ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Tasavvuf


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 26-08-2007, 13:01   #21
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan Vasıtaya gerek yok.

Vasıtaya gerek yok.

Çünkü Allah kuluna herkesten ve her şeyden yakındır.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Kullarım sana (Habibim) beni sorarsa (haber ver ki) işte ben muhakkak yakınımdır. Bana dua edince bana dua edenin davetine icabet ederim. O halde onlar da benim davetime (itaatle) icabet ve bana iman (da devam) etsinler. Ta ki, O sayede doğru yola ulaşmış olalar" (Bakara: 2/186)

Yukardaki ayette Yüce Allah, emir ve yasaklarıma uymaları için onları çağırdığımda, bu davetime icabet etsinler ve bana iman eylesinler. Ben de onların, isteklerine, yakarışlarına, dualarına ve çağrılarına icabet ederim, demek istemektedir.

Aşağıdaki ayeti kerimeler de konumuz hakkında ikaz mahiyetindedir:

"O halde boş kaldın mı hemen (kalk) yorul. Ve (her işinde) ancak Rabbine sarıl."
(İnşirah: 94/7-8)

"Denizde size bir sıkıntı isabet ettiği zaman, O'ndan başka bütün kendinize efendi edindikleriniz kaybolup gider. Sadece gerçek efendi olan Allah'tan yardım istersiniz. Fakat O sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine O'ndan yüz çevirirsiniz. Şu insan ne de nankördür" (İsra: 17/67)

"Yoksa bunalmışsa, kendine dua ve iltica ettiği zaman icabet eden, fenalığı gideren, sizi yeryüzünün efendisi ve hükümdarı kılana mı? Allah ile birlikte bir başka ilah ha? Siz ne rezilane düşünüyorsunuz!" (Neml: 27/62)

"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'ndan ister. O her an bir iştedir" (Rahman: 55/29)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 13:05   #22
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

Cenab-ı zü'l-Celâl hazretleri Kur'an-ı Kerim'de tevhidin bütün esaslarını pek açık bir biçimde beyan buyurmuş ve şirkin (bütün kollarını budayıp) her türlüsünü söküp atmıştır.

Öyle ki, hiç kimse Allah (c.c)'tan başka hiçbir şeyden korkmasın.
O'ndan başkasından ümit beklemesin ve
O'ndan başka hiçbir kuvvete tevekkül etmesin.
Maide 44, Al-i İmran 175. ayetlerde Yüce Allah bizi şeytanın dostlarından korkutur. Nisa 77, Tevbe 15, Nur 52. ayetlerinde de, itaatin sadece Allah (c.c)'a ve Rasulüne yapılması gerektiğini beyan eder.
Haşyet ve hayranlık da sadece Yüce Allah'a duyulur.
Cenab-ı Hakk buyuruyor:

"Onlar Allah ve Rasulü kendilerine ne verdiyse sadece buna razı olsalardı da "Bize yalnız Allah yeter, yakında bize kerim olan rızkından Allah da verir Rasulü de. Biz yalnız Allah'a rağbet edicileriz" deselerdi" (Tevbe: 9/59)
Ve başkası:

"Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerine "düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, o halde onlardan korkun" dediler de, bu sözler onların imanlarını artırdı ve "Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir" dediler" (Al-i İmran: 3/173)

Allah (c.c)'ın Rasulü de bu tevhid anlayışını ümmetine telkin ve tavsiye ediyordu. Allah (c.c)'ın kullarını (ümmetini) şirkin her çeşidinden kurtarmaya, sıyırmaya ve uzaklaştırmaya çalışıyordu.
Allah Rasulü'nün bütün gayreti tevhidle ilgilidir. Her çalışmanın hedefi "La ilahe illallah" (Allah (c.c)'tan başka ibadete layık ilâh yoktur) lafzının hakikatidir. Zira:

"İlah", kalplerin bütün varlığı ile bağlandığı, bağlanacağı bir kudrettir (varlıktır).

Onun için, kalp böyle bir (varlığa) kudrete , kemâli (tam ve yüce, tecezzi / parçalanma ve bölünme kabul etmez) muhabbet (sevgi), tazim (saygı), iclâl (yüceltme) haşyet, korku, ihtiram (hürmet), ikram ve sonsuz ümitle bağlanmalıdır.

Kısacası;

"İlah", insanın kulluk (ibadet) ettiği, edebileceği kudret (varlık) demektir...
O kadar ki, bir kısım kimseler "Maşaallah ve şae Muhammed" (Allah ve Muhammed böyle diledi ) dediği zaman, Allah'ın Rasulü (s.a.v ) şöyle buyurmuştur:

"Böyle demeyin! önce Allah diledi sonra Muhammed diledi deyin" buyurdu.

"Allah ve sen diledin" diyen bir adama Allah'ın Rasulü (s.a.v ) şöyle buyurmuştur:

"Beni Allah'a şerik mi koşuyorsun? Yalnız Allah diledi; de" buyurdu.

Başka bir hadis-i şerifte Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Kim yemin etmek diliyorsa (istiyorsa) Allah'a yemin etsin, değilse sussun" (Buhari, Eyman: 4; Müslim, Eyman: 1; Ebu Davud, Eyman: 5; Tirmizi, Eyman: 8; Nesai, Eyman: 5)


Bir başka hadisi şerifte:

"Kim Allah'tan başkasına yemin ederse Allah'a şirk koşmuştur" buyurdu. (Tirmizi, Nuzur: 9; Nesai, Eyman: 4)

İbni Abbas'a şöyle buyurmuştur:

"İstediğin zaman Allah'tan iste. İstimdad ve yardım istersen Allah'tan iste. Kalemin mürekkebi kurumuştur, sen karşılaştığın şey ilesin. Bütün yaratıklar uğraşsa, sana Allah'ın yazdığı faydalı şeyden başkasını veremezler ve gene bütün yaratıklar çalışsa, sana Allah'ın yazdığından başka hiçbir zarar veremezler" (İbn Mace, Keffaret: 2; Darimi, Nuzur: 6)

Bir başka hadisde:

"Hıristiyanların İsa'yı göklere çıkardıkları gibi, onu yücelttikleri gibi beni de yüceltmeyin, uçurmayın. Ben de ancak bir kulum. Onun için bana Allah'ın kulu ve Rasulü deyin"
(Buhari, Enbiya: 48; Darimi, Rikak: 68; Ahmed: 1/23-24)

Allah Rasûlü (s.a.v ) Allah'a (c.c) şöyle yalvarıyordu:

"Allah'ım! Benim kabrimi ibadet edilen bir put haline getirme"
(Muvatta, Kasr: 85)

Böyle dua eden Allah'ın Rasulü, Müslümanlara da şöyle diyordu:

"Kabrimi ziyaretgah edinmeyin, ama bana dua ve salâvat ediniz. Siz nerede olursanız olunuz, o dua ve salâvat bana ulaşır" (Ebu Davud, Menasik: 100; Ahmed: 2/367)

Allah Rasûlü (s.a.v ), hastalığı sırasında şöyle buyurdu:

"Nebilerinin ve Rasullerinin kabrini mescid ve secdegah yapan yahudi ve hıristiyanlara Allah lanet eylesin!"
(Buhari, Enbiya: 50; Müslim, Mesacid: 22; Nesai, Mesacid: 13; Darimi, Salat: 120; Ahmed: 6/220-275)

Allah'ın Rasûlü böyle ifade ederek ümmetini, tevhidi anlayıştan sapmakdan, şirkten menetmeye çalışıyordu

Aişe (r.a.):
"Eğer Allah Rasulü böyle demeseydi, kabrini daha geniş bir hale getirirdim, şimdi yapamıyorum, çünkü o, kabrinin mescid haline getirilmesini yasaklamıştır" diyor.

Bu konu çok geniş bir konudur. Mü'min kişi her ne kadar, Allah (c.c)'ın herşeyin Rabbi olduğunu biliyor ve Allah (c.c)'ın yarattığı sebepleri inkar etmiyorsa da...

Mesela; Yağmuru, bitkileri yetiştirmeye sebep yaptığını (Bakara: 2/64) ve güneşle ayı onlar ile meydana getirdiği şeylere, şefaat ile duayı onlar için icra edeceği şeye tayin buyurduğunu...

Mesela, Müslümanların cenazeye namaz kılmaları, Allah (c.c)'ın o cenazeye rahmet eylemesine bir sebep teşkil ettiğini, ayrıca cenaze namazı kılanların da sevaplandığını biliyor ve inkar etmiyorsa da...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 13:09   #23
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan Sebepler konusunda üç şeyi iyice bilmek lazımdır:

Sebepler konusunda üç şeyi iyice bilmek lazımdır:
Birincisi:
Bir istenen şeyi, muayyen tek bir sebep yerine getiremez. Belki bir çok sebebin bir araya gelmesi ile istenen şey elde edilebilir.
Bununla birlikte, o (matlubun) istenen şeyin elde edilmesine engel olacak birçok sebepler de vardır. Şayet Allah (c.c) elde edilmesini mümkün kılacak sebepleri bir araya getirmez, engelleyecek sebepleri de yok etmezse, maksada ulaşmanın imkanı yoktur. Mutlaka ve mutlaka, Allah (c.c)'ın dilediği şey meydana gelir, insanlar istese de istemese de...
İnsanların istediğini elde etmesine ancak Allah izin verirse imkan vardır...
İkincisi:

Bir şeyin diğer bir şeye sebep olduğuna itikad etmek, inanmak, ancak onu iyice bilmekle olur. Bilmeden ve şeriata muhalif olarak bir şeyi diğerine sebep tanıyan kişi batıla itikad etmiş olur.
Meselâ; Nezir'in (adağın) bazı belâları defetmeye, bazı nimetleri de meydana getirmeye sebep olduğunu zanneden kimseler gibi...

Çünkü sahih hadis-i şerifte, Allah'ın Rasûlünün (s.a.v) böyle bir itikadı yasak ettiği ve:

"O hiçbir hayır getirmez, ancak o, cimri olan kimseden mal çıkarılır" (Buhari, Kader: 6; Eyman: 26; Müslim, Nuzur: 3-7; Ebu Davud, Eyman: 18.) buyurduğu rivayet edilmiştir.
Üçüncüsü:
Dini amellerden herhangi birisi ancak meşru olacak bir şeye sebep teşkil eder.
Çünkü:
ibadetlerin temeli; mevkuttur (vakti belli olmaktır), sabit ve değiştirilemez olmaktır.
Binaenaleyh, ibadet adına insanoğlunun Allah (c.c)'tan başkasına dua ve istimdad ederek, Allah (c.c)'a şirk koşması asla caiz değildir. İnsan her ne kadar bazı arzularının yerine gelmesine sebep zannetse de...
Bu sebepten ötürü, şeriata muhalif, bid'atlarla (sonradan icad edilmiş şeylerle) Allah (c.c)'a ibadet edilmez, edilemez.
Her ne kadar böyle bir ibadetin doğru olduğu zannedilse de...
çünkü insan Allah (c.c)'a şirk koştuğu zaman, insanın istikametini şeytan gösteriyor demek olur. Böyle kimseleri şeytan kendi maksadı için kullanır...
İnsanların maksatlarını, şayet Allah (c.c)'a şerik koşuyorsa, elbette ki şeytan yönlendirecektir...
Nitekim, küfür, fasıklık ve isyan ile de bazı arzular elde edilebilmektedir:
Fakat bunların hiçbiri helal olamaz. Zira bunlarla ortaya çıkan kötülük (fesat) elde edilen her şeyin (maslahattın) üzerindedir. Kötülük ağır basar sonunda, elde edilen ne kadar faydalı görünürse görünsün. Yani, kısacası, kötü işler yapılarak elde edilmiş karlar, zararları asla karşılamaz.

Allah'ın Rasûlü (s.a.v):

" Maslahatları (menfaatleri) tahsil ve ikmal etmek, ancak fesadları ve kötülükleri azaltmak için gönderilmiştir"
buyurmaktadır.

En faydalı ve en makbul olan (maslahata uygun) şeyler, Allah (c.c)'ın emrettiklerini yaparak elde edilen şeylerdir. Onun için bunlar gerçek Müslümanlar tarafından kabul ve tercih edilir.

Bu cümleleri şu sahifelere sığmayacak kadar genişletmek mümkündür.

Her şeyin doğrusunu yalnız Yüce Allah bilir...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 13:11   #24
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 20
Mesajlar: 4,660
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

Bu kadar uzun uzun yazmışınız inşaAllah okunur.

Çok kısa zaman öncesinde bunlar defalarca yazıldı, keşke bir arama yapsaydınız.

Konuyla ilgili olarak,

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi İ n z a r
Her şeyin doğrusunu yalnız Yüce Allah bilir...
[/b]
Tasavvufi bir konuda kesin bir fetva olamaz.

Tamamen Allah ile, kul arasındadır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 13:20   #25
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan Bitti Bitti

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Muhammed
Bu kadar uzun uzun yazmışınız inşaAllah okunur.

Çok kısa zaman öncesinde bunlar defalarca yazıldı, keşke bir arama yapsaydınız.

Konuyla ilgili olarak,

Tasavvufi bir konuda kesin bir fetva olamaz.

Tamamen Allah ile, kul arasındadır.
Kardeş, inş okunur diye asıyorum...isteyen istifade eder.

Kardeşler hakkınızı helal edin biraz uzun oldu ... tekrardan hatırlatmak isterim: Bu yazıyı eklememdeki tek sebep; birilerini bir konuda eleştirirken, eleştirdiğimiz kişinin, o konu hakkındaki iddialarına vakıf olmak ve öylece eleştirmeye yöneltmektir. Şimdi isteyen yorumunu ekleye bilir. Allah rızası içineğer yorum yapacak isek tamamını okuduktan sonra yorum yapalım.

Her şeyin doğrusunu yalnız Yüce Allah bilir...

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 13:26   #26
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,688
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Muhammed
Bu kadar uzun uzun yazmışınız inşaAllah okunur.

Çok kısa zaman öncesinde bunlar defalarca yazıldı, keşke bir arama yapsaydınız.

Konuyla ilgili olarak,

Tasavvufi bir konuda kesin bir fetva olamaz.

Tamamen Allah ile, kul arasındadır.
Kardeşim, bu konunun tasavvufla ne alakası var Nerden tasavvufa bağladınızsa
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 15:49   #27
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 20
Mesajlar: 4,660
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

vasıta ile bağladım, bir bakıma akaidi bir konu ancak, tasavvuf ile ilgili bir konu, vasıta koymak gönül maneviyat erbabı kişilerin marifetullah erbabının kabul gördüğü bir şey.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 18:47   #28
elifrize
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

bunu su sekilldede düsünebiliriz.Bir yere gitmek istersek yani ben almanyadan türkiyeye gelmek istersem önce ya uacaga yada arbaya ihtiyacim var.´Bu bir vasita sonrada yolu cok iyi bilen bir rehbere ihtiyacim var öyledeyilmi yani vasita olmadan rehber olmadan olunmuyor .Harita dahi olsa yinde insan mutlaka birilerine soruyor.Bizlerde RABBIM´´E tek basina gidemiyoruz tam yol ehli olmadigimizidan bir rehbere bir yol göstericiye ihtiyacimiz vardir .Yol alsak ne kadar ilmimiz olsa bile nefis terbiyesi tek basina olmuyor onu terbiye edecek bir rehbere ihtiyacimiz olacagini düsünüyorum .ALLAH razi olsun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 18:56   #29
musab
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi elifrize
bunu su sekilldede düsünebiliriz.Bir yere gitmek istersek yani ben almanyadan türkiyeye gelmek istersem önce ya uacaga yada arbaya ihtiyacim var.´Bu bir vasita sonrada yolu cok iyi bilen bir rehbere ihtiyacim var öyledeyilmi yani vasita olmadan rehber olmadan olunmuyor .Harita dahi olsa yinde insan mutlaka birilerine soruyor.Bizlerde RABBIM´´E tek basina gidemiyoruz tam yol ehli olmadigimizidan bir rehbere bir yol göstericiye ihtiyacimiz vardir .Yol alsak ne kadar ilmimiz olsa bile nefis terbiyesi tek basina olmuyor onu terbiye edecek bir rehbere ihtiyacimiz olacagini düsünüyorum .Allah razi olsun.
ablacim Allah askina bole komik misaller vermeyin Allah kuluna sah damrindan daha yakindir bana dua edin icabet edeyim diyor bana vasita (sirk) kosun duaniza icabet edim demiyor neyse bu meslede gorus farki var ben susayim cunki konustukca bir yere varilmiyor (bye2)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-08-2007, 19:39   #30
elifrize
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: İslam'da Allah (c.c) ile Kul Arasında Vasıta Var mıdır?

elbette sirk kosun demiyor bizde sirk kosmuyoruzki.Yanlis anladiniz bizde RABBIM´´DEN istiyoruz elbette dedikleriniz dogrudur sadece rehber yani yol gösrici nasil PEYGAMBER´´IMIZE uyup onun yolundan gidiyorsak onun yaptigi onun güzel ahlakiyla aklaklanmak istiyorsak .Evliyalarinida onun gibi tabi oluyoruz bunu anlatmak istemistim.Yoksa hasa sirk kosmak ondan baskasina yönelmek öyle birsey kesinlikle yok.Diyecegim bu kadar.Sadece evliyalari örnek almak onlara tabi olmak .
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 03:55


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats