ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 21-05-2008, 16:41   #1
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Yaş: 19
Mesajlar: 873
Lightbulb Çirkinim...

ÇİRKİNİM

Kelime karşılığı, hoşa giderek hayranlık uyandıran… O, herkesin sevdiği,
herkesin kendisinde varolmasını istediği bir özellik. O, kiminin şeytanca
oyunlarla insanları avlamada kullandığı, kimininse saf bir gönülle beraber,
şerefle taşıdığı bir kimlik: Güzellik…

Güzel huya kırk yılda doyulmaz, güzel yüze kırk günde doyulur demiş
atalarımız ve kibarca uyarmışlar: Güzellik, başa beladır!

Onlar böyle demişti ama, her dönemde insanlar, maddi güzelliğe kavuşmayı, manevi güzellikler için uğraşmaya tercih ettiler. Bazen o kadar ileri gitti
ki bu çaba, bir hastalık halini aldı. Kimi burnunu kazıttı, kimi derisini
gerdirdi, kimi de çenesini kaldırttı…

Güzellik, palyaçolukla karıştı bazen. Renk renk boyalarla boyandı yüzler. Bu iş, öylesine tuhaf bir revaçla karşılandı ki, en ücra köylerde yaşayan saf
ve duru bakışlı genç kız bile kendini alamadı. Halbuki onun yanakları, allık
sür-meden önce de pespembeydi.

Gün geldi, her inançtan ve inançsızlıktan kadınlar ve kızlar, güzellikte
birinci olmak arzusuyla, yarışmalara katıldılar. Jüri, büyük bir zevkle,
yüzlerce yarışmacı arasından, sözüm ona en güzelini seçti. Birinci seçilen,
pek sevindi tabii. Ya seçilemeyenler? Onlar da üzülmüşlerdir illa ki…

Etini çok da yüksek olmayan fiyatlarla pazarlamak, güzellik kavramını
yalnızca bedenle sınırlayanların geçim tarzı oluverdi sonra. Baldırını
cömertçe sergilemek, bir gecede milyarlar kazanmak için yeter hale gelirken, canını dişine takıp, gece gündüz çalışan gariban ve namuslu kesim, ekmek- zeytin bulunca şükreder oldu.

Güzellik adına, bütün temizlik kuralları unutulup, tırnaklar uzatıldı. Bu
yetmedi, biraz boya da, tırnaklara sürüldü. Vakit var mıydı bunca işe? Evet!
İnsanlar, hasta ziyaretine, sıla-i rahme, çocuk büyütmeye, misafir kabul
etmeye vakit bulamadı ama, bu işlere, severek vakit ayırdı.

Sanki, gönüldeki tüm duygular, fıtrattaki eşsiz güzellikler, haince
katledilmişti de, ruhsuz ve mutsuz süs bebekleri üretilmişti gizli eller
tarafından…

Kaşlar neredeyse yok olmuştu. İnanmak istemiyordum ama görüyordum işte! Göz bebekleri bile, neredeyse her ay, farklı bir renk alıyordu. Bir ay mavi, bir
ay yeşil… Bu kadar yapay olmak, hiç rahatsız etmiyor muydu bu insanları?

Güzellik adına yok edilen, mahvedilen yaratılış, o ilk ve en duru hal…
İnsanlığın, hiç farkında olmadan arayıp durduğu mutluluk ve güzellik, o
durulukta gizliydi halbuki.

Ticari furyaların etkisiyle, hayatının tek amacını bedenini ve yüzünü
güzelleştirmek olarak belirleyenlerin, esas güzellikten uzaklaşıp, yapay
olmaya yaklaştıklarını fark edecek halleri de kalmamış mıydı? Bütün hayatını yüz ve vücut güzelliğine ve böylece mutlu olmak fikrine adayan insanlar, mutlu olabili-yorlar mıydı?

Sanmam!

Zira çoğu zaman, sırtında küfesiyle tütün toplamaya giden, bu ve diğer tüm sorumlulukları yüzünden, kendine vakit bile ayıramayan bir köylü kadın, televizyon kanallarında her gün boy göstermeyi adet haline getirmiş bulunan, yapaylaşmış bir kadından, çok daha güzel ve çok daha mutluydu.

Güzellik, güzel şeydi aslında. Ama acaba güzellik, herkesin tanımladığı,
herkesin anladığı şey miydi?

Güzellik sevilmez miydi hiç? İstenmez miydi? Güzel olmak huzur vermez miydi?
Mutlu etmez miydi?

Oysa, nice güzeller vardı ki, mutsuzdular…

Nice güzeller vardı, sevemiyordum.

Bu insanlar, emin miydi acaba, güzelliğin onların sandığı şey olduğun-dan?
Güzel olmak adına yaptıkları bütün masrafların, güzellik uğruna onca
uğraşmalarının, emin miydiler doğruluğundan?

***

Halbuki benim sözlüğümde güzellik tanımı, ne kadar da farklıydı. Ve ben, ne kadar da çirkindim…

“Bir savaş… Ve o savaşta, yüzüne miğferinin halkaları geçmiş bir Rasul! O Rasulun haline dayanamayan, sırf O’nun acısını dindirebilmek arzusuyla yanan bir Ubeyde…

O Ubeyde ki, Habibullah’ın canı daha fazla yanmasın diye, ellerini değil,
dişlerini kullanacak. Dişleriyle kavrayıp halkayı, var gücüyle çekecek. Öyle zorlanacak ki bunu yaparken, ön dişlerinden biri düşecek. Fakat O, kendi acısını hissetmekten uzak, tekrar davranacak halkayı çıkarmak için…Ve bir dişi daha düşecek bu uğraşma esnasında. Ama Ubeyde, kendi acısına değil, Peygamberinin ıstırabına yanacak.

Fark ettiği zaman ön dişlerinin ikisinin de düştüğünü, utanıp, eliyle ağzını
kapatacak. O haliyle başkalarına görünmek istemeyecek.

Onun bu halini gören Ebubekir Sıddık buyuracak ki:

“Ön dişleri sökülmüş, eliyle ağzını kapatırken, Ubeyde, insanların en
güzeliydi. O haliyle Ubeyde, insanların en güzeliydi!”

***
Güzellik, için feda edebilmektir.
Ya ben?
Bana güzel demeyin!
Ben çirkinim!
Ben, için feda edemedikçe, insanların en çirkiniyim!
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-2008, 22:45   #2
Er
 
Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 25
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...

Yüregine saglık kardeşim çok yerinde olmuş.Toplum gözünde güzel olup dikkat çekerek günaha girmektense çirkin olmayı tercih ederim dogrusu.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-2008, 23:45   #3
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 28
Mesajlar: 785
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...

Alıntı:
yitiksevda;210399]ÇİRKİNİM

Güzellik sevilmez miydi hiç? İstenmez miydi? Güzel olmak huzur vermez miydi?
Mutlu etmez miydi?

Oysa, nice güzeller vardı ki, mutsuzdular…

Nice güzeller vardı, sevemiyordum.


***
Güzellik, için feda edebilmektir.
Ya ben?
Bana güzel demeyin!
Ben çirkinim!
Ben, için feda edemedikçe, insanların en çirkiniyim!
Çok güzeldi...
Ellerine sağlık.
Rabbimiz senden razı olsun kardeş.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2008, 09:01   #4
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Yaş: 19
Mesajlar: 873
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...

Teşekkür ederim...Allah cümlemizden razı olsun inş...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 15:26   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,311
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...


Güzellik, için feda edebilmektir.
Ya ben?
Bana güzel demeyin!
Ben çirkinim!
Ben, için feda edemedikçe, insanların en çirkiniyim


bende tam bu konuyu paylaşcaktım aratırken gördüm...çok harika bir yazı..emeğine sağlık yitiksevda..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 18:18   #6
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 1,974
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...

gerçekten çok güzel bir yazı yitik kardeşim ellerine sağlıkk....ben çirkinim...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-07-2008, 20:38   #7
SuKuT-u HaYaL
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Çirkinim...

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi yitiksevda Mesajı Göster


acaba güzellik, herkesin tanımladığı,
herkesin anladığı şey miydi?

***
Halbuki benim sözlüğümde güzellik tanımı, ne kadar da farklıydı. Ve ben, ne kadar da çirkindim…

***
Güzellik, için feda edebilmektir.
Ya ben?
Bana güzel demeyin!
Ben çirkinim!
Ben, için feda edemedikçe, insanların en çirkiniyim!
emeğine sağlık yitiksevda harika bi yazı...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 03:54


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats