![]() |
| | #11 | |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 858
| Alıntı:
| |
| | #12 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
selametle... | |
| | #13 | |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 858
| Alıntı:
Güzel kardeşim bu konular (Mürşid-i kamil, mürid, mürşid,kutup gavs v.b.) ağır ve bu işe (tasavvuf) yeni başlamış (ilk beş yıl hep yenidir) kişiler ve özellikle gençler için gereksiz konulardır. O mürşitmiş o mürşid-i kamilmiş sizin için gereksizdir. Siz hocanızın yada üstadınızın verdiği virdi, ezkarı yapın, haramlardan kaçın, farzları eda ile sünnetlere ittiba edin , adaba riayet edin gece ibadetlerinizi ve sabah namazınızı düzene sokun, özellikle gözünüzü haramdan koruyun kafidir. Himmet size yetişir ve sizi ayakta tutar. Eskiden dervişhan intisab ettikten sonra uzun bir süre (bazı tariklerde 5 yıla kadar) konuşturulmaz ve ıstılahlardan ( tanımlar , ilmi yaklaşımlar v.b) uzak tutlurdu... Şimdi on-line dervişlik diye bir tanım çıktı aman Allahım herkes herşeyi konuşuyor... Sizleri tenzih (tenzih :sizi ayrı tutarım) ederim bazıları 10 günlük müntesib (bağlı) konuşuyor allahım Allame-i cihan olmuş.. 20 yıllk bağlılara bakıyorum başı önde susmuş ... Daim dualarımla sizi seven abiniz Selam ve dualarımla seni seven abin... | |
| | #14 | |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
anlatabildim umarım. tavsiyeleriniz için de Allah razı olsun. Selametle... | |
| | #15 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,907
| biçare kul kardeşim yazdıklarına aynen katılıyorum. Ben de bunu demek istiyorum. Allah'a emanet olunuz |
| | #16 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,907
| Selamüaleyküm. Nübüvvet Hz Muhammed (sav) de son bulduğu halde mirası nübüvvet olan velayet ve velayetin en yüksek kademesi olan kutbiyyet kıyamete kadar devam eder. Her asırda en mübarek en mükemmel insan o asrın kutbudur. Kutbül Aktab ın çevresindeki evliyalar ise yeryüzünün en mübarek en mükemmel insanlarıdır. Bu anlatılan kutublardan başka “yediler” ve “kırklar” diye tabir edilen zaatlar da her biri birer kutub olmakla beraber, Kutbül Aktaba hizmetçi düşmüşlerdir. Onların her birisi hallerine göre birer yere memurdurlar. O mübarek zaatlara uzaklık diye bir şey yoktur. Uzak yakın müsavidir. Bunlardan başka “yüzler” “üçyüzler” “yediyüzler” ve “binler” vardır. Tarafı ilahiden bunlar da Kutbül Aktab ın ve diğer kutubların hizmetine memurdurlar. Ayrıca “üçbinler” “yedibinler” ve “onbinler” de vardır. Bunlar kamil ve mükemmeli olsalar bile tasarruf işlerine hiç karışmazlar. Ayrıca her yüz senende, rivayete göre gelip geçen her 124 bin peygamberin, her birinin varisi olarak 124 bin evliyaullah bulunur. Kıyamet gününe kadar da bu mevcut hiç eksilmez. Kutbül aktab olan zaat, vakti gelip emri Hak vukuuyla darı bekaya intikal edince, Gavsul Azam’ı Allah-u Teala’nın ve Rasulullah efendimiz(sas) in emriyle Kutbül Aktablık makamına oturturlar. Bazen de emrolunur: “Falan yerde şu şekilde bir kişi var.” Denilir. Kutbül Aktab ile Hızır (as) memur olunurlar, gidip o zatı getirirler. Şöyle de vaki olur: “Varın cihanı dolaşın, gecenin yarısında uyanık agah birisini bulursanız getirin.” Diye emrolunur. O hazretler gittiklerinde birkaç kişi uyanık bulunursa aralarında en layık olanı alırlar. Bu suretle seçilen kimseyi Kutbül Aktab olarak Rasulullah (sas) efendimizin huzurundaki divana götürürler. Huzuru saadette hilalini giydirerek vefat edenin yerine geçirirler. Her asırda bu suretle kutublar ve Ehlullah bu hal üzere gelip geçmektedir ve kıyamete kadar da bu durum böyle devam edecektir. MİFTAHÜL KULUB Rabbim şaşırtmasın. Selametle… biçare kul kardeşim, epey bir zamandır benim yazdıklarımı eleştiriyorsunuz. Ben üstazıma son mürşit demiyorum. Kendi sözlerinden böyle anladığımı söylüyorum. Ve öylede inanıyorum. Bunda eleştirilecek ne var anlayamıyorum. Eğer sizin üstazınızın da güzel sözleri varsa yazında bizde faydalanalım. Miftahul Kulup ki çok faydalı bir tasavvuf kitabıdır. Ben de sık sık okuyorum. Sizin o mübarek kitaptan yaptığınız alıntıya aynen katılıyorum. Zaten ben de öyle düşünüyorum. Yazdıklarınızı iyi anlarsanız benim konunun ta başından beri yazdıklarımla sizin yazdıklarınız arasında hiçbir çelişki olmadığını göreceksiniz. Ben ne diyorum. Bulunduğu asırda Kutbul aktab bir tanedir. Başka ne kadar evliya varsa onun yardımcısıdır diyorum. Aynı şeyi İmam-ı Rabbani Hazretleri de söylüyor. Miftahul Kulup ta söylüyor. Buna böyle inanıyorsanız o halde niye beni eleştiriyorsunuz. Dikkat edin , Kutbul Aktabın olduğu asırda başka ne kadar büyük zat varsa onlar ona bağlıdırlar. Yani tek feyz kaynağı odur. Şimdi size soruyorum. Şu sitede birçok arkadaşımız bir asırda pek çok mürşit olduğunu söylediler. Bunlar kimlerdir. Bana bu mürşitler içinde Kutbul aktabı gösterebilir misiniz? Bu kutbul aktab hadi sizin veya o arkadaşlardan birinin üstadı olsun ben onu da kabul ediyorum. Benim üstadımın veya onların üstadının olması önemli değildir. Ama lütfen bu gerçeği kabul ediniz. Eğer etmiyorsanız, Miftahul Kuluptan yaptığınız alıntıyı nasıl yorumluyorsunuz. Nasıl yorumlarsanız yorumlayınız. sonuçta hadi son olmasın ama Bir Kutbul aktabın varlığını kabul ediniz. |
| | #17 | ||||
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Alıntı:
Alıntı:
Aynı şeyleri düşünüyorum diyorsunuz da hala direniyorsunuz son mürşidi kamil diye işte ben onu anlamıyorum. eğer son diyorsanız bir asırda bir mürşidi kamil olmaz sözüne nasıl inanıyorsunuz. Kardeş anlamıyorum cahilliğime verin. Alıntı:
Selametle... | ||||
| | #18 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,907
| Muhterem Kardeşim, siz belki Kutbul aktab yok demediniz fakat yazdıklarınız sanki bu şekilde anlaşıldı. Mürşidi kamilin son olması meselesine gelince, dediğim gibi onu ben demiyorum. Kendileri öyle buyuruyorlar. O sözleri tekrar yazıyorum. • Bize gelinceye kadar bütün piran, bu alemden giderken, kendilerinden sonra, kendileri gibi yetiştirdikleri birisini vazifelendirerek bu alemden gitmişlerdir. Yalnız bana mahsus olmak üzere ben bu alemden gittikten sonra benim tasarrufum daha 40 yıl devam edecektir. Varis-i Muhammedî ve sahib-i zamanın sonuncusu, sâdât-ı kiramdan olup bu devlet Türkiye'ye ihsan olunmuştur. İmam-ı Rabbanî (k.s.) Hindistan'da, Hz. Şah-ı Nakşibend ve Mevlana Siracüddin Buhara'da, son sahib-i zaman da Türkiye'de zuhur etmiştir. Cümlesi sâdâttan (altun silsileden) olup bu tarik-i âlinin yüceliğine şehadet eder. Irk ve milliyet gözetmeden Hindistan, Pakistan ve Buhara'dan emanet-i kübra, ilahi irade icabı Türkiye'ye intikal etmiştir. Bizden sonra varis gelmeyecek, bizde son bulacak. Cenabı Hakkın fazlı ve tevfikiyle bizim yolumuza intisap eden bir kimse, sağlam ve hususi bir bağ ile Rasülullah efendimize ve Cenabı Hakka bağlanmış olyur. Bu öyle bir nimettir ki zamanımızda bir kişi mümkün olsa da Nuh(a.s) gibi bin yıl yaşasa, ayağına demir pabuç giyip dünyayı dolaşsa, cenabı hak yardım etmedikçe böyle bir saadetle müşerref olamaz. Böyle bir yola tam bağlanan kimse her halükarda saadet ehlinden sayılır. Onun hakkkında şekavet Küfür ve inkar ehlinden olmak asla düşünülemez. Böyle bir nimetin kıymetini idrak etmek ve şükrünü yerine getirmek mensupları için en büyük vecibe ve vazifedir ki, Cenabı hak bu çok büyük nimeti an bean devamlı ziyadeleştirip tekmil buyursun. Arz'da ve sema'da hiçbir veli yoktur ki sadrı bizim sadrımıza bağlı olmasın. |
| | #19 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,907
| Ben öyle inanıyorum diye kimse inanmak zorunda değildir. ve kimseyi de yazdığım sözlerde inanacaksınız diye zorladığımı hatırlamıyorum. Bu bir inanç meselesidir. Ben Allah dostlarının hepsini seviyorum. Tekrar söylüyorum ki Kutbul Aktab bulunduğu asırda bir tanedir. Diğerleri onun yardımcılarıdırlar. |
| | #20 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 858
| Muhammed güzel kardeşim bu konuyu kitleyelim.. tavsiyem budur. Bu arkadaşlar ısrarla tavsiler dışı benim takımım mevzularına yine girmişler... Anlayamıyorum. Kilit istiyorum . bı şekilde konularıda açmayalım artık... |
| Konu Araçları | |
| |