ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 16-08-2008, 15:59   #211
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 982
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

aşkın sırrı

Ademe secde ettinse, uzak değil yakındasın
Mürşide biat ettinse, elestünün farkındasın

Nuh nebiyi düşündünse, tufan görmüş ummandasın
Ehl-i Beyte yüz sürdünse, sultan ile sultandasın

Nefis putunu kırdınsa, İbrahim’le divandasın
Benlik arından geçtinse, İsmail’le kurbandasın

Sabır yolunu seçtinse, Yusuf ile zindandasın
Eyüp sırrını bildinse, her dertliye dermandasın

Kendi Tur’una çıktınsa, Musa ile Sina’dasın
Ali’ye turab oldunsa, Fatime’yle Mina’dasın

Davut’a sapan oldunsa, Filistin’de devrandasın
Gerçeğe agâh oldunsa, İsa ile seyrandasın

Ahmediyeti çözdünse,aşk denilen fermandasın
Ebül Ervah’ı gördünse, Muhammed’le Kur'andasın

Tevhid nurunu bildinse, Lâ’da değil İlla’dasın
Sırrın o aşka halidse, Allah ile Allah’tasın

HALİT ÖZDÜZEN
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-08-2008, 16:04   #212
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 46
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

SAKARYA TÜRKÜSÜ

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!

N.FAZIL KISAKÜREK


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-2008, 15:40   #213
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

Önden Gidenler İçin
'Sait Mutlu,Sabri Arslan,
Mehmet Emin Balyan,Ahmet
Yücel'in aziz hatıralarına'

Onlar gittiler
Yalnız bir yemin kaldı aramızda
Ben şimdi bu yanda
Kasılmış çıplak bir kurşun gibiyim
Namluda.

Onlar gittiler
Topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında
Ben şimdi bu yanda
Gerilmiş bir an gibiyim
Doğumla ölüm arasına.

Onlar gittiler
Gelen zamandan bir haber gibiydiler.
Ben şimdi bu yanda
İçilmiş bir and için bekleyenim
Kurulmuş saat gibi.

Onlar gittiler
Giderken bir muştu gibiydiler.
(Ankara,1968)


Erdem Beyazit

Rabb'im Mekanını Cennet EyleSin ErDem Abi../
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-2008, 15:45   #214
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım



Kendi Ölümüme Ait Bir Deneme.../...

Bir gün öleceğim biliyorum
Bunu her an ölür gibi biliyorum


Anamın yüreğinde bir kor
Ölene dek sönmeyecek bir ateş
Kımıldanıp duracak hep


Karım bomboş bulacak dünyayı
--- Nolurdu birlikte ölseydik, deyip duracak
Oysa insan yalnız ölür
Ama o olmayacak dualarla teselli arayacak


Kızlarımın gırtlaklarında bir düğüm
Bir süre kaçacaklar insanlardan
Boşluğa düşmüş gibi bir duygu içlerinde
Sonunda onlar da kabullenecekler öylesine


Ölümüme en çabuk dostlarım alışacaklar
--- Yaşayıp gidiyorduk yahu
Ne vardı acele edecek!
Diyecekler


Biliyorum yaklaşıyoruz her an
Biliyorum oruçlu doğar insan
Ölümün iftar sofrasına.

ErDem Beyazıt
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-08-2008, 16:56   #215
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

Sordum;


Hangi hazanda
Terketti aşk buraları?



Kaç vakittir
kovalar oldu
Gölgeler asıllarını?



Ne zaman döner vuslat kuşları?



Hangi vakit silinir
Bu koyu hicran lekesi?



Ses vermedi;
Hükümsüz aslım,
Yitik korkularım,
Çocuk yanım...


Sustum.
Sustular.
Onlar zaten hiç konuşmadılar...



Alıntıdır (!)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-08-2008, 17:01   #216
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 1
Mesajlar: 3,173
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

Onun adı Ahmed'dir...
Kainata Rahmet'tir...
Nişânesi şefkattir...
Âleme merhamettir...
Mustafa Cihat
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-08-2008, 11:26   #217
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

Hasreti dillendirdiğin duvarlar dinlemedi seni.
“Katreye ne anlatır yangının felsefesi.”

Dünyanın vaadi yok kalbine.
Huzur dilendiğin kentler dinlendirmedi seni.
“Gözyaşı nerden bilsin Leylâ’ya b/akan gözü terkettiğini.”

Tenin kıyıları inci mercan sunmadı cânına.
İlticâ ettiği meydanlardan kovuldu ruhun.
Cebini ısıtanlar yüreğinin üşümesine çare olamadı.

Sevdanın aynasında bir türlü bir araya getiremedin yüzünü.
Kırıldı aynalar yahut aynalara kırıldın.
“Kendine batan gül dalında dikensin.



SenaiDemirci
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-08-2008, 14:50   #218
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım



Ağladığımı gör diye ağlamıyorum;
Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.

Özdemir Asaf
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-08-2008, 17:31   #219
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım





Saate baktım yirmibeş yaşındayım

Geç kalmadım tanrım yeniden inanmaya

Aşka geç kalmadım

Ardında yıkık şehirler ve leylaklar bırakan

Bir cümle dudaklarımı geçip beni ihlâl etti

Saate baktım müthiş bir yenilme vaktindeyim

Sevgilim

Ben nerede yağmur yağarsa orada şemsiye kırmanın kitabıyım

Ve en güzel cümlem sensin

Saate baktım buzlar ve çiçekler arasındayım

Gömleğim asyaya düşerken

Beni yanlışsız sakla bu son görünüşüm

Mevlana İdris Zengin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-08-2008, 23:39   #220
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,921
Varsayılan Yanıt: Sevdiğimiz Şiir Ve Dörtlükleri Paylaşalım

Dostum!
Gidiyorsun ya..
Zor olacak senden ayrılmak..
Gidişinde elimden bir şey gelmeyecek sadece durup seyredeceğim sessiz gidişini..
Biliyorum için içini yiyecek, aslında gitmek değil de kalmak isteyeceksin..
Ama gitmek zorundasın!!


Hadi kapat kapıyı dön arkanı ve git..
Daha çok zorlaştırma bu vedayı..


Aylar, yıllar derken çabucak geçti zaman..
Öyle alışmışım ki sana..
Biraz daha alışmaya takatim yok..
O yüzden veda etmeden bana..
Sessizce çık ve git!!


Bu gidişin dönüşü var mı..?
Bir gün gittiğin o yollardan tekrar geriye dönecek misin..?
Yoksa artık olmayacak mısın yanımda..?
Peki ben ne olacağım sen gittikten sonra..?
Kime sarılacağım ağladığım zaman..
Kimin omzuna yaslayacağım dertli başımı..?
Peki ya küçücük yüreğim..
O ne olacak..?
Kim saracak yaralarını..?
Kim uzatıp da çıkarsız Elleriyle iyileştirecek onu..?


Tamam anladım gidiyorsun..
Gitmek zorundasın..
Ama erken gel olur mu..?


Geriye dönmezsen, tekrardan yanı başımda olmazsan..
Üstesinden gelemem bu hayatın!!
Eğer gelmezsen yalnız başıma aşamam bu amansız engelleri..


Ha şunu da unutma dostum!!
Uzağımda olsan da her zaman yüreğimin en güzel yerinde olacaksın..
Ağladığım zaman ruhunun ellerini tutup yine yaslanacağım omzuna..
Sende unutma beni oralarda e mi..?
Bir terk edişi daha kaldıramaz bu yüreğim..
Git ama yüreğinden beni çıkarma..
Çünkü ben hiç çıkarmayacağım


  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Etiketler
dörtlük, şiir

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 22:47


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats