![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,206
| Burası Taksim_Beyoglu_Üsküdar ve Ahiret Burası kadıköy Bir anne kızdı diye kızı evden kaçıyor Bir sevgili barışmak için aşkına msj atıyor Bir çöpçü kenarda gazete topluyor Sen yaşıorun kadıköy olan inasana oluyor Burası üsküdar Tinerciler bankda yatıyor Cingeneler bir ekmek için çiçek satıyor Esnaf yaka silkeliyor Sen yaşıyorsun üsküdar vatan ağlıyor Burası taksim Bardan sesler meydana kadar iniyor Ayyaşı,keşi,hapçısı on yaşındaki kıza sarkıyor Kimin eli kimin cebinde bilinmiyor Sen yaşıyorsun taksim yetim açlıkdan ölüyor Burası beyoğlu Kredi kartı borcu insanı çatıya sürüklüyor Kocası karınısını,karısı kocasnı boynuzluyor Evlat,baba,ana kavramı beyinlerden siliniyor Sen yaşıyorsun beyoğlu yuvalar dağılıyor Burası ahiret Gec olsada tövbekar kokuyor Kurana sarılıp dualar okunuyor Günahkarların aklı yenİ başa geliyor Rabbim affeder kullarını utandırıyor Elif Künden |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,206
| Canım İstanbul Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare? Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul’da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi? Cumbalı odalarda inletir katibi mi... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul, İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler! Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler... Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sümbül kokan Türkçe’si bülbül kokan, İstanbul, İstanbul... Necip Fazıl Kısakürek |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,206
| İstanbul Da Bul İstanbul Eyüp'teyim yağmur yağıyor ince ince Ocak ayı içinde Bir yanda hafiften bir rüzgar Bir yanda aşk acısı sevince Sevdiğimin diyarı İstanbul Uzun yıllar beklediğin sevgiliyi Sen kalk gelde burda bul Yorgun ve yaşlı İstanbul da bul Söyle İstanbul söyle Nasıl bulmalı sevdiğimi söyle Yapma olur mu böyle Durgun, yaşlı ve yorgun İstanbul Sen sevdiğini İstanbul da burda bul Ne yapmalı İstanbul ne Nerden başlasam bilmem nerenden Eminönünden mi Beyoğlundan mı Söyle nereyi arasam, arasamda bulsam Haliçten mi geçsem Boğazdan mı atlasam Sevdiğim, bende bu başımı senin yoluna koysam Senin uğruna İstanbul da ölsem Eminönü avlusunda yaralı güvercin misin Bir avuç yem atsam yer misin Söyle güzelim ne olur söyle İstanbulun hangi yerindesin Hangi otobüsünde Hangi semtinde Yoksa Ümraniyede mi Yoksa Kadıköy sahilinde mi Yoksa Rumeli Hisarında mı, nerede Bilirim şimdi sen bensiz Kadıköy sahilinde gezersin Gözlerin dalar uzaklara Boğazın soğuk küçük bir dalgası Titretir seni, üşürsün Ya ben güzelim ya ben Koskoca İstanbul u arar dururum Bir Topkapı da, bir Üsküdar da Yüksek rakımlarda Çamlıcada Sensizliğin sarhoşluğunda Dudaklarım İzmir li güzelin dudaklarında Benliğim geride bıraktığım Bursa lı kızda Kapalı Çarşı, Mahmutpaşa gezdim aradım Eminönü İskelesinde adın Dün akşam ben yazdım Her gelip geçişimde gözlerime dokundukca Adınla içimi ısıttım Ve sen İstanbul sen Çok acımasızca yendin beni Eşgali bilinmeyen bir sevgiyi Gömdün ezeli aşklara, aşkların şehri Ve sen Bursa lı güzel sen Ben her defasında sana yanarken Kim bilir şimdi sen İstanbul un neresinde üşüyorsun Muharrem Karaman |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,206
| Bir Başkadır İstanbul'a Uyanmak Bir başkadır İstanbul'a uyanmak bir köhne evde, yada bir Beyoğlu sokağında gözlerini İstanbul'a açmak bir telaş başlar köşe başlarında ilk önce acele atılan adımlar birbiriyle yarışır kırlangıçların aşk nağmelerine martıların sabırsız düeti karışır sabahın çiğ havasına karışan simit kokularında İstanbul yeni bir günde hayata uyanır mavi gözleri gözlerim İstanbul'un bir vapur kalkar Kadıköy iskelesinden içinde binlerce umut taşır umutların içinden karşı yakaya bakarım tüm endamıyla Sultan Ahmet Camii'nden tarihinin mistik havasına akarım İstanbul bazen dingin bir deniz bazen hırçın bir nehir İstanbul uyuduğum uyandığım şehir Bir başkadır İstanbul’u yaşamak bir meydanında yada bir parkında yüreğine İstanbul’u solumak dört mevsiminde farklı renkler kuşanır her köşesinde sevdalılar dolaşır İstanbul İstanbul’a aşık İstanbul’da aşk bir başka yaşanır gidişi yoktur İstanbul’dan başka diyarlara hep söz olmuştur hasret dolu şarkılara özlem içinde dönüş yolları beklenir gurbet olur İstanbul İstanbul’dan ayrılanlara İstanbul bazen dilimde bir türkü bazen kanımda bir zehir İstanbul yaşadığım yaşattığım şehir Hakkı Hakan Kaya |
| |
| Konu Araçları | |
| |