![]() |
| | #81 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2,424
| ![]() UHUD Günlerden cuma... Uhut'a gelenler var. Medine yolu toz duman... Uhut'a gelenler var. Bir dağılsa da şu hava, Görsek Medine-i Münevvere'den Uhut'a gelenleri. Bir görsek Allah Rasulü'nü Ve eroğlu erleri... Bakın göründüler işte; Atının üzerinde evrenin efendisi! Cihanın gözbebeği! Uhut'un sevgilisi! Sağında ve solunda ashab-ı güzin Önündeyse iki üveyk yürüyor; Biri Sad bin Muaz, Diğeri Sad bin Übade. Allah'ım bu ne edep Atlarının bile başı yerde... Bakın şu iki gence! İkisi de onbeşinde... Şu kısa boylu olanı Rafi' bin Hadic! Parmaklarının ucuna basıyor ki Boyu uzun görünsün! İyi ok attığı söylenince İzin veriyor efendimiz. Diğer gençse Semüre bin Cündüp... Ağlayarak peygamberinin yanına gidiyor. Ya rasulallah! diyor, Rafi'ye izin verdiniz. Bana niye izin yok? Ben rafi'yi güreşte yeniyorum. Efendimiz tebessüm buyuruyorlar. Ve bu iki ana kuzusuna güreş tutturuyorlar. Semüre Rafi'yi yenince güreşte, Fahr-i kainat ona da izin veriyor. Günlerden cumartesi... Uhud'a gelenler var. İşte Ayneyn Tepesi-Okçular Tepesi- Başlarında Abdullah bin Cübeyr Sultanı dinliyorlar. Düşmanı yendiğimzi görsenizde Size haber vermedikçe, adam göndermedikçe Yerlerinizden ASLA ayrılmayın! Kuşların cesetlerimizi kapıştıklarını görseniz dahi Ben size adam göndermedikçe Yerlerinizden asla ayrılmayın! İki ordu da hazır... İki ordu da harp nizamında... Ve Uhud'un kalp atışları dışında yeryüzü nefes bile almıyor! Sessizliği bozan Kureyş'in Sancaktarı'dır. Söylediği her söz küfür kokulu... Benimle çarpışmaya er meydanına kim çıkar! Bu bir meydan okumadır. Cevapsa bir çift ayak sesi... Gözler Uhud toprağında yürüyen bu ayaklarda... Kime ait bu adımlar ki bastığı toprak 'ALLAH' diyor! Ve Esedullah namıyla Hz. Ali(R.A.) yürüyor. Birkaç saniye, bir tek hamle... ALLAH'ın(C.C.) Arslanı dimdik ayakta Kureyş'in sancağı ise yerde... Ardından bir başkası yükseltiyor sancağı Ama bilmiyor ki bu defa kim var Uhud meydanında Gökyüzünde yıldırımlar Yeryüzünde Hamza var. Asıl şimdi başladı Uhud'un türküsü. Tam üç katı düşmanla Peygamber(A.S.M) ordusu Göz göze ve diş dişe. Uhud'da yiğitler var. İşte: Ebu Lücane... Kılıcın üzerinde bir yazı Korkaklıkta ar İlerlemekte şeref var! İşte: Musab bin Umeyr... Zırhını giyinince Nasılda Peygamber'e(A.S.M.) benziyor. Ve döne döne savaşan Hz. Hamza... Ben Allah'ın(C.C.) Arslanı'yım diyor! Ebu Katade'ye bakın. Bakın bir ok fırlıyor müşrik yayından Bir havayı yara yara geliyor. Hedefte Rasulullah(A.S.M.) var. İşte: Ebu Katade... Okun Fahr-i Kainat'a(A.S.M) doğru gittiğini görünce ALLAH'ı(C.C.) andı önce Ve uzattı başını! Ok Katade'nin gözüne saplandı. Uhud'da yiğitler var... Şirk ordusunu bozguna uğratan... Ömer bin Hattab'a bakın Gözleri çakmak çakmak... Ama telaş var yüzünde Hz. Ömer'in(R.A.) Bu ne hal ey Ömer... Düşman hüsran yaşarken Zafer kaznılmışken Bu ne hal ey koca Ömer! Niçin okçular tepesine bakıyorsun? Neler oluyor orda? Niye iniyor okçular Ayneyn Tepesi'nden? Allah Rasulü(A.S.M) haber vermeden niye iniyorlar? Ey Abdullah bin Cübeyr! Durdursana okçuları! Durun, Allah(C.C.) aşkına durun! Arkanızdan düşman geliyor, inmeyin yerinizden. Sahabe sendeliyor inmeyin yerinizden. Kainat yalvarıyor inmeyin! Sultanlar Sultanı'nı(A.S.M) incitecekler, inmeyin! Peygamber(A.S.M) ordusu iki ateş arasında... Efendimizin(A.S.M) etrafında on beş sahabe... Bakın, mübarek elleri Rasulullah'ın(A.S.M.) Yüzüne kapanıyor! Kainatın affı için semaya kalkan eller Şimdi kan içinde! Yetiş Ey Ebu Ubeyde! Nur saçan yüz kan içinde! ... Dursun Ali Erzincanli ![]() |
| |
| | #82 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| “ Senden başka hangi yürek Kadavra hükmündeki bedenimi tazelerdi ki… Hangi göz, Bir kez bile dokunmadığı kirpiklerim için İsmail’in boğazına sürülen bıçağa canını sürerdi ki …” Ey dilsizliğimin dile gelen sevda cümlesi… “ Hangi cümleye sığdırayım yüreğinin inceliğini, Hangi söze bulandırayım gözlerinin rengini.. Bırak sen bende kal.. Herkes masalına bir kahraman yapacak birini bulur.. Bırak sen benim gerçeğim olarak kal Ya da istemiyorsan Kazdığın mezarları iki kişilik kaz. Dudaklarımız kapanacaksa sonsuzluğa Beraberce uzansın musalla taşına…” İsmail Sarıgene / Adın Kadar Umut Yüregin Kadar Hayat |
| |
| | #83 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 31
| ANLADIM Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... Can Yücel |
| |
| | #84 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,352
| ![]() Kafesli evlerde ağlar çocuklar Odalarda akşam olurken henüz O zaman gözünün önünde parlar Buruşuk buruşuk ağlayan bir yüz Ne vakit karanlık kaplasa yeri Başlar çocukların büyük kederi Bakınır korkuyla dolu gözleri Ya artık bir daha olmazsa gündüz Gittikçe kesilir derken sedalar Gece bir siyah el gözümü bağlar Duyarım içime sığınmış ağlar Bir ufacık bir küçük öksüz N.F.K |
| |
| | #85 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,270
| Hepinizin emeyine sağlık..şiirler çok güzel.. |
| |
| | #86 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Sep 2007 Yaş: 23
Mesajlar: 223
| BOŞ DÜNYA Gittiler...Bana dünyam Birdenbire boş geldi Seçilmiş oldu eşyam. Odalarım loş geldi. Gözlerim müebbette, Günü gelir elbette... Gelir,Melek nöbette, Safa geldi,hoşgeldi. <<N.F.K<< |
| |
| | #87 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| Anne ÖLÜMüdür çocugun INFAZi... ![]() //....yasam dedikleri; senden türetilme ben daha alismadan gözlerine içime çekmeden daha kokunu ' ---öldü ' diyecekler.....// ![]() günler akbabalarla kusatilmis lesler gibi yarim bir yürekle birakilirim öylece ve anne ölümüdür çocugun infazi solacak güller su istemez gayri... ![]() baslar serüven adi konmamis bir bölme islemidir bu ....bölünen: yürek ....bölen : ayrilik duvari [ölüm] ....bölüm : birkaç ani ve resim ...................kalan: biraz yalnizlik [en koyusundan] ![]() en matematiksel yanimi da kirletir ölüm eksilirim ve çarpimlarda solugum upuzun bir islem elde var bir; ......tekil yalnizlik! ! ! ![]() gittiysen madem martilar kanatlarini yolarak dalsinlar suya gözyasi taneleriyle islansin safak gün isimasin hatta bozkir sessizligine... .......ama bir sabah uyanacagim ve isiyacak gün topragi, agaci ve yosunu çalarak, rüzgarda savrulan yeryüzünden birakacagim avuçlarina yeniden.... Veysel Toprak |
| |
| | #88 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| "İbrahim'e Nazır..." Bu kez hüznün bulutları ağır basıyor omuzlarıma İbrahim ! Dağıtmasan bakışları(nı) gül hâreli gözlerinde Nemrud'un odu küllenecek peltelerinde Bir soluk kefen olacak hengâmeli seyrine Bu kez donuk şakıyor bak yağmurun suyu İbrahim !Ki bulutun ağlaması hüzünlerinceBoşunamı toprağın gülü yarması sence Gözlerinin bir hâreyle öykünmesinde Ne umutlar fışkırır sedefkâr hasbilerinde Bir Nemrud ki, İbrahim'e ne kadar kül olabilirseo kadar sel olur İbrahim'e gülvarî silüetler Gülistanların havlevî yorgunluğu sarar da bi-karar gecelerini İzbe çığlıklar dolanır yüreğimin terekesini Bu kez uzletten seni muaf tutuyorum İbrahim ! Anladım ki sana İsmailî yürekler gerekkucağında kurban olası Ellerinde kana boyanası bıçak olmaksaancak bir nefes gül-i rânâ olmaktan geçer Galebe çaldığın kuşların kanadı kırık Oda çoktan karanlığa mahpus bir köle Bir kurban edasıyla kaya süslenir Teslim olmuş bıçağın keskinliğineVur kılıcını artık, durma İbrahim Bak selâlar gizlenir ezan sesinde Sana en şahikalı matemleri tutacağım İbrahim ! Yokluğunu devşirip heybeme Yedi yâr'eli sümbüller ekeceğim sahralarına Sözlerim kırağı çalmayacak gözlerinin ayetlerine Beyhude yazgımın tarihlerinden bir tek geçmişimi tutuşturacağım İbrahim ! bundan gayri senszizlik düşer gözyaşlarıma Şerha şerha nakşederim sözyaşlarımı gözlerinin süryânlarına ( Alıntı ) Düzenleyen: TuaNaA , 30-03-2008 - 18:34. |
| |
| | #89 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 31
| KAR Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze, inceden. Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram... Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın. Ahmet Muhip DRANAS |
| |
| | #90 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,495
| şimdi bir kıtada çocuklar güneşi öpüyor analar ağıt yakıyor bir başka kıtada yüzümde çiçekleri solmuş bir bahçenin hüznü dalıp dalıp uzaklara gidiyorum ve diyorumki, yaşamak ancak bu kadar haklı olabilir ancak bu kadar güzel ey kardeşim çirkin bir ölüm kervanında kırılsa da papatyalar.. (Nuri Can) |
| |
| Etiketler |
| dörtlük, şiir |
| Konu Araçları | |
| |