![]() |
| | #101 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
| ![]() Hani iftar vaktinde susar ya insan; Işte öyle hasretin yakar içimi. Söyle sizin orada ne zaman okunur ezan? Bir yudum su gibi özlüyorum seni... |
| |
| | #102 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| Yelkenimin rüzgârı yok, gemiyim deryâsız Ne ümidim, ne terânem kaldı, geceyim ferdâsız Ki kadehler susamış ve sebu sahbâsız Ne deyim ben size ey bırakanlar beni Mevlânâ'sız Bu yalan dünyayı niderim Leylâ'sız Cennetinden geçer Âdem, lâkin olamaz Havva'sız Kim derdi ki bu gözler kalacak rüyâsız Ne desem ben size ey bırakanlar beni Mevlânâ'sız Üzerimden samlar esiyor pervâsız Bana çöller gibidir şimdi hayat O kadar boş, o kadar mânâsız Gezerim âvâre, gezerim me'vâsız Ne deyim ben size ey bırakanlar beni Mevlânâ'sız Arif Nihat Asya |
| |
| | #103 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ![]() Bir şey Hiçbir şeyken Hiçbir şey Her şeyken Her şey "sen" ken Zaman elimden bir anı çalıp gitti... |
| |
| | #104 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| |
| |
| | #105 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
| ![]() |
| |
| | #106 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| Sana, Bana, Vatanima, Ulkemin Insanlarina Dair..! ''Telgrafın tellerini kurşunlamalı'' Öyle değildi bu türkü bilirim Bir de içime -Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen- Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen Haberler bilirim mektuplar bilirim. Gamdan dağlar kurmalıyım Kayaları kelimeler olan Kırk ikindi saymalıyım Kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından Baştan ayağa ıslanmalıyım Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım. İçimde kaynayan bir mahşer var Bu mahşer birde annelerinin kalbinde kaynar Çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde Ya da çamaşır sererken bahçelerinde Birden alıverirler kara haberini Okul dönüşü bir trafik kazasında Can veren oğullarının. Bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde Örneğin Hint Okyanusu gibi derin İsyanın kapkara sularına dalan. Nice akşamlar bilirim ki Karanlığını Bir millet hastanesinde Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda Başını kalorifer borularına gömmüş Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden Haber sormaya korkan Genç kızların yüreğinden almıştır. Bir de baharlar bilirim Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği Anadolu bozkırlarında İstanbul’dan çıkıp Diyarbekir’e doğru Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen Cesur otobüs pencerelerinden Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında Çıplak ayakları yumuşak topraklara batmış ırgat çocuklarının Bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen. Erdem Beyazit |
| |
| | #107 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| Erdem Beyazit in (bende seviyorum şiirlerini) yüreğine saglık Katrecim seninde emeğine |
| |
| | #108 | |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| Alıntı:
Yarisini ekledim cok uzun bi siir...devami baska sefere ins.. Buarada basbakanimizda cok guzel yorumlamisti albumunde... | |
| |
| | #109 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| |
| |
| | #110 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Dec 2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
| Zamana bırakmak her şeyi, Olabildiğince kaçmak aslında Bir bakıma susmak en zor anda Gitmekle kalmanın arasında. Zamana bırakmak her şeyi, Güneşin doğuşunu beklemek gibi Hazan olup baharı özlemek gibi Aşka dair umutları ertelemek gibi Yoksa yaşamla ölüm arası bir şerit mi? Esat Buğdaylı |
| |
| Etiketler |
| dörtlük, şiir |
| Konu Araçları | |
| |