![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,171
| ![]() Mukaddes çilenin yürekten ve hasbî erleriyle; Hayat ve saadetini millete armağan edip Garibler gibi göçüp gidenlerle; Ülkeyi kasvetli bulutların sardığı bir dönemde Şahlanıp ölümü hakir görenlerle; İnancı, düşüncesi, insanı uğrunda Cânı, cânânı feda edenlerle: Geçmişin bağrında bulutlar gibi gelişip Gözünde bin damla, geleceğin imdadına koşanlarla; Beraber olduk ve hep beraberiz!.. Bu mevkute, onların feryadına bir dil ve tercümandır. Fevkalâde nâciz ve mütevazi!.. Ama katiyyen, fesat tohumu görmemiş ve bilmemiştir Ve hele onu, sağa sola asla saçmamıştır. O, uygun olmasa da bir kere ün etmiştir Hizmette geride, ücrette önde olanlara; İkbal hırsıyla yanıp tutuşan Ve gelip hazıra konanlara; Cihadı, gazayı görmeden Şahlanıp kelepire koşanlara; Evet, sen sitemkârsın... Bizim sitemimiz bunlaraydı... Dost! Feryadın yanıktı, nağmen yüreğimi deldi Mahzun bakışların karşımda belirdi Ve kaddim büküldü!.. ( dergisi'nden alıntıdır) |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| cok güzel...paylasım için sağol kardesim... |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,171
| tesekkur ederim... =) *** ![]() Ben ana rahminde hayat, biraz kemik, biraz et. Ben başı bilinmeyen zaman içinde, ölümsüz ruhunu özleyen ceset. Ben kumsalların billur tanelerinde, ayak altında duran kaya gibiyim. Her şeyi içime atarken bile, kabına sığmayan maya gibiyim. Ben, zifiri karanlıkta ateş böceği, ben, zıpkınlanmış bir yunus. Ben en büyük ressamın milyonluk tablosuna, dönüpte bakmayan gururlu tavus. Muhteşem barajların kalın duvarlarında, deliği törpüleyen bir sızıntıyım. Eşsiz minarelerin ince sütunlarında, boş mescidi seyreden bir üzüntüyüm. Ben, şeytana meydan okuyan, besmelenin bir hecesiyim. Kâinatı ilmek ilmek dokuyan, Yaratanın sonsuz bilmecesiyim. Tarlalarda çıplak bir ayak, topuklarda nasır gibiyim. Ben zâlime atılan dayak, mazluma yetişen hızır gibiyim. Ben, damarda pıhtılaşan kan; kış boyunca solmayan çiçek. Ben dudaklardan düşmeyen duâ. mahşere dek coşkuyla söylenecek. Ve ben, aç tavuğun düşünde darı, çuvalda saklanan mızrak gibiyim. Toprakla yoğrulup toprağa giden, fâni bir bedenin geçici sahibiyim. Orhan Atalay ![]() |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,171
| ![]() Eski çağ aktı bugüne delindi de zaman Kin kuşanmış Âd ve Semûd; kucak kucak isyan Kir madeni kavm-i Lût; öbek öbek masiyet Kezzâb benî İsrâîl; dönüm dönüm irtidat. Keder başında taç Salih'in, çile dolu Hût Tarihin utanç sahnesinin karşısında Lût Bir yanda kaypak kavim, bir yanda dertli Musa Elinde taslara yas döktürecek bir âsâ. Akif Davut ![]() |
| |
| | #5 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 1
Mesajlar: 3,171
| Sebat... Çarkedip durma öyle, maksuda eremezsin; Yerinde durmayınca, hedefe varamazsın! Eren sebatla erdi, gidip menzile vardı, Sen sebât etmeyince hiç menzil alamazsın! Yollar uzun ve yaman, yolcuya azık îman, İnançla gerilmezsen, bu yolda duramazsın! Köprü yıkık, yol bozuk, elden tutan kimse yok, Hak'la hemhâl olmazsan, yolları aşamazsın! Derin dere, sarp yokuş, Hak-erine hepsi hoş, Hakk'a gönül vermezsen, zirveye çıkamazsın! Varanlar vardı çoktan, Varlığa erdi (yok)dan, Sen tenden geçmeyince, dirliğe eremezsin! ![]() |
| |
| Konu Araçları | |
| |