![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Tutunmak için bir dal aradığımda Seni buldum hüznümün yarısında… İnsanı terbiye edici olan Rabb, Seni gönlümüzü terbiye için mi gönderdi? “Hüznü terbiye edici” koyduk adını . . . Sükûtun ayyuka çıktığı bir vakitteyim Ucu ayrılığa dokunsa da sözlerimin Ay’ın kızıl hali şahittir ki, Hiç istemedim bilirsin, ağyar olmayı… Eylül; gönlümüze düşen rahmet olmaz mısın? Rahmet’e en çok hasret kaldığımız şu günlerde… Yare sitem dolu aldığım her nefes, Söylediğim her kelime… Ağla; hüznün yeşersin yeryüzünde, Tebessüm et; mutluluğun kalsın körpe yüzlerde… Gel, kopar karanlığı ruhumdan Tırnağı etten koparır gibi… Bunca seviyorken karanlığı Karanlığın verdiği acıyı kimseler vermezken bana Çektiğim tüm sancıların kanıtı olsun diye Gel kopar karanlığı ruhumdan . . . Özgürlüğüne inandıramıyor beni kuşlar… Uçmak isterken ötelere, ayağıma takılıyor gölgeler… Orta yerine düşüyorum, sıyrıldığım karanlıkların… Yetmiyor yeryüzü bedenime Ruhum huzursuz kafesinde… Yürek yurdum kimsesizse Beklediği vardır Eylül’den… Geleceksen, hüznünle gel… Yar’dan Selamla gel… Yarına muştularla gel… Olmaz ise hiçbiri Yine de gel Eylül Halin halimdir,derdin derdimdir!.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |