ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 29-02-2008, 12:33   #31
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,085
Varsayılan


Yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi
Dağıt kalbini saran hasret bulutlarını
Damlasın gözlerine sonsuzluk usaresi
Dalgınlık evlerinin en güzel melikesi
Sevemem; tozlu raflar arasına girmeden
Çöllerim kandır benim
Sevemem; karanlığı bir daha devirmeden
Aşkım isyandır benim
Nurullah Genc..
.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-03-2008, 15:54   #32
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,480
Varsayılan



beynime kelepçe vurup,
ellerimi serbest bırakmaksa özgürlük...
istemem...
ellerimi de kelepçeleyin...

gözlerimi mühürleyip,
pranga vurmuyorsanız ayaklarıma,
ve özgürsün diyorsanız...
vurun ayaklarıma da prangayı...

başımdaki örtüyü çekip,
saçlarımı özgür bırakmamı zorlamaksa özgürlük,
istemem, kazıyın saçımı...
örtümü geri verin...

dilimi kesmeden,
beni susturmaksa özgürlük...
üzgünüm,kesmeden susuturamazsınız...
kelimeler var oldukça...

sağır değilken,
duymama engel olacaksanız hakikati...
ve bunun adına özgürlük diyecekseniz...
ben öteler ötesinden duymaya devam edeceğim...

E.Pınar Kara
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-03-2008, 16:13   #33
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,480
Varsayılan

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-03-2008, 21:39   #34
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,085
Varsayılan


gelmedin son hayal de yanıp yanıp kül oldu
bu deruni kavgada kırılan gönül oldu
şimdi menziller elem,yürek duman,sine çak
devleri mahkum eden hayatım şimdi helak
gelmedin yıldırımlar düştü hülyalarıma
nasıl kıydın be zalim masum rüyalarıma
sana doğru her adım neden hep ölüm sunar
seni her andığımda renk solar,desen yanar

hangi rüzgar sabırla böyle koşar ardından
hangi el nakış nakış gergef dokur ardından
susarsam anlatır mı seni göklere tarih
bensiz olur mu sabah güler mi kara talih
gelmedin koptu zincir parçalandı anılar
sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar
kalbimin pembe köşkü harab oldu gelmedin
bahçesinde açan gül turab oldu gelmedin
bil ki kıyamet kopsa bu ateş sönmeyecek
heyhat!şair mehtaba bir daha dönmeyecek
Nurullah Genc
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-03-2008, 21:41   #35
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 589
Varsayılan

"Mehmedim sevinin başlar yüksekte
Ölsek de sevinin eve dönsek de
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet elbet bizimdir
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir.
"
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-2008, 19:10   #36
beyaz-güvercin
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

Ne hasta bekler sabahi,
Ne taze oluyu mezar,
Ne de seytan bir gunahi,
Seni bekledigim kadar.
N-F-K
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 10:25   #37
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
Varsayılan


iNANMAZ
__________________
Minarede "ölü var" diye bir aci salâ...
Er kişi niyetine saf saf namaz...Ne âlâ!
Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ!
Ne tabutu taşiyan,ne de topragi kazan...

N.F.K
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 15:52   #38
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,480
Varsayılan


Geçilmez Deniz
(I)
ahreli bir kağıt üstüne simsiyah kapanmışım
kazırım kendimi bir secdeden, ellerimde gizli hattatlar
ve söze gelmez devrik duyarlıklarım
gözlerim -hüznün dilsiz masalcısı-
gözlerimde hiçbir dile çevrilmez intiharlar
oysa saklı hançerimi mağrur bildiniz
kendimin tenha bir yerinde vurulmuşum, yatarım
orası bir denizin gölgesidir, göremezsiniz
ölüm üzre bir akrepken menekşelenirsiniz
ve ahreli kağıtlar dürülür ferman diye
yufka ölümlerin hazin tarihleriyle
kar altında kalmış imzasız karanlıklarım
ve azgın sularda kendini arayan deniz
ben konuşmam, susarım
bu aklamaz ki sizi
katilimsiniz...

Murathan Mungan
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-03-2008, 17:06   #39
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
Varsayılan


Acı / Seni de Vururlar Bir Gün Ey Acı
Seni de vururlar bir gün ey acı
Uçuşup durduğun kanatlarından
Sazın sözün türkülerin tükenir
Ellerin koynunda kalakalırsın

Şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acı
Gül açan yüzlerimizde
Göğeriyor rengin senin de

Biz seni
Tâ eskilerden tanırız
Hani göğüslerimize taş olur inerdin
Avuçlarımızda hira dağıydın

Al atların tan yerine ayarlanmış yelelerinde
Akdeniz rüzgarlarına karışan sendin

Biliyorum
Hiçbir tarih yazmayacak
Ve bir sır gibi kalacak yakılan kitaplarda
Göbek bağı anasından henüz çözülmemiş bebelerimize
Mitralyözlerin washingtondan ayarlandığını

Seni de yakarlar bir gün ey acı
Bir taptuk kul gözlerinden vurursa
Parmakların eğri ağaç tutamaz
Çığlıkların çağlar aşar duymazsın

Ve ben biliyorum
Örümceği, mağarayı, güvercini, asâyı

Ve İbrahimin baltasını
Ben biliyorum

Nereden başladı bu kesik dans
Ve bu dansa karşı afyonlanmış hecin yüzlü
İnsanlar kim?

Kim kimin yanında
Kim kimin karşısında

Meclis kürsüsünden konuşan bu adam kim

Üsküdar kız lisesinde okuyan genç kız
Çantasında kimin fotoğrafını taşıyor

Kadıköy vapurunda sigara tüttüren delikanlılar
Neden gülüyorlar ki

Seni de vururlar bir gün ey acı
Filistinde sapan taşlı çocuklar
Dalın, kolun, fidelerin, budanır
Kuru bir kütükle kalakalırsın

Öyle bakmayın balkonlarınızdan
Fırat nehri ayrılık çıbanına tutuldu,
Damarlarımızı yırtıyor
Tuna nehri, onulmaz boşnak sızıları
Pompalıyor yüreğime

Pilevne türküleri ağıtlara dönüşürken,
Çeçenyada yiğitler
İnancın, emeğin ve aşkın
Kılcal damarlarına ulanıp sustular...
Ve ne Bağdattan
Ne Şamdan
Ne Mekkeden
Ne Diyarıbekirden
Ne istanbuldan
Ne Buharadan
Bunca telefon direğine rağmen kimse kimseyi
Duymuyor

Seni de vururlar bir gün ey acı
Halepçede soldurulmuş gül gibi
Bu sevdaya düşsen sen de yanarsın
Suskun, sıcak, uzun yaz geceleri

Ve siz
Ey analar,
Siz, gecelerinizi böler çocuklarınıza ninniler
Söylerdiniz

Hani siz, fatihler doğururdunuz...

Gelin-kızların giysileri kirletildi
Çocuklar hep yetim kalıyor

"Elem yecidke yetimen feava"

Ve ben biliyorum
Ben biliyorum
İstanbulun
Bağdatın
Diyarıbekirin
Mekkenin
Birbirine nasıl bağlandığını, nasıl çözüldüğünü sonra
Ey insan
Ey insanlık
Ayağa kalk

Kolları ve bacakları budanmış delikanlıları
Boyunları gövdesinden ayrılmış insanları
Gözleri uyur gibi kapanmış, kan pıhtıları içindeki bu
Çocukları

Gelişmiş laboratuarlarınızda dikkatle inceleyin
Ve bir gün
Bu dünya
Gül bahçesine dönecek
Bunu böylece bilin ve
Unutmayın
FERMAN KARACAM


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-03-2008, 15:53   #40
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,480
Varsayılan

fotoğraf: aytaç yamaç/fotokritik.net



Onlar gittiler
Yalnız bir yemin kaldı aramızda
Ben şimdi bu yanda
Kasılmış çıplak bir kurşun gibiyim
Namluda.

Onlar gittiler
Topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında
Ben şimdi bu yanda
Gerilmiş bir an gibiyim
Doğumla ölüm arasına.

Onlar gittiler
Gelen zamandan bir haber gibiydiler.

Ben şimdi bu yanda
İçilmiş bir and için bekleyenim
Kurulmuş saat gibi.

Onlar gittiler
Giderken bir muştu gibiydiler.



Erdem Beyazıt
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Etiketler
dörtlük, şiir

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 00:41


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats