ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 26-04-2007, 00:34   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan Bir İstanbul Sabahı

Bir İstanbul Sabahı
Murat Başaran





Hava serin... Ve sessiz, sakin...

Bir ihtiyar camiden çıkıyor elinde baston...

İstanbul saçlarını tarıyor herkes uyurken,

yeni bir gün için...

Orada bir çöpçü, sonbahar yapraklarını süpürüyor...

İşçi vapurunun manevrası köpürtüyor Kadıköy?ü...

. . .

Bir adam dikiliyor, iskelenin önünde, gazete bayiinin yanında, elinde simit...

Martılar çığlık çığlık ?merhaba?

diyor sabaha...

Çalar saatlerin sesi, çay kaşıklarına karışıyor...

Gece uykunun kolundan çekiştiriyor

şehri terketmek için...

Bir gün daha biniyor sırtına yorgun

İstanbul?un...

. . .

Yedi otuz işçilerin...

Sekiz otuz şeflerin...

Dokuz otuz müdürlerin saati...

Ve saat on sularında lüks arabaların arka sağ kapıları açılıyor...



. . .

Zil çalıyor sonra ikinci teneffüs için...

Bahçeye dökülen curcunanın ses dalgaları sokak sokak yayılıyor...

Bahçeye İstanbul?un yarınları çıkıyor...

Kornalar caddelerde, işportacılar meydanlarda, tren sesi, vapur sesi...

Bir ihtiyar abdest alıyor vakit varken....

Yeni Cami?nin şadırvanında...

Güvercinler seyrediyor...

. . .

Çamlıca?da bir delikanlı, sevdalı...

Boğaz rüzgârı okşuyor, içindeki yangını...

Kalbinin sesi İstanbul?u sallıyor...

İstanbul?da aşk, İstanbul gibi oluyor...

. . .

Vakit öğlene sarıyor...

Müezzin minarenin merdivenlerinde...

Günün ilk cenazesi konuyor musalla taşına...

Günün kimbilir kaçıncı bebeği doğuyor bir yerlerde...

İstanbul ?fatiha? okuyor...

İstanbul ?nazarlık? takıyor...



  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2007, 00:34   #2
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan Ynt: Bir İstanbul Sabahı

İstanbulsuz
Murat Başaran




Parke taş döşeli bir ıssız sokağında,

Bana yağmur yağan bir İstanbul verin…

Ortancası ben olayım;

Duvar diplerinde,

Unutulmuş…

Acı bir kahvenin özlemiyle,

aşkında kıvamını bulmuş!

Hatırası bir ömür…

Bana bir İstanbul verin;

Susuz çeşmelerine güneş vurmuş…

Yıksın surlarımı birbirine karışan ezanlar,

Fatihim olsun!

Bana yağmur yağan bir İstanbul verin;

Gökkubbesi şadırvan,

Kalbimi sevdaya kurmuş.

Ben! Yitik bir İstanbul’un aşıkı…

Gönlümün sağ yanı; güvercinler;

Yenicami merdivenlerinde kıyama durmuş!

Öbür yanı üç-beş erguvan;

Yağmurunu arayan…

Ben! İstanbul’un yitik bir aşıkı…

Bulduğu, bulunduğu, kaybolduğu yerde…

Kendini arayan…

Bana bir İstanbul verin!


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2007, 00:39   #3
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan Ynt: Bir İstanbul Sabahı




Keşfedilmeyen fethedilemez.
Ve insan...

Yaradan’ın dünyadaki halifesi. O’na en yakın olan: Kalp... Şu milletin, bu milletin insanının kalbi değil. İnsanların kalbi... Rengi ve ırkı ne olursa olsun... İnsanların...

Secde istikâmetimiz, mukaddes beldedeki Kâbe’yi yıkmak, kalp kırmaktan daha az günah... Daha az yanlış... Daha az facia...

Düşünün...

Hissedin...

Sahibi, yarattıklarına işte bu kıymeti veriyor. Bir yaratılan olarak, aynı kıymeti vermeye, mecbur, memur ve mahkûm değil miyiz?

Sabah yola döküldüğünüzde, insanları kucaklamak gelmiyorsa içinizden, düşünemiyorsunuz, hissedemiyorsunuz demektir.

•••

Fatih...

O, İstanbul surlarına dayandığında, iş cevizin kabuğunu kırmaya kalmıştı... Ve zafer güneşinin vaktini beklemeye...

O vakit ki bilinmez...

Beklenir...

İçeride, yağan gülleleri, gül atılıyormuşçasına sevgiyle karşılayanlar vardı.

Fatih, surların içindekileri tanımış, kendini de tanıtmıştı.

Bizans halkı biliyordu ki, gülle değil, merhamet yağıyordu.

Surlar olmasa, taş duvarların heybetine güvenen bir avuç asker ve Bizans‘ın sefil imparatoru, ya halkının içine karışacak, ya da kaçıp gidecekti.

İnsanların kalplerindeki surları sevgiyle yıkan Sultan Mehmed’e, bent mi dayanır, hendek mi dayanır, bir avuç inatçı mı dayanır?

Bu sevgiye, asırlardır hasretle Fatih’ini bekleyen, İstanbul mu dayanır?

•••

Damarlarımda bir damla da olsa Fatih’in kanı, kalbimde bir zerre de olsa O’nun inancı var diyenler...

Fethedilecek İstanbul yok diye niçin üzülüyorsunuz?

Dünyadaki beş milyar gönül, beş milyar İstanbul’dur...

Yeter ki sevmeyi bilin. Keşfetmeyi bilin...

Fetih sizindir.

Gözyaşını tanıyın... Ellerinizi uzatın.

Boş kalmayacaktır...

Ve o beş milyar İstanbul ki, fethedeni hem Yaradan’dan, hem de sevgilisinden müjdeli...

Müjdeye koşun...

İnsanlara...

Ağalamayı keşfedin...

Beş milyar İstanbul, surlarının kapılarını size açacaktır...

Dünya arkanızdan koşacaktır...


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2007, 17:37   #4
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 831
Varsayılan Ynt: Bir İstanbul Sabahı

emeğine sağlık (ok)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-05-2007, 20:52   #5
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan Ynt: Bir İstanbul Sabahı

eyvallah ALLAH RAZI OLSUN :-[
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-04-2008, 21:06   #6
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 4,984
Varsayılan

Alıntı:
Duvar diplerinde,

Unutulmuş…

Acı bir kahvenin özlemiyle,

aşkında kıvamını bulmuş!

Hatırası bir ömür…

Bana bir İstanbul verin;

Susuz çeşmelerine güneş vurmuş…

Yıksın surlarımı birbirine karışan ezanlar,

Fatihim olsun
!
çok güzel........sağolasın
leyyal

Düzenleyen: TaLia , 17-04-2008 - 21:10.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 12:22


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats