ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Şiir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 27-04-2007, 12:46   #1
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan bakma oyle islak islak.....


Bakma öyle ıslak ıslak,
Gözün gözümde kalacak.
Gönül yaram, gözü karam,
Aşktan yana bahtı karam.
Ateşe düşmüş kar gibi,
Eriyorum gülüm eriyorum,
Seni seviyorum.

Seher yellerini yüreğinde estir,
Güneşi gönlünde doğur her şafak.
Dünya sensin,
Alem senin içinde.
Sen hissederek yaşamaya bak,
Bazen gülerek, bazen ağla?^3,
Ama tat alarak.
Aşk kolaya itibar etmez,
Gönül zora tutsak,
Onun için;
Yalcın kayalara sür gönül atını.
Çile mayasıysa aşkın,
Acıdan zevk al.
Hasret seni yıldırmasın,
Eğme başını bensiz oralarda,
Efkarın cana yettiğinde,
Kapat gözlerini,
Vuslatı düşün ve öylece kal.
Daha olmadı,
Sök yüreğini,
Yüreğime sal.

Bakma öyle ıslak ıslak,
Gözün gözümde kalacak.
Gönül yaram, gözü karam,
Aşktan yana bahtı karam.
Ateşe düşmüş kar gibi,
Eriyorum gülüm eriyorum,
Seni seviyorum.

Bir avuç ateş koydu gözlerin içime,
Seni düşündükçe,
Yüreğim yanıyor,
Boğazım düğümleniyor.
Dalıp gidiyorum uzaklara,
Sokaklara atıyorum,
Yalnızlıklara bırakıyorum kendimi.
Gözlerim puslanıyor,
Yanağım ıslanıyor,
Sanki omzuma dağlar yaslanıyor,
Hey gözünü sevdiğim,
Gönül verdiğim,
Hayaliyle murada erdiğim.
Deli taylar gibi duruşunu,
Yaralı ceylan düşünüşünü,
Sinirini, gülüşünü,
Boyun büküşünü,
Sevinçle gelişini,
Hüzünle gidişini,
Ve giderken,
Yaprak gibi dökülüşünü.

Bakma öyle ıslak ıslak,
Gözün gözümde kalacak.
Gönül yaram, gözü karam,
Aşktan yana batı karam.
Ateşe düşmüş kar gibi,
Eriyorum gülüm eriyorum,
Seni çok seviyorum.

http://hayalheybesi.com/ses/backmusic.mp3
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-05-2007, 12:06   #2
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan sakli kal..

SAKLI KAL



öyle kal

orda kal

dokunulmamış

kirletilmemiş

en mahremimde;

gönlümde kal

saklı kal...



akreple yelkovan arasına sıkıştırma zamanı

gülüp geçme, ağlayıp kalma

durup bakma uzaktan, fazla yaklaşma

söndürme bu ateşi, yakma viran etme yurdumu

bir yudum kaldı; az kaldı



dur bir düşün şimdi yar

şehrimi viran eden dumansız yangınları

şimdi dur bir düşün yar

şehrimi viran eden çamursuz selleri



yitenler doğdu, doğanlar yitirildi

kundaktaki umutlar çoktan kundaklandı

kefenlere karalar çalındı

karalara gün doğdu

kırmızı düşler kuranlar

çoktan kara toprağa gömüldü yar



hasret zordu; gönlümü yordu

avuçlarıma düştü kor yangını

ellerim değil, canım yandı yar



aşikar olan; saklı kal

güzel olan; saklı kal

el değmemiş, incitilmemiş, bozulmamış, kirletilmemiş; sen bari saklı kal

en mahremimde;

gönlümde kal

saklı kal...



Mehmet Talha ONUK
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 03-05-2007, 19:22   #3
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan gidiyorum...


Bugün sensiz, sensizliğe uyandım..

Kayalara çarpan dalgalar misali..

İçimde fırtınalar koptu.

Sensizliği hak etmemiştim!

Ne nefes almayı, ne de yaşamayı..

Sensiz sensizliği yaşarken, içimde hep SEN vardın!

Bu nasıl sensizlik?!

Şimdi sensiz "sensizliğimi" noktalıyorum...



Gidiyorum....



Zor olsada başarmak için uğraşıyorum.. Kendimde büyük azim görüyorum. Bundan olsa gerek.. Kendime güvenmesem, bırakamazdım seni, oysaki.. Ama artık çok geç.. Sensizliğe her sabah uyanışımda, sanki sensizliğin rüyasında.. Her sabah uyandığında, ayrı bir rüyada...



Biliyorum.. İmkansızdın sen! Anlamalıymışım önceden.. Yanılmışım bakışlara, oysaki....



Bitti işte bir gün daha..

Ayrılık vakti geldi çattı.

Gidiyorum işte, yokluğuna..



Elveda....



Zordur elvedalar.. Basit gibi görünen, zor bir denklem.. Çözülmesi zor bir soru.. Çözmeye çalışan iki şahıs.. Ve yine sonuç vermeyen formüller... Sırf bunlardan usandığım için gidiyorum(!) Belki başka bir yerde, başka bir zamanla ve başka bir kişiyle çözmek umuduyla gidiyorum.. Sana yakışan vedalar bırakıp gidiyorum..



Sonu geldi yine işte..

Sen zaten bilmesen de..

Çölümdeki suyum da kurudu.

Bana artık "elveda"lar yakışır oldu...



Bazen kolay gibi göründüm ben sana.. Aslında öyleydim.. Herşeye, herkese hayır diyebilirdim ama bir sana lafımı geçiremezdim. Acizliğimden! Yoksulluğumdan! Kimsesizliğimden!



Ama artık herşeyin farkındayım.. Bilerek, isteyerek kalbini gömüyorum.. Yaşamda ve ölümde, hastalıkta ve sağlıkta, herşeyi bilerek ;



Gidiyorum....



Gözünaydın... Artık YOK'um..!!
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-05-2007, 00:36   #4
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 770
Varsayılan Ynt: gidiyorum...

Masallah. Iddaliyiz bakiyorum siirde. Kalemine saglik abla.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2007, 23:06   #5
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan baharin yaktigi ates


Sen ...
Ağlayan bir bahar gibi yaktın ruhumu ..
Senin kokun gibi değil hiçbir şey ..
Kalemim mahzun ..
damlalar donuyor gözevlerimde
Ama ben ..
bütün yenilgilerimi hıçkırıklara boğmak istiyorum

***

Yıldızlar kayıyor anılarımdan
ve sen ...
görünmez oluyorsun
gücüm kalmadı artık: yıkılacağım
yitecek bir insan habercisiyim.

***

Yalnızken nefes alınmıyor sevgili ..
Gün bitiminin kanayan insanıyım
Martılar yüreğimde yanıyor çığlık çığlık.

***

Sen’lerimi kaybettim
Her adım çıkmaz sokak ..
hüznün en tatlısına bıraktım sevinçlerimi
Çiçeklerim,
karanlığa kardeş ..
Can parçamı salacak bir gökyüzü arıyorum;
Bana bu şehrin boş sokaklarını verin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2007, 23:11   #6
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 45
Mesajlar: 1,547
Varsayılan Ynt: baharin yaktigi ates

Selam,cok güzel kalemine kalem tutan eline saglik.Devam et.Durma.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2007, 23:12   #7
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan Ynt: baharin yaktigi ates

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Metin Mete
Selam,cok güzel kalemine kalem tutan eline saglik.Devam et.Durma.
tesekkur ederim.......
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-05-2007, 13:41   #8
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan bir eylul sabahi.....




Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Dudağında Buruk Bir Gülümseme

Yüreğinde Hüzün İle Muhtemelen

Bir Sigara Yakıp Ufka Bakacaksın

Ve Yine Muhtemeldir ki, Sadece Susacaksın



Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Ama Bu Sefer Bensiz Boşluğa Dalacak Gözlerin

Düşüneceksin Sessiz Sessiz Titreyecek Sözlerin

Apansız Geleceğim Hatırına Yetim Bir Türkü Olup

Döküleceğim Dilinden "Tutam Yar Elinden.."



Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Çıkaracaksın Ayakkabılarını Amaçsızca Yürüyeceksin

Belki Biraz Ağlayıp Belki Biraz Güleceksin

Ama Mutlaka Çığlık Çığlık Martıları

Ve O Dalgaları Dinleyip "Nerede O Eski Günler" Diyeceksin



Ve Bir Eylül Sabahı Gitmek İstemeyeceksin O Sahile

Silinecek Kumsaldan Ayak İzlerin

Bıkacaksın Bu Masaldan Titreyecek Dizlerin

Ne Şiir Kalacak Geriye Ne Bir Gayda

Kumsaldaki İzlerin Gibi Yitip Gidecek Bu Sevda...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-05-2007, 20:41   #9
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,035
Varsayılan gulum





Diyecektim ki; gülüm,
Mevsim hazan mevsimi, mevsim gözyaşı mevsimi… Mevsim ayrılık mevsimi. Tarifsiz bir hüznün sarmalındayız. Anlatılması zor, ifadesi güç. Fikirler tel tel, şehra şehra düşünceler, duygular buruk buruk….
Bir yanı bahardır kıyılarımızın bir yanı cehennem.
Durmadan gözyaşı dökülüyor yüreğimizin üstüne. Acıdan, ayrılıktan haritalar ekleniyor alnımızın çizgilerine…

Sararan yapraklar tutunamıyor artık dallarda gülüm, rüzgar estikçe savrulup gidiyor her biri bir yana. Katar katar turnalar göçüp gidiyor üstümüzden…

Diyecektim ki; gülüm,
mevsim hazan mevsimi, mevsim hüzün mevsimi, har düşmüş bağlara, bahçelere. Yapraklar üşüyor, yapraklar düşüyor dalından. Turna göçü gibi yapraklarında göçü başladı gülüm…

Diyecektim ki; gülüm,
mevsim hazan mevsimi, mevsim kıran mevsimi. Her taraf ölümlerle acılarla dolu. Kan gölüne döndü dünya. Dört bir tarafta barut kokuları geliyor. Her tarafta savaş, kan gözyaşı var. Her tarafta bir kaos sürüyor… Bu yüzden karalar giydik gülüm. Utandık insanlığımızdan.
Bacakları kopan çocukların feryatları doluyor yüreklerimize. Çığlıkları, çocukları ölen anaların. Hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar umutsuz, bu kadar çaresiz kalmamıştı yüreğimiz. Kan ve barut kokan ağır bir hava hüküm sürüyor gecelerde Havaya karışan iniltiler feryatlar ağıtlar.

Gerçeklerle hayallerin karıştığı, rüyalar şehri İstanbul da bombalar patlıyor durmadan. Özlemler, hayaller ıstırap veriyor artık… Her ah çekişte içimiz titriyor… Derin bir ah gibi sızlıyor yüreğimiz… Yüreğimiz parça.parça..
Güvercinlerin öldürüldüğü, defnelerin sessizce ağladığı günlerdeyiz gülüm…

Diyecektim ki; gülüm,
Çiçektir çocuklar: Bakım ister, özen, özveri, güven ve sabır ister, açmak için çiçeklerini bahara… Hepsinden önemlisi şefkat, sabır ve sevgi ister… Sulanmak ister sevgi pınarlarıyla … Tomurcuk tomurcuk açmak için dünyaya çiçeklerini … Sevgisizlikle solmamak için yaprak yaprak …

Diyecektim ki; gülüm,
Bahçedir çocuklar:. Tohumdur ekilir, sürer filiz filiz.. Umudu besler bağrında. Emek ister, bakım ister… Büyür, olgunlaşır , sevgi meyvesi verir, karşılık beklenmez… Verdiğini alırsın…

Diyecektim ki; gülüm,
Yüreklerimizi yıllardır sıcak ve hillesiz bir sevgiye kilitleyip, umutla ,özlemle geleceğe dair apak düşler kurduk. Güneşli, aydınlık, güzel günlerin özlemini çektik. Belki biraz yorgun, belki durgun, ama yine de umutlu, yine de mutlu, sevgiyi işleyip mavilere, bütün yollara, dallara, dağlara gül yazdık.
Sevgiyi, umudu, güveni, dostluğu, barışı, özgürlüğü, mutluluğu ve bunların getireceği güzellikleri bekledik ölümüne…

Diyecektim ki; gülüm,
Geleceksin diye bütün yollara gül döktük. Güvercinler uçurduk mavilere.
Sevgiyi,dostluğu, barışı, baharı, sevinci getireceksin diye dağlara, ovalara, denizlere . Bunca çirkinliklerin içinde güzelliği, saflığı, temizliği getireceksin diye kirlenmiş hayatımıza, yıldızlara haber saldık…

Diyecektim ki; gülüm,
Yaşamak güzel… Yaşamak bir çiçek gibi, dört mevsim güzel kokular saçıyor üzerimize… Sevgiyle bakıyor herkes biribirine, sevgiyle sarılıyor… Kinler, düşmanlıklar, kötülükler kafdağının ötesine sürülmüş…

Diyecektim ki; gülüm, gel.
Yorulduk yollarına gül döküp beklemekten. Ey ömrümüzün taze gülü, ey gözleri öksüzümüz, her hazan bir gül getirip yüreğimize bırak ki, sevdamızın ateşiyle yakalım saçlarını yeryüzünün…

Diyecektim ki; gülüm,
Herşeye rağmen yüreğinde bin umut taşıyor çocuklar gelecek baharlara…
Dünyanın dört bir tarafında barış ve umut şarkıları söylüyor… Özgürlük ve mutluluk şarkıları söylüyor çocuklar, diyecektim…

Ama diyemedim, diyemedik gülüm…
Kapımızda nöbet tutuyor ölüm

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-05-2007, 19:48   #10
Er
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 26
Varsayılan Ynt: gulum

yuregine saglik,guzel bir makale,YARADAN razi olsun.selametle
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 06:19


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats