![]() |
| | #11 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Divane nefsim Hevâ ve hevesten kaçmak isterim Şu fani dünyadan geçmek isterim İyiyi kötüden seçmek isterim Beni bana koymaz, divane nefsim. Özümü düzene koysam diyorum Hayrımı, şerrimi, bilsem diyorum Aklımı başıma alsam diyorum Beni bana koymaz, divane nefsim. Doğup ölenlere şöyle bakayım Gelenden, gidenden ibret alayım Yolcuya düşeni, derim yapayım Beni bana koymaz, divane nefsim. |
| |
| | #12 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Ehl-i Sünnet Kasidesi Ehl-i sünnet itikadı, sana önce, lazım olan, Yetmişüç fırka var, amma, Cehennemlik geri kalan, Müslümanlar, hep sünnidir; cümlenin reisi Numan. Cennet ile müjdelendi; imanda bunlara uyan. İtikadı sağlam edip; sonra İslamiyet'e bağlan! İslamın beş şartını yap; haramlardan sakın heman! Bir günahı işler isen, tevbe et, kaçırma zaman! Kim ki uymaz İslam'a, bir gün olur, elbet pişman. Dinsize sakın aldanma, mahv olursun sen de, aman! Tatlı söze inanırsan; olur sonra, halin yaman! İki yüzlüler çoğaldı: dışı melek, içi yılan, Tuzağa düşürmek için; dost görünür, hem de candan. Herkes kendin haklı sanır: Kötü der, bana uymayan. İslamiyet terazidir, odur haklıyı ayıran! İslam'a uymayan bil ki; doğru yoldan sapık insan. Bu söze inanır elbet: Tarihi iyi anlayan. Neden doktora koşuyor; herhangi bir yeri ağran? Çünkü, ölmek sevmez kimse; her şeyden daha tatlı, can. Sonsuz yaşamak arzusu; bende yoktur, var mı diyen? Ölmek, yok olmak değildir; kabir hayatına inan! Cennet sonsuz, Cehennem de; haber verdi, bunu Kur�an, Sonsuz dertten sakınmalı; hatta, olsa da, bi güman, Buna inanmayan da var; yarasa kaçar ziyadan. Karga çöplükten tad alır; bülbüldür, gülü arayan. İslamı elbet sevemez, nefse, keyfe düşkün olan. Bu ikisi, bir olur mu? Ayrıdır iyi, fenadan! Müslümanlar, hakkı tanır, her mahluka eyler ihsan, İmansızlar, yılan gibi; lezzet alır can yakmaktan. Aman ya Rabbi elaman; ne müşkilmiş ahir zaman, Din bilgisi unutuldu; pek azaldı namaz kılan, Mason olanlar, sinsice; dini yıkmakta her yandan, Komünistlerde işkence; Müslümana ölüm, zından. Bugünkü şaşkın halleri, eylemişti, Resul beyan. Demişti: (Bir gün gelecek; garib olur, bana uyan. Her evde, çalgı çalınır; işitilmez olur ezan, Âlim bulunmaz bir yerde, cahillere kalır meydan! Müminler, olur zavallı; kafirler, sanki Süleyman, Kadına uyar her erkek; olur evde hakim, zenan, Yüksek binalar yapılır; kelb dişi gibi apartman. Yolculuk süratli olur; uzaklık kalkar aradan. Zeka, çok şey bulursa da; gaflet, gitmez insanlardan.) Birgivi kitapta yazdı, eyledi çok hadis beyan: Kıyamet alametleri, çıkar, birbiri ardından, Alametlerin meşhuru, sarhoş olur; pek çok kesan. Âlim diye tanıtılır, dinden haberi olmayan. Zâlime ikram olunur, kurtulmak için beladan. Hayasızlık pek çoğalır, deyyuslara kalır meydan, İnsanların en alçağı, Moskova�da okur ferman. Herkes kendin âlim sanır, Müslümana denir nadan. Doğru konuşan azalır, yalancı söyler durmadan. Çok medh edilen kimsede, bir zerre bulunmaz iman, Erkekler de kadın gibi, ipek giyer, sıkılmadan. Gına, zina sanat olup, kız yerine geçer oğlan. Kadınlar dar libas giyer, hep açılır baldır, gerdan. Fitne kaplar her tarafı, adam öldürülür yoktan. Bidat yayılır her yere, kalmaz sünnetlere uyan. Deccal gibi vicdansızlar, uydururlar binbir yalan, Bir kimse doğru söylerse, saldırırlar her taraftan. Erkekler dinini bilmez, taşkınlık eder çok nisvan, Emir-i maruf unutulur, fısk emir eder şaklaban. İslamiyet kötülenir, haram işlenir her yandan. Müslümanlık lafda kalır, ses için dinlenir Kur�an. Mümine gerici denir, kayrılır mürtet olan. Bunların hepsi muhakkak, olur kıyamet kopmadan. Büyük alamet Deccaldir, çıkacağı yer, Horasan. Sonra, Şam�daki Camie İsa inecek semadan. Bir hadisde buyuruldu, (Kızım Fatıma evladından, Babası Abdüllah olan, Mehdi adında bir civan. Çıkıp dine kuvvet verir, cihana yayılır iman, İsa aleyhisselamla, birleşerek ol pehlivan. Deccalı da öldürürler, dünya dolar adl-ü eman. Yecüc Mecüc adındaki, kavim çıkar sed ardından. Sayısı milyonlarcadır, her tarafda dökerler kan. Dabbet-ül-erd çıkar sonra, Mekke�de Safa altından. Dağ kadar bir hayvandır, ayırır iyiyi fenadan. Daha sonraki alamet, güneş, doğacaktır garbdan. Kafirler bunu görünce, imana gelecek ceman, Fakat, kabul olmaz artık, doğru yola gelen mihman. Alametlerin biri de, Aden�den çıkan bir duhan. Kâ�beyi yıkacak hem de habeş renkli birkaç yaban, Yer yüzünde kalmayacak, büyük nimet olan Kur�an. Müslümanlar hep ölecek, yaşayacak Ehli tuğyan. Her kötülüğü yapacak, insan adlı canaveran, Lakin Hicazdan bir ateş, verip herkese heyecan. Şaşkın, azgın dolaşırken, kıyamet kopar na-gehan. Daha neler olur, amma söyleyemez onu, lisan.) Ne hazindir, ne yazıktır; Mabud oldu, falan filan, İlahi, sen korumazsan, olur hep sonumuz giryan. Bu irtidad modasında; işimiz suç, günah, isyan. İnsanlar, yolu şaşırdı; gemisin kurtaran kaptan! Etrafımın zulmetinden, beni de kapladı nisyan. Ömür geçti, pek süratle, uyan gönül, artık uyan! Hep, bu dünyaya çalıştın; ahiretin oldu ziyan. Düştün bedenin peşine, kalbini eyledin viran. Akla, ilme hiç uymadın; nefis oldu, sana kumandan, Geçti gençlik, hep gafletle; dünya hırsındasın elan. Nasihat hiç dinlemedin; yoldan çıktın, sanki sekran. Dünya zevklerine daldın; şimdi halin ah-ü figan. Hainler aldattı seni; sandın sonsuz bu deveran. Didinmeler, boşa gitti; yar olmadı, servet saman! İslam'a uyan kimse, anladım olur şadüman, Ne yazık, ömrü uçurdum, yeis çöktü, her taraftan, Keşke, Kur�ana uysaydım; olurdum, ebedi sultan, Dünyaya malik olsa da; kalmıyor insan bi payan! Hani Dara ve İskender; hani Roma, hani Yunan? Hani Nemrud, hani Firavn; hani Karun, hani Haman? Hani Cengiz, hani Hitler! nesi kaldı, zikre şayan? Edison, Markoni, Pastör, ahirette bulmaz ihsan! Dünyaya fayda verenler; sanma olur, kamil insan! Yılandan tiryak yapılır; zehir olur bazen derman! Sakın bakma görünüşe, insanın kemali, iman! İman eden, tembel olmaz; çalışınız! diyor Sübhan, Tembeli ve gericiyi; zem etti Nebiy-yi zişan, Bir hadisde buyurdu ki (Rabbe mahbubdur, çalışan!) Ruhu da, düşünmek lazım; hep bedeni besler, hayvan! Bu bedenin sağlamlığı; geçer, sanki ab-ı revan! Evet, beden lazım, Çünkü; odur, ruhumuz taşıyan. Her birin korumak gerek, böyle olmalı, Müslüman! Nebiyyullah, boş durdu mu? İyi düşün, eyle izan! Eshabın hepsi olmuştu; sulhda üstad, harpte arslan. Bunları bildiğim halde, nefse uydum, halim lerzan. Günahlardan sakınmadım; böyle mi olurdu şükran? Hilmi ümidini kesme, Rabbinin ismidir, Rahman! İlahi imdad et bize; etrafımız sarmış düşman! Kitab, gazete, film, radyo; olmuş hepsi birer şeytan. Bunlar doğruyu gösterse; olur idi, hepsi burhan. Bilgi, fen kaynakları da; niye aceb, böyle husran? Yeni fizik, modern kimya seni gösteriyor, her an! Her zerre diyor, Allah var; atomdan ta be asüman! Fakat, bunları gören yok; kalplerden silinmiş irfan. Hakka inad edenlere; olur dünya elbet zindan! Avrupa, Amerika hem; Asya�da da, niçin buhran? Çünkü, Hakkı görmüyorlar; kafalarını sarmış duman, Maddede yükselmiş amma; haberi yok insanlıktan! Rahat, huzur beklenir mi komünizm ve masonluktan? Seadete kavuşamaz; İslamlıktan uzaklaşan! Moskova radyosu her gün; dine çattı, bu Ramazan. Çok alçakça, pek namerdce; İslam'a eyledi bühtan. Küfür, devam ederse de; zâlimler kalkar aradan, Zâlime imhal ederim; ihmalim yok! dedi Yezdan. Müslümanlar üzülmesin; Kuranı hıfz eder Deyyan! Tarihde hep böyle oldu; küfürde geldi, Peygamberan, Dünyayı zulmet basınca; doğar idi şems-i taban, Şimdi de hidayet şemsi; doğacak, Anadoludan! Hidayete ermek için; Habibullah, verdi imkan! Habib ne demek? Düşünse; kemalini anlar, insan. Ya Rab! büyük nebidir O; köleleri, olur sultan! Bir kalbe sevgisi dolsa; eder envar, ondan feyzan. Niye görünmüyor o şems? Ama olmuş, bütün cihan, Sonsuz nimet, büyük şeref; Onu sevmekte, bi güman. Onun sevgisine vAllah; malım, canım olsun kurban! Şekerin tadını bilmez; ağzına koymayan bir an. Günahkârım, yüzüm kara; fakat kalbim, aşkla leman. Aşkile pek çok yaş döktüm; şahiddir, hak-i Erzincan! Bu sevgi, cürme son verdi; halim oldu, nale figan. Bilinmez son nefes, amma; seadete budur nişan! Nimet, Onu sevmek imiş; oldu bana şimdi ıyan! Habibin yanında olsun; bu aşkı bizlere sunan! |
| |
| | #13 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Erenlerin sohbeti Erenlerin sohbeti, ele giresi değil. Sohbete kavuşanlar, mahrum kalası değil. Gezmek gerek her yeri, bulmak için, bir eri, sarraf tanır cevheri, herkes bilesi değil. Akar suyun başına, kapalı desti konsa, kırk yıl, orda dursa da, âbı alası değil. Sohbet, kalbi eder pâk, ona imrenir eflâk, âdemi, ârif eden, tâcı hırkası değil. Önce iman etmeli, harâmdan, el çekmeli, ruh gıdasın bilmeli: Badem helvası değil! |
| |
| | #14 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Estağfirullah Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah, gel kardeşim, sen de söyle, kurtuluş yolu budur. Aklına uy, şeytana uyma, çok istiğfar et! Cehennem ateşini söndüren ilaç budur. |
| |
| | #15 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Ey güzeller güzeli Ey güzeller güzeli, beni sevdanla yaktın! görmüyor bir şey gözüm, her an hulyanla aklım! Sen (Kabe kavseyn) şahı, ben ise azgın köle, Sana konuk olmağı, nasıl söyler bu şaşkın? Acıyıp bir bakınca, ölü kalbler dirilttin, sonsuz merhametine sığınıp, kapın çaldım! İyilik kaynağısın, dermanlar deryasısın! Bir damla lutuf et bana, derde devasız kaldım! Herkes gelir Mekke�ye, Kabe, Safa, Merve�ye, ben ise senin için, dağlar tepeler aştım! Dün gece, bir rüyada göklere değdi başım, kapındaki uşaklar, enseme bastı sandım! Ey Cami hazretleri, sevgilimin bülbülü! şiirlerin arasından, şu beyti seçtim aldım: (Dili aşağı sarkık, uyuz köpekler gibi, bir damlacık umarak, ihsan deryana vardım.) Başka bir şiirinde şöyle terennüm etmektedir: Ey günahlılar sığınağı, sana sığınmağa geldim! çok kabahatler işledim, sana yalvarmağa geldim! Karanlık yerlere saptım, bataklıklara saplandım, doğru yolu aydınlatan, ışık kaynağına geldim! Çıkacak bir canım kaldı, ey bütün canların canı! uygun olur mu söylemek, canımı fedaya geldim! Dertlilerin tabibisin, ben ise gönül hastası, kalb yarama deva için, kapını çalmağa geldim! Cömertlerin kapısına, bir şey götürmek hatadır. basmakla şeref verdiğin, toprağı öpmeğe geldim! Günahlarım çok, dağ gibi, yüzüm kara, katran gibi, Temizler elbet hepsini, ihsan deryandan bir damla, gerçi yüzüm gibi kara, amel defterimle geldim! Kapına yüz sürebilsem, ey canımdan aziz canan! su ile olmayan işler, hasıl olur o topraktan! |
| |
| | #16 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Ey nazlı yavrum Ey nazlı yavrum, unutmam seni, aylar, günler değil, geçse de yıllar! Yaktı, mahv eyledi, ayrılık beni, çıkar mı gönülden, o tatlı diller? Kıyamaz iken hiç, öpmeğe tenin, şimdi ne hâldedir, nazik bedenin? Andıkça her zaman, gonca dihenin, yansın âhım ile, kül olsun güller! Tegayyürler gelip, güzel cismine, döküldü mü, siyah kaşlar yüzüne? Sırma saçlar, dağıldı mı üstüne, sarardı mı, kokladığım sünbüller? Temiz ruhun, Cennetine uçtu mu? gül yanağın, tatlı yüzün soldu mu? Çürüyüp de, şimdi toprak oldu mu, öpüp kokladığım, o pamuk eller? |
| |
| | #17 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Gel aldanma bu dünyaya Gel aldanma bu dünyaya, sonu viran olur, bir gün, senin bu sürdüğün demler, elbet yalan olur, bir gün. Mala, mevkiye güvenme, sarılacaksın kefene, o da çürür, kalır yere, tenin yeksan olur bir gün. Mezarından kalkacak halk, kimi açık kimi çıplak, yalın ayak, başı kabak, herkes üryan olur bir gün. Yağar kar gibi defterler, görünce onu titrerler, cümle halkın teni terler, ulu divan olur bir gün. Kiminin yüzü kararacak, orda perişan olacak, Dine uyan kimse ancak, şâd-ü handan olur bir gün. |
| |
| | #18 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Gelin namaz kılalım Gelin namaz kılalım, kalbden pası silelim, Allaha yaklaşılmaz, namaz kılınmadıkça! Nerde namaz kılınır, günahlar hep dökülür, İnsan, kâmil olamaz, namazı kılmadıkça! Kur�an-ı kerimde Hak, namazı çok medh etdi, dedi sevmem kişiyi, namazı kılmadıkça! Bir hadis-i şerifte: İmanın alameti, insanda belli olmaz, namazın kılmadıkça! Bir namazı kılmamak, ekber-i kebâirdir, tevbe ile afv olmaz, kazâsın kılmadıkça. Namazı hafif gören, imandan çıkar hemen, olamaz o, müslüman namazın kılmadıkça! Namaz kalbi temizler, kötülükten men�eder, münevver olamazsın, namazın kılmadıkça! |
| |
| | #19 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Hak teâlâ intikamın, kul eli ile alır Hak teâlâ intikamın, kul eli ile alır. İlm-i hâli bilmeyenler, onu kul yaptı sanır. Cümle eşya Halıkındır, kul elile işlenir. Emr-i Bâri olmayınca, sanma bir çöp deprenir! |
| |
| | #20 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,808
| Hakka bırak her işini Kim bulur, zor ile, maksadına, her zaman zafer, gelir elbet zuhura, ne ise hükm-i kader. Hakka bırak her işini, esbâba yapış yeter, bu sözüm olsun sana, ârif isen, her an rehber: Mihneti kendine zevk etmektir, âlemde hüner, gam ve neşe insanda, böyle gelir, böyle gider. |
| |
| Konu Araçları | |
| |