![]() |
| | #11 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| Beni Yalnız Bırakma - M. Fethullah GülenGönlüm gözüm Sen’in ile açılır, Geçilmezler Sen’in ile geçilir, Adın anılınca nurlar saçılır; Doğ rûhuma beni hasretle yakma! Hak aşkına kulun yalnız bırakma! Ben bir kapıkulu, Sen de Sultansın, Yolda kalmışlara Haktan emansın, Ben bir cesed isem, Sen onda cansın; Doğ ruhuma beni hasretle yakma! Dost aşkına kulun yalnız bırakma! Âşıklar ararlar Sen’i her yerde, Dudağın şerbeti dermandır derde... Ben bir dertli isem dermanım nerde? Doğ rûhuma beni hasretle yakma! Hak aşkına kulun yalnız bırakma! Bir yüzü karayım pek çok vebâlim, Düşe-kalka, kalmadı hiç mecâlim... Bilmem ki ötede ne olur hâlim...? Doğ rûhuma beni hasretle yakma! Hak aşkına kulun yalnız bırakma! Bir zaman mevsimler bütün bahardı, Korkarım o günler bir bir karardı... Merhamet! Yollarım bir sarpa sardı... Doğ rûhuma beni hasretle yakma! Dost aşkına kulun yalnız bırakma! |
| |
| | #12 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| SENİN GİBİ OLMALI Seni seven, senin gibi olmalı. Ve senin gibi sultânım, Allah’a kul olmalı. Namaz, gözünün nuru... Sen namaz için mihrâba yaklaşınca, Yüz yirmi dört bin peygamber geçer sağına, Solunda Ashâb-ı güzîn Ve saf saf melekler... Sonra milyonlarca veli Edeple ardına geçer. Müminler sıra sıra... Canlı cansız tüm varlık... Sen namazdasın Ve kainat ardında... Uzanır öpülesi ellerin. O nurlu ellerin Rahmân’ın dergâhına uzanır. İsteyen sensin; veren Allah! İste sen, “Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.” Sen iste ki Allah’a yakarışın yüreklerimizi yaksın Sen iste ki, Âlemler sesini sesine katsın; “Ver, ne olur Allah’ım! Habib’in ne istiyorsa bize de ver Allah’ım!” |
| |
| | #13 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,390
| SEVGİLİ KASİDESİ Sevgili! Sen gitmiştin... Koyup bir başımıza, bırakıp pak ellerimizi, gurbetlerine salmıştın bizi. Yetim kaldık, öksüz kaldık ve ellerimiz kirlendi yokluğunda... Sen gitmiştin... Ayrılıkların dilini hece hece ağlıyoruz şimdi. Akşamlar iniyor dağlara ve hasretimiz yankılanıyor yamaçlarda. Sevgili! Nasıl iltica edelim sana ; huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!. Ve duyurabilsin mi sesini!?. Efendim, duyar misin sesimizi?.. Sevgili! Sen aşk ikliminde sultan, sen güzellik şahikasında dolunay, sen vefa göğünde hilal. Biz bir bakışının dilencisi, biz dolunay tutkunları, biz bayramı gözleyen oruçlar. Güzellik ordusunun hakanı sen, gam ruzigârinda gedalar biz. Sen imrenme, biz ayıplanma. Sen özüsün varlığın ve biz varlık iddiasında küstah yoksullar. Sen sabah yıldızlarının ışığı, biz gaflet uykusunda kervancı. Dert ve keder denizinde çığlık çığlığayız biz, kumrular ve bülbüller seni bestelemekte oysa. Çığlıklarımızı bestelere karıştırıver efendim, düşkünlerine, savrulmuşlarına kulak ver. İtivermezsin elinin tersiyle bizi, değil mi efendim?.. Sevgili! Sen gitmiştin... Yokluğunda kaybettik önce varlığımızı ve sonra yok eyledik aklımızı da. Hasretinle akan zamanlarda cevherimiz özden, madenimiz mıknatıstan ayrıldı. Sen gitmiştin... Gönüllerimiz billur kadehler gibi çalındı sengsarlara; ırmaklarımız mecralarında susuzluğa mahkum edildi. Sen gitmiştin... Çelik mermere çarptı, iradeye ateş düştü yokluğunda. Hasretinden akıllar yitirildi efendim, gönüller gölgelere düştü. Kucak kucağa güneşlerimiz söndü, dudak dudağa denizlerimiz kurudu ve sen gitmiştin efendim. Sen gitmiştin... Seninle birlikte her şeylerimiz gitti. Şehitlerimiz kefenlerinden sıyrıldı senden sonra; kanlarımız sahralar doldurdu. Kelimelerimiz anlamlarını yitirdi, kutlu erlerimiz tutsak oldu nefis ordularına... Hiçbir şey kazanmadık ayrılığında, efendim, hiç kâr elde edemedik. Aldandık, hep aldandık. Delilimizi yitirdik, delillerimizi yitirdik. Dillerimiz dilim dilim edildi efendim. Bize sevmeyi unutturdular ilkin; sonra sevginin ne olduğunu... Kendi gönlüne ihanet edenlerimiz, gönlün kendisine ihanet ediyorlardı artık. Vurgunlar yedik pes pese efendim... Ve sen gitmiştin. Sevgili! Sen gitmiştin... Biricik sığınağımız, varlığımızın övüncü, yüz akımızdın. Hayırları söyleyip gitmiştin, biz ser işler olduk. Uzun uzun emellere kapıldık, kapılanıp kaldık umutların kapısında. Yolunda yürümekten üzerimize düşen, baş kaldırdık önce ve sonra yıkılışlar gördük hep efendim. Ellerimiz vardı açıldıkça dolan, uzandıkça verilen; böğrümüzde kaldı ellerimiz. Hanım idik halayık olduk; bay idik köle edildik. Sen gitmiştin... Yanmış igsilerle kara bahtımıza kara resimler çizdiler. Aşk dervişleri avare, pejmürde, hercâyî rüzgârlara kapıldılar, dönüşlerinin ahengini kırdılar. Bölük bölük kadınlarımız, grup grup erlerimiz, demet demet çocuklarımız, kimi güler, kimi ağlarken yitirdiler kendilerini. Ve sen gitmiştin efendim... Sevgili! Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle askın kesiştiği prizmada. Güzelliğin cihanı gösteren bir ayna; aşkın o aynanın cilası idi hani. Güzelliğin olmasa efendim, aşkı hiç bilmeyecekti cihan; aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı. Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına durmuştu efendim... Ve sen gitmiştin... Sevgili! Derd ile ağlayandın; hem derde salandın!.. Gönül yurdunda çaresizlerin çaresi, hastaların merhemiydin. Saadetle yasamış, saadet çağını yaşatmıştın. Suretleri ve canları iman ile sen şekillendirmiş, "Lâ" ile "Illa"yi i'câz ile sen dillendirmiştin. Sen gidince, ey sevgililer sevgilisi, güvercinlerimiz tuzaklara esir düştü; Hüdhüdlerimizin mil çekildi gözlerine. Artık düşmanlarımız dostlar arasında; dostumuz düşman içinde. Divanelere döndük, yaya kaldık yolunda. Kendimizi unuttuk, seni bilmez olduk... Sana muhtacız!.. Sana en fazla muhtacız. En fazla sana muhtacız. Uyandır bizi uykumuzdan... Gel ey sevgili! Bir gelişle gel, bir gülüşle gel. Doğ ufkumuza, sar dünyamızı, gir gönlümüze yeniden... Sana muhtacız... Sana en fazla muhtacız... |
| |
| | #14 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 105
| s.a gerçekten çok beyendim emeyinize salık yanlız rica etsem asıkrlık şiiride yazarmısınız. |
| |
| | #15 |
| Er Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 3
| çok güzel ALLAH razı olsun |
| |
| | #16 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ALLAH razı olsun..gerçekten çok hoş.. dursun ali erzincanlıyamı ait... |
| |
| Konu Araçları | |
| |