![]() |
| | #191 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 867
| ARTIK İLGİLENMİYORUM SENİNLE Bunca yıkılmış dağlar üstüne Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden Konarak pervazlarına gülüşlerinin Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde Dayanmıştım Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime Ta ki sevgilim Kızaran bir gök bulutu Ölümü Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin Kalbimin haritasına Artık ilgilenmiyorum seninle Demiştin barut kokan kelimelerle Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi: Ben ancak bir tarih kitabı kadar İlgileniyorum seninle... Nurullah Genç |
| |
| | #192 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,311
| Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen Gerektiginde senin için ateşi yutabilen Yolunu ısıtan ustan olmalı, Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde Üzerindeki tek gömleğini. Oğuzkan Bölükbaşı |
| |
| | #193 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| bir milat öncesi kalıntı gibi zulme açılıyor gizli kapılar sanki bütün yüzler çalıntı gibi çocuklarda bile kan kokusu var hayat bir dramdan alıntı gibi tabut kırılıyor; ağlıyor mezar aşk elden gidiyor; durmamalıyım yosunlu hayaller kurmamalıyım ölümün ardına düşüp gün boyu kırmızı camlara vurmamalıyım böyle mi olacaktı değirmenin son hâli bereketten sorulur kuraklığın vebâli NURULLAH GENÇ |
| |
| | #194 | |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 867
| Alıntı:
bunu bi yerden hatırlıyorum | |
| |
| | #195 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 867
| Nokta kısa bir bekleyiş Virgül uzunca bir mola; Noktalı virgül koydum hayata.. |
| |
| | #196 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 7,944
| Düzenleyen: TuaNaA , 20-08-2008 - 13:07. |
| |
| | #197 |
| Er Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 15
| Bir Televole Masalı Hayat bir televole masalı değildir kızım! Sakın aldatmasın seni Seda'nın Güllü'nün o hoş kahkahaları Ebru'ların Çağla'ların Demet'lerin O sabun köpüğü muhteşem aşkları (!) Ben ne dev yalnızlıklar bilirim Ben ne ayrılıklar ben ne hıçkırıklar Kim bilir Nasıl ıslaktır geceleri onların yastıkları... Hayat Mehmet Ali'nin çiftliği değildir kızım! Öyle hep yüzüne gülmez bu çarkıfelek Feleğin çarkına düşünce anlarsın Aslanın neresinde ekmek. Hayat bir Tarkan şarkısı değildir kızım Öyle hüp diye içine almaz seni hiçbir sevgili ve hiç kimse kuş sütüyle beslemez seni Güzelliğin solunca anlarsın Aynalarda bile zor bulursun kendini. Hayat ne Aydın'ın 'Aydın Havası' Ne Fatih'in 'o kıskıvrak yılan dansı! ' Ne bir Gülben Ne de Bir Hülya kavgası Hayat seni kaybettiğim günden beri İçimde bir kurşun yarası. Hayat bir peri masalı değildir kızım! Öyle evinin önünde Beklemez seni beyaz atlı prensler Bak Beyaz'ın bile simsiyah oldu hayalleri çoktan Ve Okan yaralı bir kuştur artık Hergün kendini gagalamaktan Ve sanat adına Arto'yu Hande'yi Sevda'yı zagalamaktan Hayat bir tatil köyü değildir kızım! Bir o yana bir bu yana sallamaz seni Bir düşün Yıkılan yuvaları O kırık hayatları Yarınsız çocukları Bir düşün O arka sokakları Sahipsiz çığlıkları Çaresiz anaları - babaları... Hadi olacaksan Gel doktor ol öğretmen ol alim ol Kırılmış kanadım, kolum, elim ol Umudum ol güneşim ol ateşim ol Seni de sarsın mutluluğun O sımsıcak kolları Ve senide yutmadan Reyting canavarının o sahte yıldızları! ... Unutma sakın unutma kızım! Onların Hazin bir romandır Özendiğin bütün hayatları.. AHMET SELÇUK İLKAN |
| |
| | #198 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jul 2008 Yaş: 20
Mesajlar: 62
| Yerin Seni çektiği kadar ağırsın, Kanatların çırpındığı kadar hafif... Kalbinin attığı kadar canlısın, Gözlerin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü... Ne renk olursa olsun kaşın gözün, Karşındakinin gördüğüdür rengin... Yaşadıklarını kâr sayma, Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün... Gülebildiğin kadar mutlusun, Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin, Sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin... Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın... Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. |
| |
| | #199 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 351
| çoook güzel daha öncede görmüştüm bu şiiri. yazık kızlarımıza eğer onlara özeniyorlarsa. gerçi görüyoruz kıyafetlerinden hareketlerinden özendiklerini........ emeğine sağlık. (hiç birşey olamasak bie doktor öğretmen mühendis vs) insan olalım kul olalım ama sadece biz olalım. rabbim benzetme bizleri benzetme gençleri amin amin amin |
| |
| | #200 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,311
| ![]() BU YAĞMUR Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince, Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur. Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince, Aynalar yüzümü tanımaz olur. Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik, Tenimde acısız yatan bir bıçak. Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik, Dayandıkça çisil çisil yağacak. Bu yağmur, delilik vehminden üstün, Karanlık, kovulmaz düşüncelerden. Cinlerin beynimde yaptığı düğün, Sulardan, seslerden ve gecelerden... NeCip FazıL KısaküRek |
| |
| Etiketler |
| dörtlük, şiir |
| Konu Araçları | |
| |