![]() |
| | #161 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| Yokluk, sen de yoksun, bir var bir yoksun! İnsanoğlu kendi varından yoksun... Gelsin beni yokluk akrebi soksun! Bir zehir ki, hayat özü fâniye... N.F.K |
| |
| | #162 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,165
| Öleceğiz müjdeler olsun müjdeler olsun Ölümüde öldüren Rabbe secdeler olsun.. [NFK] |
| |
| | #163 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,922
| Tam otuz yıldır saatim işlemiş ben durmuşum; Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum <<NfK>> |
| |
| | #164 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| BENİ YAKIŞINA... O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı Sahile vurdu kalbim su yandı, kum da yandı, Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı Yurdumdan mahrum edip dolaştırdın cem gibi Ruhumla söndü alev sonra ruhum da yandı Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut Bülbülün küllerine konan puhum da yandı Böylesi bir yangın görmedi Nemrut bile Kaktüsün gölgesinde nazlı ahım da yandı Ahımdır zannederdim en belalı kıvılcım Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı Bir damla su ver bana ey çöl, bari sen küsme Kalmadı hiçbir şeyim bak günahım da yandı Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme Ülkem yıkıldı heyhat, ordugahım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerim Başıma tac ettiğim padişahım da yandı İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı Ondan başka ne varsa yandı, yandık sen ve ben Onu göreyim diye kıblegahım da yandı Nurullah GENÇ |
| |
| | #165 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 569
| Seni unutmak İkiyle ikiyi çarpmak kadar kolay değil ki. Öyle basit degil ki, gözlerini kırpmak gibi... Bilirim, Yolu yordamı yok bunun. Keşfi yok, icadı yok! Her seferde yarım kalmaya mahkum Ve tutkuya hasret bir deneydir seni unutmak. "Seni unutmak" diye bir şey yoktur aslında. Aslında, sadece "seni unutmaya çalışmak" vardır.Bir de, Seni unutmaya çalıştıkça Bir türlü unutamamaya alışmak vardır... O kadar! Düzenleyen: MUSALLAT , 09-06-2008 - 16:54. |
| |
| | #166 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| ![]() VEDA Silahlara veda Geceye rüyaya ve sana Yalnızlığın geyik gözlü köşesinden Düzenlerin çıkmazına Çizdiğim resmin Saat kulesi ağlıyor Ağzım o çeşit yok Şişe bu çeşit var Sen bir gece gelsen Güneş doğmasa Gitmeden yine gelsen Bu yeni geleni Bu bize bakanı Sana bir anlatsam Güneş doğmasa Sandıkların içini göstersem sana Çizdiğim resmin Yalnızlığın geyik gözlü köşesinde Bir rafa koyabilsen Olup biteni ve onları Sabaha kadar konuşsak O ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsam Ateşi karı tüfeği çeksem Ocağa pencereye kapıya Kemana veda Yağmurda şeytan ve şapkası Silahın ölümünü kutluyorum Tren kaçırmış gibiyim Sana veda S.KARAKOC |
| |
| | #167 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,922
| DÖNMEDİN... Soğuk bir sonbahar akşamıydı gidişin. Hava kararmış, yağmur yağmaya başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi. Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el, kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi. Sanki, kalmak istiyordun "Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun? "Sakın beni unutma, bekle." Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım. Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp, güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin tadına birlikte varacak, gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiğim her şeyde senden izler vardı. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah, seni bulmak için yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim. Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. "Gelir" dedim kendi kendime. Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim. Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım. Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi. Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini. Kavgalarımızı unuttum. Bir tek seni unutmadım sevgili. Bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara, ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım. Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim. Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var. Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede? Bir mevsim döndü sen dönmedin. Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmezdi gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar uzak olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Gün ışığına çoğalmış hasretimle hızla kaçıyorum kara ağızlı tünellerin içinden. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla. Mustafa ÇİFCİ |
| |
| | #168 | |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 223
| Alıntı:
ben de unutamıyorum:'(aslında unutmak da istemiyorum Düzenleyen: laleli , 09-06-2008 - 20:07. | |
| |
| | #169 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 25
Mesajlar: 35
| Bir şiir de benden... Zannımca s. demiel e yazılmış üstad necip fazılın dizeleri Sen gül diyarının yapma gülüsün! Aynı yapmacıkla Çoban Sülü'sün! Yoktur izlediğin bir dava yolu; Bir bu yan, bir şu yan, büküntülüsün! Türk'e zıt sermaye merkezlerinden, Bir zikzaklı yolda hep, güdülüsün! Milli yekparelik gelmez işine; Bu yüzden parçalı, bölüntülüsün Ve devlete mason biraderlerin Tam da maslahata denk ödülüsün! Ne sır sendeki bedava oluş! Problemler içinde en müşkülüsün! Fikir dağlar boyu kocaman kitap; Sen de o kocaman kitabın bir virgülüsün! Böyleyken ustasın gözbağcılıkta; Cüceler sirkinin baş Herkülüsün! Gözyaşı ve çığlık vatanında sen, Hüzün bahçesinin şen bülbülüsün! Büzülmüş susarken mahzun hakikat, Davuldan ziyade gümbürtülüsün! Teokratik rejim olmaz deyip de, Peşinden müslüman görüntülüsün! Kolera, vergiler, zamlar, enflasyon; Bir felaketsin ki, binbir türlüsün! Gelirsiz giderli bütçelerinle, Her yıl, milyar milyar köpürtülürsün! Okka okka vicdan satın alırsın; Topuzu altında oy baskülüsün! Bir gökdelen sanır seni gören göz; Bilmez ki, temelden çöküntülüsün! Büyük Kongre, dikiş tutturduğun yer; Meclise gelince söküntülüsün! Bağlısın hak bilmez yeminlilere; Hakkı bilenlerden çözüntülüsün! Üçbuçuk mebusa kaldı diye fark, Kimbilir, ne kadar üzüntülüsün! Millet gökten adam dilensin, dursun! Ümit fakirinin keşkülüsün! Kuzum, senin neren Anadolludur? Türk'e Amerikan püskürtülüsün! Farkın şu ki, eski Başbakanlardan, Sen o belaların son püskülüsün! Necip Fazıl Kısakürek-1971 |
| |
| | #170 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 569
| |
| |
| Etiketler |
| dörtlük, şiir |
| Konu Araçları | |
| |