ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 05-03-2008, 23:13   #41
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan



Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bi köprüden geçiyorum

Ben ordaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum

Bu kez anladım
Hüzünlerden bozma
Mutluluklar yaşıyorum

Ben ordaydım
Acemi aşıkları
Boğan sular biliyorum

Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri

Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim

Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz...

Bu kez anladım
Kartonlardan yapma
Siperlere pusuyorum

Ben ordaydım
Huzurlu zamanları
Yıkan sonlar biliyorum

Emre Aydin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-03-2008, 23:34   #42
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
Varsayılan



KALDIRIMLAR...

I

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

nfk

Düzenleyen: Esad , 06-03-2008 - 21:29.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-03-2008, 15:30   #43
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
Varsayılan


En son eklenen iki siirde en sevdiklerimden...

KALDIRIMLAR II

Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...


nfk..


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-03-2008, 22:53   #44
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan



Zamandan öte bir yerlerde, bir yitik coğrafyada
Çatlak topraklarında cesaretin, bulutların en gri renginde
Bir rüzgarın sırtında, firari çığlıklara bürünmüş
Çocuğun dudaklarından sürgün tebessümler....

Şefkatin elem dolu terkedişi, ateşlere emanet edilmiş gelecek
Hislerde intikam, yumruklarda deli isyan
Hangi adaletin resmi bu çocuk, parmaklarındaki bembeyaz kan

Alıntı...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2008, 12:53   #45
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
Varsayılan

Kulugum başimda billurdan bir taç,
Kullukla erilmez payeye erdim!..
Kapinda bu beden hep sana muhtaç;
Aç kapini,tut elimden ben geldim!

Dogup esince nûrun tepelerden,
Duyuldugunda nâmin kubbelerden,
Taşarken celâlin minarelerden,
Aç kapini,tut elimden ben geldim!

M.Fethullah Gülen
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2008, 17:48   #46
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
Varsayılan



"Bir gül parmak uçlarınla dokunduğun

Çeşm-i siyahınla suladığın
Sevsen bir gam
Sevmesen bin
İncecikten dolan sızı
Yüreği yakan
Yarını beklerken
Açsa bir gam
Açmasa bin..."
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2008, 18:01   #47
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2008
Yaş: 16
Mesajlar: 40
Varsayılan

Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne...
Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne..
Medeni olmak eğer açmaksa bedeni..
Desenize hayvanlar insanlardan daha Medeni...! (M.Akif Ersoy)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2008, 18:03   #48
Ayın Üyesi
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,443
Varsayılan

40 Yaşındasın
Rahmetini umarak
Günahkar bir dille;
Allah Azze ve Celle
Ya Rasulallah,
Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
Kalbimizden seyrediyoruz seni.
İşte
Bir yaşındasın,
Beni Sa'd yurdundasın
Sana süt anne olmadı kadınlar
Bu yüzden dargın bulutlar
Bir damla yağmur indirmiyor
Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
Minicik bir bulut var gökyüzünde
Sana aşık...
Ayrılmıyor başucundan
Ve insanlar yağmur duasında...
Hz.Halime kucağına alıyor seni
Yeryüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
Oysa minicik bulut gökyüzünde
Sana meftun, sana kilitli...
Ve dua eden rahibin kucağındasın
Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
Ama sen unutmuyorsun
Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
Büyüyor, büyüyor...
Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
Çoğusu bilmiyor seni...
Altı yaşındasn
Medine-i Münevvere yolundasın
Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
Mekke'ye annesiz giriyorsun
Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
Ebu Talip bir başka seviyor
Ya Rasulallah
Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
Kaç gece anne diye hıçkırdın
Efendim!
Senin yerine de anne dedik annemize
Senin yerine de baba dedik
Yirmi beş yaşındasın
Ve bambaşkasın
Kimse sana denk değil
Şefkat yayıyor kokun
Güven veriyor sesin
Sen Muhammed-ül Emin' sin
Otuz üç yaşındasın
Dalga dalga rahmet var
Otuz beş yaşındasın
Hadi gel bekletme yar
İniltiler çalıyor kapısını göklerin
Hadi gel bekletme yar
Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
Hadi gel ey Yâr!
Nurdağına davet var
İşte
Kırk yaşındasın
Hira Nur dağındasın
Cibril iniyor göklerden
Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
Karanlık gecelerimize sabahsın
Sen Nebiyullahsın
Sen Habibullahsın
Sen Rasulullahsın
Niye incittilerki seni sultanım
Niye işkence yaptılarki sana
Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
Himayesiz kaldın diye mi
Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
Başına pislikler saçılıyor
Başlar feda o mübarek başına
Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla
' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
Bu koşan kim?
Ve cevap veriyor biri:
Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
Velilerin anası...
Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
Sana yeryüzünde en çok benzeyen
Gülmesi sen, ağlaması sen
' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
Niye çıkardılar ki yurdundan seni
Himayesiz kaldın diye mi
Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
Seni yetim bulup barındıranı
Seni alemlere rahmet kılanı
Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
Sen,
Sen ' Allah! ' diyordun
Allah Azze ve Celle
Semayı haşyet kaplıyordu
Sen ' Allah! ' diyordun
Arş-ı Âla titriyordu
Bedir' de ' Allah! ' diyordun
Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
Yüz yirmi beş bin sahabi:
' Anam babam sana feda olsun ' diyordu
Ya Rasulallah
Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
Sen de:
' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun
Altmış üç yaşındasın
Refik-i Âla duasındasın
Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
Kenarları beyazdı
Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
' Peki ' dedin o zata
Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
Aynı cübbeden yine yine diktiler
Ama giyinmek nasip olmadı
Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler '
Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'
Sultanım!
Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya Rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın...


Düzenleyen: muhtacım , 08-03-2008 - 01:04.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2008, 22:11   #49
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi asi-ve-pembe Mesajı Göster
başlıkta sevdiğimiz dörtlükler denmiş ama sizler şiirlerin tamamını yazmışsınız
Bence de, adı üstünde yani. "Dörtlük"
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-03-2008, 01:01   #50
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
Varsayılan

Mutluluk hırstan uzak olabilmektir
Mutluluk bir gönülde bir aşk demektir
Ömrün ilk adımları sevgiyle başlar,
Mutluluk nefret değil sevebilmektir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Etiketler
dörtlük, şiir

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 22:54


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats