![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 233
| Mona roza........ Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller, ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona Roza, bugün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdeleri çek Mona Roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla Mona Roza, ben bir deliyim Açma pencereni perdeleri çek... Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığa Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi Seni hatırlatıyor her zaman bana Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli oluyor bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin, ellerin ve parmakların Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar girsin rüyana Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Akşamları gelir incir kuşları Konar bahçenin incirlerine Kiminin rengi ak, kimisi sarı Ahh! beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki ben Mona Roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Ki ben Mona Roza bulurum seni Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım sığmaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı Alev alev sardı her tarafımı Artık inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyvalar sabırla olgunlaşırmış Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı gece ve güne Altın bilezikler o kokulu ten Mona Roza siyah güller, ak güller Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Aaahhh! senin yüzünden kana batacak! Mona Roza siyah güller, ak güller VE MONA ROZA Peygamber çiçeğinin, aydınlığında ara Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi Sırrımı söylüyorum vefâkâr balıklara Onlar tutacak, bu dünyâda yerimi Koy verip telli pullu saçlarını rüzgâra Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi Peygamber çiçeğinin, aydınlığında ara Bir çevre sag elimden bulanik suya düstü Ve bogazimi sikti parmaklar ince uzun Günahkar topragimin saçindan bir tel düstü Sana ne olmus Roza, bir derde tutulmussun Bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pisti Noel agaçlari ve manolyalar kahrolsun Bir çevre sag elimden bulanik suya düstü Su sapkayi çikarip atiyorum irmaga Her seyim sizin olsun,hep sizin, kesik baslar Rüyasinda örümcek baslarsa aglamaya Içine gül koydugum tüfek ölmeye baslar Günahini sirtina yüklenen kaplumbaga Gibi ölüm önünde özbenligim yavaslar Öyleyse bu sapkayi atiyorum irmaga Bu erkekler kokuyu kediler gibi alir Ve kediler de her gece sürünür yastiklara Denizleri bahtiyar eden günler kisalir Satilmayan çiçekler zehirli ve kapkara Unutulmus erkekler ve kadinlara kalir Bir geyigin eriyen gözleri düser kara Ve erkekler kokuyu kediler gibi alir Ve yalnizlik, sigara külü kadar yalnizlik Ve topragin rüyaya yilan gibi girisi Sana da Mona Roza, tasbebegi biraktik Ellerinde kiliçli baliklarin bir disi Senin hatiran kadar büyük, yeni, karanlik Ve yalnizlik, sigara külü kadar yalnizlik Bugün yalniz yagmura tahammül edecegim Ta bogazima kadar çikan deli yagmura Tüyüme horozdan çok itimat edecegim Itimat edecegim su belali yagmura Ruhumu bayrak yapip ben teslim edecegim Asilmis bir adamin iki eli yagmura Bugün yalniz yagmura tahammül edecegim Bir tren isigina, günese çekmek seni Ve bir sehir yaratmak ruhundan Geyve diye Parçalanan gemiyi ve yirtilan yelkeni Kativermek sessizce söylenen bir türküye Ve sonra bir kösede öldürmek ölmeyeni Ve son vermek bu bitmeyen sarkiya Bir tren isigina, günese çekmek seni Sana tavus kusunun içine girdigini En son söz olarak söylemek istiyorum Içimde tavuslarin kayboldugunu Bana da bir çift ak kanat kaldigini Son, en son söz olarak söylemek istiyorum Içime girdigini, tüyünü yoldugumu Son, en son söz olarak söylemek istiyorum Peygamber çiçeginin aydinliginda ara Sana dogru uzanan çaresiz ellerimi Sirrimi söylüyorum vefakar baliklara Yalniz onlar tutacak bu dünyada yerimi Koyverip telli pullu saçlarini rüzgara Bir çocugun ardina düsen heykellerimi Peygamber çiçeginin aydinliginda ara... Zaman ne de çabuk geçiyor Mona Saat onikidir söndü lambalar Uyu da turnalar gelsin rüyâna Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar Mona Roza / Sezai Karakoç |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 1,104
| paylaşım için teşekkürler ![]() |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2008 Yaş: 16
Mesajlar: 2
| paylaşım için teşekkürler çok güzel bir şiir |
| |
| | #4 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2008 Yaş: 16
Mesajlar: 2
| bunun selçuk küpçük tarafından söylenen sesli şiirinin arıyorum... bulursanız ...... a gönderirseniz sewinirim... Forumumuz da msn adresi vermek yasaktır! Düzenleyen: LeyLi efruz , 19-04-2008 - 11:38. |
| |
| Konu Araçları | |
| |