![]() |
| | #151 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 20
Mesajlar: 68
| GÜLLERİN EFENDİSİ G ünlerim yine çok sessiz Ü zülüyorum hemde çok L eylanın mecnunsuz çektigi acıyı L eyla gibi şimdi bende çekiyorum E n sevgili yok çünkü R enksiz dünyamın tek rengi yok İ grenç dünyanın tek gülü yok N erdesin ey güzel gül nerde E y sevgili nerdesin F irari gecelerimde E n sevgiliyi ararım hep N erdesin güzel nebi nerde D ertLi GönLüm yine kederLerde İ lgisiz kalırım sensiz herşeye S ensiz bu dünya çok sıkıcı gelir bana İ zinde oldugum en güzel gül nerdesin gel artık |
| |
| | #152 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,165
| Alıntı:
BEKLEYEN Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda, Ben, peşine düşmüş bir canavarım! İstersen dünyayı çağır imdada; Sen varsın dünyada, bir de ben varım! Seni korkutacak geçtiğin yollar, Arkandan gelecek hep ayak sesim. Sarıp vücudunu belirsiz kollar, Enseni yakacak ateş nefesim. Kimsesiz odanda kış geceleri, İçin ürperdiği demler beni an! De ki: Odur sarsan pencereleri, De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran! Göğsümden havaya kattığım zehir, Solduracak bir gül gibi ömrünü, Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir, Bana kalacaksın yine son günü. Ölürsün... Kapanır yollar geriye; Ben mezarla sırdaş olur, beklerim. Varılmaz hayale işaret diye, Toprağında bir taş olur, beklerim... [NFK] | |
| |
| | #153 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,921
| KaVuŞmA Sana geliyorum yalnızlıklardan Yürüdükçe hicran gülüyor gibi Yüreğimde dağlar yükseldi kardan Vuslat, ağır ağır ölüyor gibi Gözlerim, buzlayan kanatlarıyla Yorgun umutların peşinde her an Düşlerim, şahlanan kır atlarıyla Birer birer kopuyorlar zamandan Kısalan yolların uzadığını Kulağıma fısıldıyor her diken Mehtabına gömdüm hayal çağını Senden geliyorum sana gelirken Nurullah Genç |
| |
| | #154 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Dec 2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
| bu şehir girdap gülüm girdapta mehtap gülüm feleğin bir suyu var su değil kezzap gülüm yezidin harcı zulüm yiğidin burcu ölüm feleğe dayandım gülüm öldümde uyandım gülüm |
| |
| | #155 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| ![]() ECEL MENDİLİ - İlkbahar kokulu geceler hatrına, sol yanımda bulunan azizeye ithafen- Dokunma ellerime arsız güvercin Çek saçlarımdan rüzgârını Muafım esenliklerden Kanat sesleri yasak bana, Serinlik yasak, Devrin İbrahim’leri yanarken! Aşkla kavrulmuş bir bedeviyim ben Daha üç beş günlük bir metruğum Zor kurtulmuşum sevinçlerin elinden, Cümlesinden kaçmışım cümlelerin Kaçırılmışım muteber trenlerden.. //Hayatın tefsiri Ecel mendilinin sol köşesindedir// Dokunma gözlerime şehla güvercin Çarptığın duvarlardan kan var yüzünde Kınını çektim yüreğimin Zarardayım İmzası var yüreğimin, kesik gönüllerde.. Sümeyye ÇOMAKLI |
| |
| | #156 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| ![]() Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Kudüs’te örneğin Taş atmak vardı ağlama duvarına Ağlatmak vardı bir anneyi Kurşun yiyipte tam kalbinin ortasına. Tanklarla körebe oynayıp Hep ebelenmek vardı tüfenklere orada Kudüste bir çocuk olmak vardı Bir melek olmak vardı Mescid-i Aksa’da. Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Kandahar’da örneğin, Bir mayınla değiş tokuş ettiği Takma bacağına anlatmak vardı Neden uçurtma uçuramayacağını Bir coca colaya pis pastalları boyamak vardı Kandahar’da çocuk olmak vardı Bir melek olmak vardı Afgan dağlarında. Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Grozni’de örneğin, Bomba sesleriyle uyanmak vardı her sabah Doğarken yetim yazılmak vardı Kafa kağıdına Sıraya girer gibi her sabah okul bahçesinde Çukurlarda mezartaşsız uyumak vardı Grozni’de çocuk olmak vardı Bir melek olmak vardı Şeyh Şamil’in mezarı yanında. Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Doğu Timor’da örneğin, Çekik gözlerde gözyaşı taşımak vardı Nükleer denemelere kobay olmak Bir kardeşten bile yoksun olmak vardı Doğu Timor’da bir çocuk olmak vardı Bir melek olmak vardı çin seddinde danseden. Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; İstanbul’da örneğin, Taş kaynatan bir annenin kucağında Solup gitmek vardı, bir kaşık çorba Bir sıcak urba hasretiyle İstanbul’da çocuk olmak vardı Bir melek olmak vardı nene hatunun örtüsüz bıraktığı Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Ahıska’da örneğin... Kırım’da... Türkistan’da... Mora’da... Keşmir’de... Taşkent’te... Halepçe’de... Hama’da... Üsküp’te... Kabil’de... Saraybosna’da... Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; İbrahim olup ateşe Yunus olup denize Zekeriya olup testereye Yakup olup hasrete Yusuf olup kuyuya atılmak vardı Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; İsa olup çarmığa gerilmek Muhammed olup Taif’te taşlanmak vardı. Ali olup yatmak vardı sevgilinin yatağında Hüseyin olup biçilmek vardı kerbelada Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Metin olup, Selami olup, Bilal olup, Filiz olup yani aşk olup yani bir şarkı olup yani bir gül olup yani melek olup Gitmek vardı cennete herkesten önce. Şimdi oralarda bir yerde çocuk olmak vardı; Şimdi burada ölüyor gibi yazmak olmak vardı. Adem ÖZBAY |
| |
| | #157 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| Şafakta ağlaşan umutlar Avuçlarında beslediği korlarla nutuk çeker Ölünesi düşlerle örselenmiş toprakta Şakaklara dayanmış rüveyda hançerin sancısı, Mehtapta yakamozun meramını anlatır Ayn, Şın ve Kaf… Kurşuni sözlerden arındırılmış Firak zincirlerin ölüme tahammülünde Üşüyen çiğ tanelerinin nedâmetidir Ayn, Şın ve Kaf… Zindanın buhranına aldanmayıp Boşluksuz kuyulara atılan Serçe yüreğinin titremesidir Ayn, Şın ve Kaf… Sedef sedef açılan Nazlı kelebeklerin kanat çırpması Sükûta bulanmış nefeslerle Soluk soluğa kaldığı bir muştudur Ayn, Şın ve Kaf… Müebbet özlemlerin mahzun yazgısı Hasretle bekleşen kumruların şarkıları Ateşin ortasında gülistanı sulayan yaşların Neşteri kanlanmış acıların isyanlarına Vefa gösteren darağaçların çığlıklarıdır Ayn, Şın ve Kaf… Yılgın akışların tortularında birikmiş lavlarla Mezarları utandırma pahasına Yağmur damlalarında yeşermiş umuttur Ayn, Şın ve Kaf… Kanlanmış gözyaşların aforizmasıdır Ayn, Şın ve Kaf… |
| |
| | #158 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,921
| GaFLet Su gaflet yükü insana bak; Kendinden varlık cakasında. Ve aşksız yobaz... İsi gücü, Namazla Cennet takasında. Tam dört asırdır Müslümanlık, Cansız etiket markasında. Kuran kalbi kor ezbercide, Din, üfürükçü muskasında. Bati, Bati der çırpınırlar, Bati tükürük hokkasında. Makine dimdik demirden put, İnsanoğlu ruh laçkasında. Hürriyet nemde söyleyeyim: Hakka esaret halkasında. Zamanda hersek kopuk, kesik; Biçkisi kader makasında. Ey insan, sana son sığınak, Son peygamberin hırkasında! Necip Fazıl Kısakürek |
| |
| | #159 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Dec 2006 Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
| Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım... Mehmet COŞKUNDENİZ Düzenleyen: Esad , 07-06-2008 - 01:33. |
| |
| | #160 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| ![]() Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden Yahya Kemal BeyatlıGeçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş Son demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuş Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden |
| |
| Etiketler |
| dörtlük, şiir |
| Konu Araçları | |
| |