![]() |
| | #121 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Üstadımız Hak ile bâtılı öğretti bize Hain nefsimizi getirdi dize Onu tanımakla şereflendik biz Kitap girdi, huzur gördü evimiz Ömrünü vermişti bu kitaplara Onu görmek için kitapta ara Göremediysen de nurlu yüzünü Kitapları anlatır dinin özünü Sayesinde imanımız düzeldi İçimiz hep doğrularla bezendi Bidat yolda sapıtmaktan kurtulduk Cennete götüren tek yolu bulduk Mahrum etmez bizi şefaatinden Dünyada da feyiz ve himmetinden Ahirette elimizden tutar o Cennetlikler arasına katar o. |
| |
| | #122 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Gir ağla çık ağla Üzengisiz yürüyen at Çağırmadan kalkan avrat Buyurmadan tutan evlat Ne devlet ne devlet Gerek yok düğüne Gir oyna, çık oyna Sahibini teperse at Anlamazsa sözden evlat Bir de kötü ise avrat Zehir olur artık hayat Yas tut, kara bağla Gir ağla, çık ağla |
| |
| | #123 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Nefsim Bir an gelir dost iken, yedi kat bir el olur, Bendini yıkıp geçen kükremiş bir sel olur. Bir an gelir, durulur, tatlı bir pınar olur, Herkese gölge veren büyük bir çınar olur. Bir an gelir para der, haram helâl ayırmaz, Bütün dünya verilse, aç gözünü doyurmaz. Bir an gelir inanır, hak ehlinin sözüne, Vurur iki dizine, yaşlar dolar gözüne. Bir an gelir sert bakar gözünde şimşek çakar, Yılların kazancını, tutar bir anda yakar. Bir an gelir, iyidir, kötüye düşman olur, Bütün yaptıklarına, utanır, pişman olur. Bir an gelir, saçmalar, ayarsız densiz olur, İman İslâm tanımaz kıpkızıl dinsiz olur. Bir an gelir uysaldır, her şeyi kabul eder, Bâtılları bırakır, hakkın yolunda gider. Bir an gelir tanımaz, herkese ağyâr olur, Mazlum canlara kıyar, azgın canavar olur. Bir an gelir harama kapatır gözlerini, Hatırından çıkarmaz Resûlün sözlerini. Bir an gelir zulmeder, ruhumuzu inletir, Ne naneler yedirir, ne mavallar dinletir. Aman ha aman, nefse uyanın hâli yaman, Onun hilesi çoktur, tükenmez hiçbir zaman. |
| |
| | #124 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Ayrılık acısı (Büyük bir zat için) Büyüleyen gözleri, neşe veren sözleri, Hepsi de hayal oldu, ayrılık yaman oldu. Tatlı bakışlarının silinmiyor izleri, Dertliyim, görmeyeli, hayli bir zaman oldu. Kavuşmak düşüncesi ümidimi yitirdi, Dayanılmaz bu hasret, beni yaktı bitirdi, İnanılmaz noktaya, nasıl alıp getirdi, Kalbimi zulmet bastı, gözüm kan revan oldu. Sarhoş gibi gezerim, aşkıyla bunca yıldır, Rabbim bu engelleri, artık yolumdan kaldır, Ya beni öldür, yahut, kalbime huzur doldur, Karardı gündüz gecem, her anım hicran oldu. Korudum emanetini, asla yakıp yıkmadım, Onu kalbime koydum, yabancıya bakmadım, En yüce yâr olarak, dilimden bırakmadım, Merhametli sevgisi canıma canan oldu. Ayrılık zindan imiş, yüreğim kan ağlıyor, Gözyaşım hiç durmuyor, ırmak gibi çağlıyor, Bu ayrılık ateşi, ciğerimi dağlıyor, Gökler nasıl karardı, her yer toz duman oldu. Hayaller filim gibi, gelir geçer gözümden, Hasretlik çizgileri, okunuyor yüzümden. Allah için söz verdim, asla dönmem sözümden, Üzüntülü halime, ayrılık derman oldu. Bütün düşüncem odur, gönlüm onu anıyor, O tatlı hâtıralar, gözümde canlanıyor. Halimden anlamayan, beni deli sanıyor, Diyorlar yazık buna, yıkıldı viran oldu. Benim gibi bir âşık, cihanda yok diyorum, Kimse böyle sevemez, itiraf ediyorum. Artık düştüm yollara, vuslata gidiyorum, Kalbim, korkunç dalgalı, koca bir umman oldu. |
| |
| | #125 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Manzum Ata sözleri Ata sözü dinle, kalbi selim ol Bil ki, kalbden kalbe yol var demişler Öfkelenme hemen, biraz salim ol Sert sirke küpüne zarar demişler. Her yere uzanmaz el ve etekler Hep boşuna gider bütün emekler Göllerde dolaşan şaşkın ördekler Baştan değil, tersten dalar demişler. Aldanma dünyanın sakın vârına Düşmeye gör onun ahu zârına Bugünkü işini koyma yârına Gün doğmadan neler doğar demişler. Ne yazık geride kaldı bilenler Rağbet gördü günahına gülenler Eskiden beridir; dağdan gelenler Bağda olanları kovar demişler. Dedesi demiş ki, benim dedeme, Tuz ekmek bilmeze derdini deme Ot topla ye, namert ekmeği yeme Gün olur başına kakar demişler. Salih insanların yapış izine Dost addetme her güleni yüzüne İncinme dostunun doğru sözüne Doğru söz insana batar demişler. Kendine bir rehber bulmayan için, Onun öğüdünü almayan için Pişmeden ham kalıp olmayan için O, dipsiz kile boş ambar demişler. Dost ile ettiğin sözde kıl karar Kâr etmezsen bari eyleme zarar Aza kanaat et olma tamahkâr Ucuz satan tezce satar demişler. Elimde olmalı diyorsan dümen Kanaat ipini bırakma elden Eşek, geyik gibi boynuz isterken İki kulaktan da olur demişler. Vakit girmeyince namaz kılınmaz İman gibi büyük nimet bulunmaz Güneş balçık ile elbet sıvanmaz Kötülük her zaman sırıtır demişler. Okuyup ilimle olmalı âmil Hiç konuşmasa da bilinir kâmil Kendinden gayriyi beğenmez câhil Kendi çalar kendi oynar demişler. Kötülüklerden kaç, verme hiç değer Desinler sana bir er oğlu er Elin kapısını çalarsan eğer El de senin kapın çalar demişler. Sözünü uzatan, sürçer, gaf eder, Kıymetli vaktini hep israf eder Hem de çok yanılır, çok günah işler, Fazla söz yalansız olmaz demişler. |
| |
| | #126 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Geçti Bor'un pazarı Eskiden yaşadığın seneler, günler hani? El üstünde gezerdin, şerefler, ünler hani? Naylon oldu işimiz, pamuklar, yünler hani? Selvi gibi ümitler, döndü birer iğdeye Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye Nerede yiğit olan, er meydanına gelsin Dik tutmasın kafayı, şöyle biraz eğilsin Göründüğün gibi ol, niye öyle değilsin Şimdi rüşvetin adı, oldu artık hediye Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye Gerçeğin karşısında, bırakmalı inadı Pek çok çile çekse de, değişmemeli tadı Kendi layık değilse, ne yapar şanlı adı Karar ver yüklemeden, sermayeyi kediye Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye Fırsatı iyi kolla, denmesin sana ahmak Karışma hiç kimseye, sen kendi işine bak! Tekrarlanan hatalar, canlara etmesin tak Dokunur abur cubur şimdi bizim mideye Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye Fırsat uçan bir kuştur, tutulmaz yorulmadan, Hiçbir iş yapmamalı, ehline sorulmadan Çok iyi pişmelisin, yanmadan kavrulmadan Yoksa beğenmezler, pişmemiş bu çiğ diye Geçti Bor'un pazarı, sür eşeği Niğde'ye |
| |
| | #127 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Ey gönül Gönlüm, bülbül gibi başla figana, Hâlini açıkla bütün cihana. Aşk ile meşk gizli kalmaz cihanda, Deliye dönmüştün hani ilk anda. Doymayan bir hırsa açtın kucağı, Ne yazık yıkıldı gönül ocağı. Gönül, sana ne söylesem pek azdır, Git aşk kitabına ismini yazdır! Böyle hâlin yoktur dünyada eşi, Gönül, yakmış seni, aşkın ateşi. Yârin, dertlerine deva olmuyor, Tabibin yarana neşter vurmuyor. Hasret deryasına sokup boğdurdu, Üstelik başına bela yağdırdı. Yalvardın, yakardın, etmedi hiç kâr, Gizli sırlarını etti âşikâr. Günlerce peşinden koşup yoruldun, Hicran ateşiyle yanıp kavruldun. Nasıl çile çektin gündüz ve gece, Gel ey gönül, söyle n�oldu netice? Her maceranı yaz kitaba tek tek! Okunsun, dinlensin kıyamete dek. Sevgi hazinesi gizli kalmasın, Öyle yaz ki kimse kusur bulmasın! İçinde çeşitli konu olmalı, Okuyanlar bundan ibret almalı. Mecâzi bir aşktır, kapılma hisse, Hakikat ehl-i de almalı hisse. Herkes bundan alsın neyse nasibi! Hâyırla yâd etsin âşık garibi! Ey gönül her sözün etkili olsun! Okuyanın gözü yaş ile dolsun! Sevgiyi bilmeyen aşka boyansın! Gaflette olanlar bilip uyansın! Aşkını işiten hayrette kalsın! Tefekküre dalsın, payını alsın! Ayrılık derdine duçâr olanlar, Bunu hep okusun nâçâr kalanlar. Oğlu kızı ölen bir baba-ana, Teselli bulsunlar bununla câna. İrfan ehli olmak bakmıyor yaşa, Ancak bunu ehli eder temaşa. |
| |
| | #128 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Hakkın kudreti Hudâ�nın ismiyle başlarız söze, Rahmândır kolaylık gösterir bize. Allah�ın adını anmalı insan! Emre uymalıdır, hiç aksatmadan! Bismillah diyelim her işimizde, Unutma ki şeytan hep peşimizde. Bir işe başlarken dersek Bismillah, Elbet yardım eder Cenab-ı Allah. Ortakları olmaz, yoktur benzeri, Noksan sıfatlardan şüphesiz beri. Hâşâ, oğlu, kızı olmaz Hudâ�nın, İşinde yanlışlık olmaz Yezdân�ın. Cümle mahlukâtı var etti yoktan, Kimi ateştendir, kimi topraktan. Kurumuş balçıktan insan eyledi, Türlü nimetleri ihsan eyledi. �Ol� emriyle kâinatı yarattı, Semaları yıldızlarla donattı. Kudreti sonsuzdur, kışı yaz eder, Kullarına acır, hep ikâz eder. Bir nizâm içinde arzı döndürür, Bulutlardan tatlı sular indirir. Taş içre ateş gizledi Rahmân, Halk eyledi suda, inci ve mercân. Bir bebek doğunca hazırdır azık. Annenin göğsünden gönderir rızk. Bir sevgi verir ki ana-babaya, Katlanırlar onun için cefaya. Bin bir ihtimamla ona bakarlar, Şefkat ile üstün başın yıkarlar. Kulakları burnu, gözü veren O, Saça siyah sarı boya süren O. Vücudun üstüne başı koyan O, Gözlerin üstüne kaşı koyan O. İnsanı ağlatan, güldüren Odur, Yaşatıp sonra da öldüren Odur. Kalblerde sevgiyi halk eden Odur, Salihleri nura gark eden Odur. Yusuf�a harika güzellik verdi, Züleyhâ�yı ona âşık eyledi. Herkes Züleyhâ�yı alaya aldı, Yusuf�u görenler hayrette kaldı. Bu bir insan değil, melek dediler, Parmaklar kesildi, fark etmediler. Halil�i ateşe yaktırmayan O, Salihi harama baktırmayan O. Halil İbrahim�i küstürmeyen O, Oğlunu bıçağa kestirmeyen O. Yunus�u balığa yutturan Odur, Ölüm korkusunu tattıran Odur. Süleyman�ı gökte gezdiren Odur, Firavunu suda ezdiren Odur. Kâfir Ebu Cehli şaşırtan Odur, Kazdığı kuyuya düşürten Odur. Her işinde vardır bir çok hikmeti, Bakınca görülür sonsuz kudreti. Bize nasip etsin iman nimeti, İmanlı kuluna verir Cenneti. |
| |
| | #129 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Peygamberimiz Cenab-ı Hak, Resulünü gönderdi, Kelam-ı kadimi ona indirdi. İsmi söylenecek dillerde ebet, Müslümanlar Ona eder muhabbet Her iki cihânın serveridir O, Cennet yolunun rehberidir O. Odur kâinatın kâmil insanı, Odur Hakkın bize yüce ihsanı. Hem yerde, hem gökte fahr-i âlemdir, Ona inanmamak sonsuz elemdir. Onun yolundadır bütün evliya, Ümmet olmak ister Ona enbiya. Sünnetine sarılmalı Müslüman, İhsana kavuşur Resule uyan. Bir adı Mahmut, bir adı Ahmet, Oldu bütün âlemlere rahmet. Beddua etmedi düşmana bile, Emindi yapmazdı kimseye hile. Nuru ile aydınlandı kâinat, Onda görülmüştü pek çok mucizât. Harikalar verdi Ona yaradan, Temiz sular aktı parmaklarından. Bir gece Kudüs�e vardı, Mekke�den, Bir ânda gökleri Odur seyreden. Onu tasdik eden yüce Kur�andır, Peygamberliğine kâfi burhandır. Resulullah Sultanlar sultanı Peygamber iken, Yaratılmamıştı hazret-i Âdem. Hak katında Onun kıymeti çoktur, Şerefi, izzeti, rağbeti çoktur. Nebilerin, resullerin mâhıdır, İlm-i zâhir, ilm-i ledün şâhıdır. O teşrif edince değişti insan, Ona iman etti putlara tapan. Kusursuz olarak yaratıldı O, Güzel huylar ile donatıldı O. Sadık idi, ondan herkes emindi, Bütün ataları birer mümindi. Sen rahmetsin diye, Rabbi övüyor, Habibimdir diyor, Onu seviyor. Kur�anda Rabbi ona salat ediyor, Ümmete siz de salat edin diyor. Yetim diye bakar nasipsiz ona, Bu yüzden gelmedi kimi imana Peygamber bilene edildi ihsan, Köle iken oldu ebedi sultan. Her an ümmetine kucak açıyor, Karanlık dünyaya ışık saçıyor. Her derde devâdır, her ruha şifa, Gözlere sürmedir, kalblere cila. Herkesin seyyidi başlara taçtır, Bütün insan ve cin ona muhtaçtır. Aşkı ile yanan, bağrı kanayan, Bâtıla sapar mı onu tanıyan. Bu aşkın sırrını gafil anlamaz, Bid�at ehli olan onu tanımaz. Bütün dertlilerin dermanıdır O, Aşkla yanan gönlün fermanıdır O. Müminin arzusu, emeli odur, Hakiki imanın temeli odur. Habibullah Bir kimse ki olsa birine âşık, Eğer bir de olsa aşkında sadık. Feda eder ona bütün malını, Hem de esirgemez asla canını. Daha kıymetlidir sevdiği candan, Can ne ki, üstündür iki cihandan. Reddetmez, mahbubun hiçbir sözünü, Peki, der ekşitmez asla yüzünü. Onun her zahmeti rahmettir ona, Onun her hizmeti minnettir ona. Sever sevdiğinin sevdiğini de, Hem sever köyünün köpeğini de. Onun düşmanına hep düşman olur, Onu biraz üzse çok pişman olur. Kul kulu sevince, olursa böyle, Yâ Mevlâ severse, ne olur söyle. İşte yüce Mevlâ izzeti ile, Sevdi Resulünü kudreti ile. Onu kendisine habib eyledi, Hasta gönüllere tabib eyledi. Dünyada ne kadar deniz var ise, Mevlâ hepsini de mürekkep etse, Melek, ins ve cinne verse kalemi, Kağıt yapsa on sekiz bin âlemi, Yıllarca yazsalar, onun methini, Yine yapmazlar binde birini. Ona yakın olmak büyük nimettir, Ayağının tozu cana minnettir. Vasfına olamaz kimse tercüman, O olmasa idi, olmazdı cihan. Yâ Rabbi habibinin hürmetine, Kavuştur bizleri şefaatine. |
| |
| | #130 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık Resul-i Ekremin birinci yâri, Hak katında büyük Sıddîkin yeri. Bütün eshab gördü şudur hakikat, Hazret-i Resule etti sadakat. Her yerde Resulü tasdik etmiştir, Malıyla canıyla desteklemiştir. Erkeklerden dine ilk giren odur, İman nuru ile ilk gören odur. Cennete de önce o girer elbet, Ona nasip olur bu büyük nimet. Peygamberden sonra en üstün kişi, Sözle anlaşılmaz, muhabbet işi. Resule sevgide mihenk taşıdır, Hicrette mağara arkadaşıdır. Kayınpeder oldu Resulullaha, Böylece kazandı, bir şeref daha. Resul ne söylerse doğrudur derdi, Onu canından da fazla severdi. Bütün insanlardan parlak imanı, Nuru aydınlatır iki cihanı. Her kim ol hazrete ede muhabbet, Cennette onunla olacak elbet. Onu sevmeyenler felah bulamaz, Cennet kokusunu bile alamaz. Onu sevmek şarttır mümin herkese, Nâra düşer, ona buğzeden kimse. |
| |
| Konu Araçları | |
| |