düşüncesindeyiz.
Ancak Olgun Stilin yukarıda incelenen seramik, tunç ve ağaçtan yapılmış eserlerinin en güzelleri şüphe yok ki M.Ö.725-675 süreci içinde üretilmiştir.
Subgeometrik Stil (M.Ö.650-575) Bir Ankara tümülüsünde bulunan İon kuşlu kasesinin gösterdiği gibi Frgler 7.yüzyılın ortasında Helen Sanat eserleri ithal etmeye başlamışlardır. Bu arada Boğazköy ve Alacahöyük’de elde edilen seramik eserlerde İon Geçgeometrik ve Subgeometrik vazoculuğundaki T-motifinin de taklit edildiğini görüyoruz. Daha başka kaplarda da İon Subgeometrik seramiğinin etkileri göze çarpmaktadır.(Akurgal,Phrgisch e Kunst) İon Subgeometrik etkilerinin Orta Anadolu’ya beş on yıllık bir gecikme ile gelmiş odukları şüphesizdir.
Geç Frg Stili (M.Ö.575-300) Geç Fryg sanatı seramikte olsun heykelcilikte olsun İon modellerinin taşralı taklitlerinden oluşur. Kap şekilleri bir ölçüde Olgun Stili kısmen yaşatırlarsa da aslan ve sfenks tasvirleri İon sanatının acemice kopyalarıdır (Akurgal,)
Buna karşılık heykelcilikte İon etkisine rağmen başarılı eserler ortaya çıkmıştır. Özellikle Ankara’da bulunan Kybele kabartmaları özünde İon heykelciliğinin büyük etkisinde olmakla birlikte M.Ö.550-500 sıralarında kendine öz bir Fryg stili oluşturmaktadırlar.
Bu dönemlerde Fryg beylikleri Afyonkarahisar ve Eskişehir yöresinde eski Fryg sanatını yaşatan, kayalardan oyulmuş kült ve mezar anıtları yapmışlardır.Olgun stil çağında mevcut olmayan bu kaya anıtları, Anadolu’nun en ilginç ve en değerli eserleri arasında yer alırlar.
Afyonkarahisar yanındaki Büyük Aslantaş adı ile anılan anıtsal kaya mezarının cephesinde görülen iki aslan Gec Hitit Tipini yaşatırlar . Bu nedenle söz konusu mezarı 8.yüzyıla tarihleyenler olmuştur. Oysa ayağa dikilmiş durumdaki aslanların altında, mezar kapısının iki yanında yatar ve vaziyette başları ile bize bakan iki aslan 6.yüzyılın ortalarından beri tanıdığımız İon mezar aslanlarının şemasındadırlar.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 21:03


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats